Çarşamba, 01 Ramazan 1447 | 2026/02/18
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Date  :   H.1 Ramazan 1447   M.    Çarşamba, 18 Şubat 2026 No: 1447 / 01

Hizb-ut Tahrir Emiri Celil Alim Ata Bin Halil Ebu Raşta’dan,
1447 / 2026 Yılı Mübarek Ramazan Ayının Gelişi Vesilesiyle Facebook Sayfası Ziyaretçilerine Tebrik Mesajı

İnsanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmete... Allah’ın itaatiyle şereflendirdiği İslam ümmetine...

Hiçbir ticaret ve alışverişin kendilerini Aziz ve Hâkim olan Allah’ı zikretmekten alıkoymadığı değerli davet taşıyıcılarına...

Sayfanın taşıdığı iyilik için sayfayı ziyaret eden değerli ziyaretçilerine…

Es Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakâtuh

Hamd Allah’a mahsustur. Salat ve selam Allah’ın Rasûlü’nün, onun ailesine, ashabına ve onu dost edinenler üzerine olsun

Allah Subhânehu ve Teâlâ’dan Müslümanların oruç ve kıyamlarını kabul etmesini, Peygamberimiz SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in de buyurduğu gibi hepimizin geçmiş günahlarını bağışlamasını niyaz ediyorum. Buhari ve Müslim’in Ebu Hurayra’dan rivayet ettiği bir hadiste Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: «مَنْ صَامَ رَمَضَانَ، إِيمَاناً وَاحْتِسَاباً، غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ» Kim Ramazan ayında iman ederek ve sevabını Allah’tan bekleyerek oruç tutarsa tüm günahları bağışlanır.” Ebu Hurayra RadıyAllahu Anh’dan rivayet edilen bir başka rivayette ise Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: «مَنْ قَامَ رَمَضَانَ إِيمَاناً وَاحْتِسَاباً، غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ» Bir kimse faziletine inanarak ve mükafatını Allah’tan umarak Ramazan’ı ihya ederse, geçmiş günahları bağışlanır.”

Ey değerli kardeşlerim! Allah Subhânehu ve Teâlâ, Hicret’in ikinci yılında Şaban ayında Ramazan orucunu farz kılmıştır. Bu ay, Allah’ın Kur’an’ı indirdiği aydır: ﴿شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذِي أُنْزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدَى وَالْفُرْقَانِ﴾ “Ramazan ayı, ki onda Kuran, insanlara yol gösterici ve doğruyu yanlıştan ayırıcı belgeler olarak indirildi.” [Bakara 185] Yine bu ay Allah’ın ümmeti zafer ve açık fetihle şereflendirdiği bir aydır. Hicret’in 2. yılında Ramazan’ın 17’sinde, Mekke müşriklerinin ağır bir yenilgiye uğratıldığı Büyük Bedir Savaşı bu ayda gerçekleşmiştir... Bu mübarek ayda başka belirleyici savaşlar da yaşanmıştır: H. 8 yılında Ramazan’ın 20’sinde Mekke’nin Fethi... H. 13 yılında Ramazan’ın 12’sinde el-Musanna komutasındaki Müslümanların zafer kazandığı ve “Fars’ın Yermük’ü” sayılan (bugünkü Kufe yakınlarındaki) Büveyb Savaşı... H. 223 yılında Ramazan’ın 17’sinde el-Mu’tasım komutasında Ammuriye’nin Fethi...H. 658 yılında Ramazan’ın 25’inde Müslümanların Tatarları hezimete uğrattığı Ayn Câlût Savaşı...Ve daha nice zaferler bu ayda gerçekleşmiştir...

Böylece oruç, önünden de ardından da batılın yaklaşamayacağı Kur’an-ı Kerim ile birlikte anılmıştır... Oruç, fetih ve zaferle özdeşleşmiştir... Oruç cihatla özdeşleşmiştir... Oruç, Allah’ın hükümlerinin uygulanmasıyla özdeşleşmiştir... İster ibadet, ister cihat, ister muamelat, ister ahlak ve davranış, isterse ukubat (hadler ve cinayetler) olsun, Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın hükümlerinin birbirinden kesinlikle ayrılamayacağını basiret ve feraset sahibi herkes bilir... Hepsi aynı kaynaktan gelmektedir. Kur’an-ı Kerimin ayetlerini ve hadis-i şeriflerin metinlerini düşünenler bunu açık ve net bir şekilde görür. Dolayısıyla İslam bölünmez bir bütündür. Devlette, hayatta ve toplumda uygulanması için İslam’a yapılan davet tektir. Kim Allah’ın ayetlerinin arasını ayırır, dinin hayattan veya siyasetten ayrılması gerektiğini görüşünü savunursa, büyük bir günah ve sahibini dünyada rüsvaylığa, ahirette ise elim bir azaba sürükleyen büyük bir suç işlemiş sayılır.

Ey Müslümanlar! Yahudi varlığının Gazze’nin yanı sıra Batı Şeria’ya yönelik vahşi saldırılarının devam ettiği, bu saldırıların Lübnan ve Suriye’ye kadar uzandığı şu günlerde size tüm bunları hatırlatıyorum... Yahudi varlığı Müslüman beldelerinde istediği gibi at koşturuyor. Hiçbir misillemeyle karşılaşmıyor. İslam ülkelerindeki yöneticilerin, Yahudi varlığıyla savaşmak, arkasındakileri darmadağın etmek ve Mübarek Toprağı özgürleştirmek için Müslüman ordularını seferber etmesi gerekirken, Yahudi varlığıyla birbiri ardına anlaşmalar imzaladıklarını, hatta Allah’tan, Rasûlü’nden ve müminlerden utanmayan bu yöneticileri aşağılamak için zorba Trump’ın onları bir araya topladığını görüyoruz!

Ey Müslümanlar! Yahudilerle savaş, onların öldürülmesi ve varlıklarının ortadan kaldırılması, bu ceberut saltanat ve kukla yöneticilerden sonra mücahit Raşit Halifenin liderliğinde mutlaka gerçekleşecektir. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in müjdesinin vakti, Allah’ın izniyle kesinlikle gecikmeyecektir. Nitekim Ahmed’in rivayet ettiği hadise göre Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: «ثُمَّ تَكُونُ مُلْكاً جَبْرِيَّةً فَتَكُونُ مَا شَاءَ اللهُ أَنْ تَكُونَ ثُمَّ يَرْفَعُهَا إِذَا شَاءَ أَنْ يَرْفَعَهَا ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةً عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِ ثُمَّ سَكَتَ» Daha sonra ceberut bir saltanat olacaktır. O da Allah’ın dilediği kadar devam edecektir. Ardından Allah dilediği zaman onu ortadan kaldıracaktır. Sonra, nübüvvet metodu üzere Hilafet olacaktır. Sonra sustu.” Müslim’in rivayet ettiği Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in şu hadisi de bunu tasdik etmektedir: «لَتُقَاتِلُنَّ الْيَهُودَ فَلَتَقْتُلُنَّهُمْ» Yahudilerle savaşacaksınız ve onları alabildiğine öldüreceksiniz.”

Sonuç olarak, nasıl ki Allah’ın bizden razı olması ve geçmiş günahlarımızı bağışlaması için oruca özen gösteriyorsak, aynı şekilde Raşidi Hilafeti kurmak ve İslami hayatı yeniden başlatmak için de çalışmaya öyle özen göstermeliyiz. Allah’ın hükümlerini uygulayarak ancak dünyada kurtuluşa erenlerden olabiliriz. Ancak bu şekilde Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in “Lâ ilâhe illallah Muhammed’un Rasûlullah” Ukab sancağı altında yaşayabiliriz. O zaman Allah’ın izniyle ahirette de kurtuluşa erenlerden oluruz; O’nun gölgesinden başka hiçbir gölgenin olmadığı bir günde O’nun gölgesi altında gölgelenebiliriz. Böylece her iki yurtta da kurtuluşa ermiş oluruz. İşte büyük kurtuluş budur.

Ve’s Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakâtuh

H. 1 Ramazan 1447
M. 18 Şubat 2026

Kardeşiniz
Ata bin Halil Ebu El-Raşta
Hizb-ut Tahrir Emiri

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER