حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Sudan Vilâyeti
Medya Bürosu
| No: SD–BA–2026–RS–TR–107 |
H. 22 Cumâde’l Ûlâ 1448 M. Pazartesi, 02 Kasım 2026 |
Hizb-ut Tahrir, Halkına Asla Yalan Söylemeyen ve Varlığı Gözlerden Kaçmayan Bir Öncüdür! Çözüm ve Önerileri Hiçbir Zaman Gündemden ve Olaylardan Kopmamıştır
26 Ekim 2026 tarihinde El-Kerame gazetesinde yayımlanan, yazar Muhammed Abdülkadir’in “Partiler Nerede?!! Kayıp İlanı” başlıklı makalesini okudum. Yazar, makalesinde Sudan siyaset sahnesinde ülkenin karşı karşıya bulunduğu sorunlara çözüm ve çareler sunan siyasi partilerin bulunmamasından şikâyet etmektedir. Yazar makalesine şu sözlerle başlamaktadır: “Belki de mevcut krizimizin bu ağır ve çetin günlerinde Sudan partilerini acı ve trajik bir şekilde kaybettiğimizi duyurmak için ‘Evden çıktı, henüz geri dönmedi’ şeklinde bir kayıp ilanı vermemiz gerekecek...”
Galiba yazar, Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti’nin halkın ve ülkenin sorunlarına çözümler ve çareler sunmak amacıyla yürüttüğü o yoğun ve kesintisiz faaliyetlerden haberdar değildir! Oysa Hizb; pazarlarda, meydanlarda, camilerde, salonlarda, gazetelerde, çeşitli medya mecralarında ve sosyal ağlardaki sayfa ve gruplarında her gün Sudan halkına hitap etmektedir.
Bütün bu açık ve görünür faaliyetlere rağmen yazar hala şöyle demektedir: “Bugün Sudan’ın içinde bulunduğu büyük tehlikelere rağmen siyasi partiler, garip, şüphe uyandıran ve dikkat çekici bir yokluk sergilemektedir. Hepsi, Sudan’ın bir vatan olarak haritadan silinmesi tehdidini doğuran ciddi meydan okumaların seviyesine yükselmekte başarısız olmaktadır!”
Hâlbuki Hizb’in faaliyetleri ne savaştan önce ne de savaş sırasında durmuştur. Bilakis bugün de idari başkent Port Sudan’da her hafta siyasi konuşmalar düzenlemeye devam etmektedir. Büyük Çarşı’da insanlara doğrudan hitap etmekte; siyasi ve ekonomik sorunlara, savaşla ilgili meselelere, müzakerelere ve ateşkeslere ilişkin çözümler sunmakta, değerlendirmelerde bulunmaktadır. Hatta bu silahlı milislere “silahlı mücadele hareketleri” dendiği dönemden beri onların tehlikelerine karşı uyarmayı sürdüren tek parti belki de bizim partimizdir. Bunun yanı sıra geçtiğimiz dönem boyunca; Amerika’nın Sudan’ı parçalamak, servetlerini yağmalamak ve İslam’ın yönetime gelmesini engellemek için silahlı piyonları vasıtasıyla körüklediği o kirli planına karşı, Sudan’ın tüm şehirlerini kapsayan güçlü siyasi kampanyalar yürüttük. Darfur’un koparılmasını engelleme ve ülkenin birliğini koruma meselesini hayat-memat meselesi kıldık; bu kapsamda onlarca seminerin yanı sıra Port Sudan’ın en ünlü otelinde büyük bir konferans düzenledik.
Ne yazık ki hükümet, bu büyük faaliyetlere Hizb’in gençlerini tutuklayarak ve haklarında asılsız suçlamalarla soruşturmalar açarak karşılık vermiştir. Hatta hükümete yakın bazı yazarlar, Hizb’in Darfur’un ayrılması planına yönelik uyarılarını sürüden ayrı ses çıkarmak olarak değerlendirmişlerdir!
Yazarın şu sözleri ise daha da şaşırtıcıdır: “Krizlerle boğuşan siyasi, ekonomik ve güvenlik gerçekliğimizle başa çıkmak için herhangi bir reçete ortaya koyan tek bir açıklamaya ya da tutuma rastlamadım.. Herkes sustu ve meydan boş kaldı..!”
Herhalde yazar, Hizb’in Sudan’ın dört bir yanına yayılmış olan veya insanların sosyal medya üzerinden neredeyse her gün takip ettiği platformlarının hiçbirinden haberdar değildir! Oysa Hizb, her ay resmî sözcüsünün katılımıyla bir basın toplantısı düzenlemektedir. Bu toplantılarda öne çıkan siyasi, ekonomik veya diğer meselelere ilişkin çözümler ve değerlendirmeler sunulmaktadır. Resmî sözcünün konuşması da oldukça geniş bir şekilde yayımlanmaktadır. Daha da şaşırtıcı olan, haber sitelerinin bu basın toplantılarını düzenli olarak haberleştirmesi ve toplantılarda yapılan konuşmaları yayımlamasıdır. Aynı şekilde Hizb, düzenli olarak “Ümmetin Meseleleri Forumu” adı altında toplantılar düzenlemektedir. Bu toplantılarda belirli bir mesele, ülkenin karşı karşıya bulunduğu bir kriz veya sorun ele alınmakta; meselenin gerçek mahiyeti ortaya konularak ona yönelik etkili çözümler sunulmaktadır. Bunun yanı sıra Hizb, her ay “Siyaset Salonu” adı altında toplantılar gerçekleştirmektedir. Bu toplantılarda Sudan’ı ilgilendiren uluslararası meseleler ele alınmakta, bunlara ışık tutulmakta ve çözümler ortaya konulmaktadır. Bütün bunlara ilaveten resmî sözcü tarafından güncel gelişmelere ilişkin basın açıklamaları yayımlanmaktadır. Ayrıca Hizb gençlerinin kaleme aldığı siyasi makaleler ve güncel haberlere ilişkin “Haber ve Yorum” başlığı altında yayımlanan değerlendirmeler bulunmaktadır. Bunların dışında Hizb’in her hafta çarşamba günü yayımladığı Er-Râye gazetesi de vardır.
Dolayısıyla hakkaniyet ve ilmî dürüstlük gereği yazarın, hiç değilse bu faaliyetlerden haberdar olduğunu göstermek adına bunlara değinmesi gerekirdi. Ne var ki makalesinde Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti’ne ilişkin tek bir ifadeye dahi yer verilmemiştir. Bunun, yazarın bu faaliyetlerden haberdar olmamasından mı, yoksa gizlediği başka bir nedenden mi kaynaklandığını bilmiyorum!
Ancak bu basın açıklamamızdan sonra yazarın, bunun nedenini kamuoyuna açıklaması ve Hizb’in hakkını teslim ederek hakkaniyetli davranması gerekmektedir.
Yazar daha sonra şöyle demektedir: “Bana bölünmelerin veya anlaşmazlıkların yaşanmadığı tek bir parti örneği gösterin!” Yakın uzak herkes bilmektedir ki Hizb-ut Tahrir, ideolojisi İslam olan siyasi bir partidir. Ümmetle birlikte ve ümmetin içerisinde çalışarak İslam Devleti’ni, yani Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafet Devleti’ni kurmayı hedeflemektedir. Yakın uzak herkes Hizb’in resmî sözcüsünü, gençlerini ve sorumlularını tanımaktadır. İşte Hizb, Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafet’i kurmak için Nebi SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in metodunu takip ederek yoluna devam etmektedir. Hizb’in gençleri, geceyi gündüze katarak çalışmaktadır. Aralarında ne bölünmeler ne de anlaşmazlıklar bulunmaktadır. Çünkü Hizb’in gençleri açısından mesele son derece açıktır: Yüce İslam’ın yönetime ulaşması ve Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafet’in kurulmasıyla İslami hayatın yeniden başlatılması. Hizb’in gençleri, Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın şu vaadi gerçekleşene kadar bu meseleyi bir ölüm kalım meselesi olarak görmektedir.
وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا مِنكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُم فِي الْأَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ دِينَهُمُ الَّذِي ارْتَضَى لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُم مِّن بَعْدِ خَوْفِهِمْ أَمْنًا يَعْبُدُونَنِي لَا يُشْرِكُونَ بِي شَيْئًا وَمَن كَفَرَ بَعْدَ ذَلِكَ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ“Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden öncekileri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaatte bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.”[Nur 55] Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem de şöyle de buyurmuştur:
وَمَنْ مَاتَ وَلَيْسَ فِي عُنُقِهِ بَيْعَةٌ مَاتَ مِيتَةً جَاهِلِيَّةً“Kim boynunda biat halkası olmadan ölürse cahiliye ölümüyle ölmüş olur.”
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Sudan Vilâyeti Medya Bürosu |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi 21 October Street, Imarat al-Vaqf, Ground Floor, East Khartum / Sudan Telefon: +(249) 0912 24 01 43 – 0912 37 77 07 http://www.hizb-sudan.org/ |
E-Mail: [email protected] |



