Çarşamba, 28 Şevval 1447 | 2026/04/15
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Hollanda
Medya Bürosu

No: HL-BA-2026-MB-TR-02 H. 20 Şevvâl 1447
M. Salı, 07 Nisan 2026

Mescid-i Aksa, Ölüm ve Zulmün Gölgesi Altında

Gazze ve Lübnan’da soykırım ve savaş suçları tüm şiddetiyle devam ederken, Siyonist varlık Filistinli esirlerin idam edilmesine olanak tanıyan yeni bir yasayı kabul etti. Bu canice karar münferit bir olay değildir; aksine ölüm ve zulmün açıkça meşrulaştırılmasıdır. Siyonist işgalcinin Filistin’deki soykırımcı politikasının doğrudan bir devamıdır, sahte bir hukuki kılıfa büründürülmüş halidir.

Filistinli esirler yıllardır her türlü insani onuru hiçe sayan koşullar altında yaşamaktadır. Bu zulüm erkekleri, kadınları ve hatta çocukları bile hedef almaktadır. Binlerce kişi, idari tutukluluk adı altında hiçbir suçlama veya yargılama olmaksızın, bazen yıllarca bir hâkim karşısına çıkarılmadan hapiste tutulmaktadır. Reşit olmayan çocuklar gece yarısı yataklarından alınarak; işkence, aç bırakma, cinsel şiddet, aşırı soğuk ve tıbbi bakımın sistematik olarak reddedildiği cezaevlerine kapatılmaktadır. Bu feci cürümler, aralarında Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün de bulunduğu pek çok kuruluş tarafından yıllardır tüm ayrıntılarıyla belgelenmiştir.

Bu zindanlar sıradan gözaltı merkezleri değildir, bilakis insanların iradesini yok ederek işgale karşı her türlü direnişi kırmak için tasarlanmış sistematik zulüm araçlarıdır. Bu açıdan bakıldığında, yeni idam yasası çok daha karanlık bir anlam kazanmaktadır: Yıllardır gizlice yürütülen infazlar, artık dünyanın göz önünde açıkça ve yasal olarak işlenmektedir.

Hayatlara yönelik bu saldırı yeterince büyük bir cürüm değilmiş gibi, Siyonist işgalci zehirli oklarını bilinçli olarak Müslümanların kutsal mekanlarına da yöneltmektedir. Sadece bir ibadet yeri değil, aynı zamanda direnişin ve birliğin sembolü olan Mescid-i Aksa bir aydan uzun bir süredir ibadete kapatılmış durumdadır. Müslümanların ilk kıblesi ve İslam’ın en mukaddes yerlerinden biri, yıkım ve saygısızlık tehdidi altında, kuşatılmış bir yere dönüştürülmüştür. Bu da yeni bir vaka değildir; yıllardır normalleştirilen ve önü açılan işgalin bir devamı niteliğindedir.

Bu suçlar hız kesmeden devam ederken, aralarında Rob Jetten’in de bulunduğu Hollandalı hükümet yetkilileri, “İsrail’in, uluslararası hukuka uymak kaydıyla kendisini savunma hakkı vardır.” şeklindeki içi boş kof bu nakaratı tekrarlamaya devam etmektedirler.

Pratikte bu sözlerin hiçbir anlamı ve karşılığı yoktur. Sadece ahlaki bir sis perdesi işlevi görmesi amacıyla söylenmiş tumturaklı sözlerdir. “İnsan hakları” ve “uluslararası hukuk düzeni” hakkındaki o tumturaklı laflar, hiçbir sonucu, yaptırımı ve sınırı olmayan alaycı ve boş bir retorikten ibarettir. Bu arada, soykırımcı Siyonist varlık ile siyasi, askeri ve ekonomik işbirliği hız kesmeden devam etmektedir.

İdam yasası, işkence dolu hapishaneler ve Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılması birbirinden bağımsız olaylar değildir. Bunlar, devletlerin bu gerçekliğin oluşmasına bilerek ve isteyerek izin verdiği uluslararası konjonktürün mantıksal sonuçlarıdır.

Dolayısıyla bu basın açıklaması, Hollandalı siyasetçilere rotalarını değiştirmeleri için kaleme alınmış bir çağrı değildir. Aksine bu açıklama, onların çifte standartlarının ve sözde ahlaki çerçevelerinin ne kadar kof ve içi boş olduğunun ifşa etmek amacıyla kaleme alınmış bir ifşaat niteliğindedir. Filistin’deki acıların, işgalin ve Mescid-i Aksa’nın hürmetinin çiğnenmesinin çözümü; Filistin’deki sorunların bizzat kaynağı olan ve kendi ilkelerine dahi defalarca ihanet eden devletler değildir. O devletler başarısız olmamışlar; aksine bilerek ve isteyerek, kendi çıkarlarını insan hayatının üstünde tutarak Siyonist işgalciyle iş birliği yapmayı yeğlemişlerdir. Bu nedenle çözüm kesinlikle o devletlerde değildir, çözüm Müslümanlardadır.

Amerika Birleşik Devletleri ve Yahudi varlığının yakın zamanda İran’a düzenlediği acımasızca o ortak saldırı, onların bölgedeki gücünün aslında derya gibi bir kum yığını üzerine kurulu olduğunu gözler önüne sermiştir. Bu güç, ancak İslam dünyasındaki hain rejimlerin yardımıyla ayakta kalabilmektedir. Bu rejimler sadakatlerini İslam’a ve kendi halklarına değil, dış güçlere adamışlardır.

Bu hain yozlaşmış rejimler olmasaydı, Amerika ve Yahudi varlığının bölgedeki gücü bir saat bile ayakta kalamazdı. Onların buradaki varlığı gerçek bir gücün işareti değil, bilakis büyük bir bağımlılığın göstergesidir. Bu yozlaşmış rejimler işbirliği yapmaya devam ettiği sürece mevcut düzen devam edecektir. Bu destek kesildiği an, Amerika ve “İsrail”in etkisi ve varlığı hızla çökecektir. Bugün yenilmez görünen şey, o gün güneşin altındaki kar misali eriyip gidecektir.

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Hollanda
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
Telefon: +31 (0) 6 11 86 05 21
www.hizb-ut-tahrir.nl
E-Mail: Okay.pala@hizb-ut-tahrir.nl

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER