حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi Kadın Kolları
| No: 1447/040 |
H. 12 Raceb 1447 M. Perşembe, 01 Ocak 2026 |
Hilafetin Yıkılışının 105. Yıldönümünde, Raşidi Hilafet’i Yeniden Kurmak İçin Ümmetin Tüm Güçlerine Enerjilerini Seferber Etmeleri Yönündeki Çağrının Yinelenmesi
H. 28 Recep 1342, M. 3 Mart 1924 tarihinde sözde Türkiye Büyük Millet Meclisi, Hilafetin resmen ilga edildiğini bildiren meşum bir kararname yayınladı. Hilafet’in ilga edilmesiyle birlikte şeri hükümler de ortadan kalktı, bey’at müessesesi askıya alındı, Müslümanların toprakları milliyetçilik ve ulusçuluk temelinde Batı’ya bağımlı, zayıf ve kırılgan karton devletçiklere bölündü. Bu kartondan devletçikleri yönetmek üzere de başlarına kiralık ajan yöneticiler getirildi. Vahdet fikri ölümcül bir darbe aldı; vahdet (Hilafet) fikrinin düşmesiyle birlikte Beyt’ül Makdis ve Mübarek Toprak da düştü. Müslüman coğrafyasının kalbine kanserli bir hücre gibi Yahudi varlığı yerleştirildi.
İslam Ümmeti, o kara günden bu yana ve Hilafetin yıkılışının 105. yıldönümünde dahi, bunca zorlu ve kurak yıllar boyunca aynı acı tabloyu yaşamaya devam etmektedir. Yahudi varlığının çöküşünü önlemeye çalışan sömürgeci kâfir Batı ile Mübarek Topraktan vazgeçmek istemeyen İslam Ümmetinin iradesi arasında Filistin’de yaşanan uygarlıklar çatışması; yakındaki uzaktaki herkesin halen şahit olduğu bir meseledir. Ne vahşi katliamlar durmuştur ne de sömürgeci savaşlar dinmiştir. Musibetler ve fitneler dünyanın her yerinde İslam Ümmetini çepeçevre kuşatmış durumdadır. Hindular katletmek ve yok etmek için Müslümanlar üzerine çullanmakta, Çin’de bir halk sırf Müslüman olduğu için topluca zindanlara atılmaktadır, Müslüman ülkeler ise anlamsız ve yıkıcı savaşlarla paramparça edilmektedir!
Yeryüzünün tüm milletleri, İslam’la ve Hilafetin dönüşüyle savaşmak üzere aralarında konsensüs sağlamış durumdadırlar. Öyle ki Hilafet’in adı artık siyasi çevrelerde, insanlar arasında; hatta üzerlerine zillet ve yoksulluk damgasının vurulduğu İslam ve Müslüman düşmanı kindarların dillerine bile pelesenk olmuştur. Zira herkes, Hilafet’in, Allah’ın izniyle yaklaşmakta olan bir değişim projesi olduğunun ve azametiyle geri döndüğünde ise, ümmetin enerjisini volkan gibi patlatacağının, dünyayı içinde bulunduğu bu durumdan kurtarmak için dünyadaki asli rolünü yeniden uygulamaya başlayacağının farkındadır. Kâfir Batı, köklü bir akideye sahip tek ve canlı bir ümmet olması vasfıyla Ümmetin canlılığını asla yok edemeyeceğinin gayet iyi farkındadır.
Dünyadaki küfrün elebaşları Hilafetin dönüşünden korkuyorlar. Bu nedenle ümmetin, devletiyle yeniden bütünleşmesi durumunda insanlık tarihinde nükleer patlama etkisi yaratacak bir olay olacağını bilmeliyiz. Çünkü devlet, güçtür ve üretken icra organıdır. Devlet var olduğunda Ümmetin güçleri düzen altına girer, enerjisi infilak eder, dağınık yetenekleri organize edilerek üretken bir güç haline gelir. Devletin yokluğunda ise Ümmet çöker ve zenginlikleri yağmalanır.
Bu nedenle halkıyla, alimiyle, ordusuyla, güç ve kuvvet ehliyle İslam Ümmeti’ni, Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın rızasına nail olmak için, Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafeti kurmak üzere hemen Hizb-ut Tahrir ile birlikte çalışmaya davet ediyoruz. Çünkü Hilafet, farzların tacıdır, vaat edilen zaferdir.
Biz, Hilafet Devleti’nin ve Hanif Şeriatın yönetimi altındaki o eski büyük izzet ve şerefi yeniden elde etmek için, Ümmetin tüm güçlerine enerjilerini seferber etmeleri yönündeki çağrımızı yineliyoruz.
Hizb-ut Tahrir, bu yüce lütfa geri dönüş yolunu net bir şekilde ortaya koymuştur. Hizb, Ümmeti sömürgeci kâfir Batı’nın dayattığı beşerî küfür sistemlerine olan bağımlılıktan kurtarmak, onu kalkındırmak, onurunu iade etmek, kutsallarını özgürleştirmek, insanlığı kapitalizmin karanlıklarından ve zulmünden çıkarıp İslam’ın adaletine ve rahmetine kavuşturmak için gece gündüz ümmetle birlikte çalışmaya devam etmektedir.
Ubey b. Kab’tan rivayet edildiğine göre Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: «بَشِّرْ هذهِ الأُمَّةَ بِالسَّنَاءِ والدِّينِ والرِّفْعَةِ والنَّصْرِ والتَّمْكِينِ فِي الأَرضِ، فمَن عملَ منهُم عَمَلَ الآخرةِ للدُّنيا لم يَكُن لَهُ فِي الآخرةِ مِن نَصيبٍ»“Bu ümmeti yücelikle, üstünlükle, dinle, zaferle ve yeryüzünde temkinle müjdele. Onlardan her kim ahiret amelini dünyalık için yaparsa onun ahirette hiçbir payı olmaz.” [Ahmed]
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi
Kadın Kolları
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Merkezî Medya Ofisi Kadın Kolları |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi el-Mezra’a, P.K. 5010-14, Kolombiya Merkezi B Blok Kat:2, Beyrut/Lübnan Telefon: TEL: 0096 113 07 59 4 / GSM: 0096 171 72 40 43 www.hizb-ut-tahrir.info |
E-Mail: media [@] hizb-ut-tahrir.info |



