حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Ürdün Vilâyeti
Medya Bürosu
| No: RD–BA–2026–MB–TR–08 |
H. 13 Cumâde’l Ûlâ 1448 M. Cumartesi, 24 Ekim 2026 |
Ürdün’ün Kerek Vilayetine Bağlı Hamud Köyünde Bulunan Hammud Kilisesi’ne Düzenlenen Saldırı, İslam’ın Lanetlediği Bir Suçtur, Bu Suç Hilafetin Adaletinden Değildir
El-Memleke kanalı, 23 Ekim 2026 Cuma günü öğleden sonra adını açıklamadığı bir kaynağa dayanarak, iki silahlı kişinin bir araçtan inip Kerek’teki Hammud Kilisesi’nde düzenlenen cenaze merasimi sırasında ateş açtığını ve saldırı sonucunda 7 kişinin hayatını kaybettiğini, 34 kişinin de yaralandığını aktardı. Biz bu suç niteliğindeki saldırı karşısında şu hususları beyan ediyoruz:
- Hıristiyanlar da dâhil olmak üzere Ürdün’deki gayrimüslimler, Hilafet Devleti’nin gölgesinde yüzyıllar boyunca, “Lehlerine olan haklar bizimde lehimize, aleyhlerine olan sorumluluklar bizim de aleyhimize” ve “Gayrimüslimler, kamu düzeni çerçevesinde inançları ve ibadetleriyle baş başa bırakılırlar” kaidesi uyarınca güven ve huzur içerisinde yaşamışlardır. Burada, bu saldırının âlimiyle ve halkıyla tüm Müslümanlar tarafından kınandığına da dikkat çekmek isteriz. Bu durum, söz konusu cürümlerin sadece İslam tarafından reddedilmekle kalmadığını, aynı zamanda Müslümanlar arasında da hiçbir kökeninin bulunmadığını ve onlara tamamen yabancı olduğunu, bu tür saldırıların ancak Hilafet yıkıldıktan sonra neşvünema bulduğunu kanıtlamaktadır.
- Bu saldırı, Amerika ve Avrupa’nın kanlı, insanlık dışı ve ahlak dışı plan ve suçlarının bir parçasıdır. Böylesi bir saldırıdan en fazla yararlanan taraf ise Gazze ve Batı Şeria’ya yönelik saldırılarını sürdüren, masumları öldüren ve genişleme, ilhak ve tehcir planlarını devam ettiren Yahudi varlığıdır. Yahudi varlığı, işlediği suçlar nedeniyle dünyada maruz kaldığı kınama kıskacından kurtulmak, Ürdün’e yönelik saldırganlığına zemin hazırlamak, fitne çıkarmak ve İslam ile Müslümanlara yönelik saldırılarını derinleştirmek için bahaneler üretmeye çalışmaktadır.
- Bu kınanan saldırının İslam’la hiçbir ilgisi yoktur. Bilakis bu saldırı, dünyanın çeşitli bölgelerinde İslam’a ve Müslümanlara karşı işlenen ve neredeyse sayılamayacak kadar çok olan canice saldırılardan biridir. Bu saldırı; Amerika, Avrupa ve Yahudi varlığı tarafından tasarlanan, İslam’ı “radikal ve terörist” olarak damgalamayı hedefleyen, Müslüman beldelerinde fitne yayan ve dünyayı “İslamofobi” ile korkutarak kendi barbarca saldırılarını meşrulaştırmayı amaçlayan uzun bir terör zincirinin parçasıdır. Onlar bu yolla, Müslümanların Hilafet’i ikame etme ve İslami hayatı yeniden başlatma yönündeki özlem ve çabalarının önünü kesmeyi hedeflemektedirler.
- Bu bağlamda biz, gayrimüslimlerin haklarının Allah’ın şeriatında güvence altına alındığını ve onların öldürülmelerinin, hatta kendilerine eziyet edilmesinin dahi caiz olmadığını vurguluyoruz. Zira Rasûl SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:
مَنْ قَتَلَ قَتِيلاً مِنْ أَهْلِ الذِّمَّةِ لَمْ يَرَحْ رَائِحَةَ الْجَنَّةِ، وَإِنَّ رِيحَهَا لَيُوجَدُ مِنْ مَسِيرَةِ أَرْبَعِينَ عَاماً “Kim zimmet ehlinden birini öldürürse cennetin kokusunu alamaz. Oysa cennetin kokusu kırk yıllık mesafeden alınır.” Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’den sonra gelen halifeler de bu esas üzere hareket etmiş ve bunu uygulamışlardır. Fakihler de İslam’ın hâkimiyeti altında yaşayan gayrimüslim zimmet ehline saldırmanın haram olduğunu açıkça belirtmişlerdir.
Hilafet Devleti’nin yokluğu, laikliğin ve sömürgeci Batı’yla uyumun hâkim olduğu bir ortamda bu tür saldırıları mümkün ve mükerrer kılan ilk ve en önemli sebeptir. Hilafetin adaleti ve otoritesi altında yaşayanları nasıl gözettiğini Hristiyanlar çok iyi bilmektedirler; zira yüzyıllar boyunca güven ve emniyet içinde ancak onun gölgesi altında yaşayabilmişlerdir.
قُلْ يَا أَهْلَ الْكِتَابِ تَعَالَوْا إِلَى كَلِمَةٍ سَوَاءٍ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ أَلَّا نَعْبُدَ إِلَّا اللهَ وَلَا نُشْرِكَ بِهِ شَيْئاً وَلَا يَتَّخِذَ بَعْضُنَا بَعْضاً أَرْبَاباً مِنْ دُونِ اللهِ فَإِنْ تَوَلَّوْا فَقُولُوا اشْهَدُوا بِأَنَّا مُسْلِمُونَ “De ki: “Ey Kitap ehli! Ancak Allah’a kulluk etmek, O’na bir şeyi eş koşmamak, Allah’ı bırakıp birbirimizi Rab olarak benimsememek üzere, bizimle sizin aranızda müşterek bir söze gelin”. Eğer yüz çevirirlerse: “Bizim Müslüman olduğumuza şahit olun” deyin.” [Âli İmran 64]
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Ürdün Vilâyeti Medya Bürosu |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi Telefon: http://www.hizb-jordan.org/ |
E-Mail: [email protected] |



