Pazar, 16 Muharram 1444 | 2022/08/14
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi

No: No: 1443 / 039 H. 10 Zilhicce 1443
M. Cuma, 08 Temmuz 2022

1443 Yılı İydü’l Edha Münasebetiyle Hizb-ut Tahrir’den Tebrik

Allahu Ekber, Allahu Ekber, La İlahe İllallahu Allahu Ekber ve Lillahi’l Hamd

Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla, Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. O, her şeye gücü yetendir, dilediğini yapandır, yüce ve büyüktür. Arzulanan zaferin anahtarı O’nun elindedir. Dilediğine yardım eder. O, her şeye kadirdir. Salat ve selam, İslam’a davet eden, Kur’an’ı tebliğ eden, ashabını vahiy üzerinde kitleleştiren, devleti kuran, İslam sistemini yerleştiren yaratılışın efendisi Efendimiz Muhammed’e, ailesi ve tüm arkadaşları üzerine olsun.

Hasret gözyaşları, hacıların yüzlerini aydınlatıyor. Kâbe’yi Muazzama’yı veda etmek üzereler. Müslümanların kalplerindeki sevgi ve dostluk, bayram namazı alanlarına mutluluk ve sevinç saçıyor. Cıvıl cıvıl kuşlar gibi neşeli Müslüman çocukların sevinci bayramlık elbiselerine yansıyor... Kuşkusuz İydü’l Edha, Müslümanların yurtlarını sarması gereken sevinç günleridir. Nice hayırlı bayramlara.

Bu vesileyle Hizb-ut Tahrir, tüm İslam ümmetine en içten tebriklerini ve en iyi dileklerini iletiyor. Yüce Allah’tan İslam ümmetini sevinç, neşe ve huzur günleri ile kuşatmasını ve bereketiyle doldurmasını diliyor.

Ayrıca şahsımın, Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi başkanının, daire ve birimlerinde görev yapan tüm kardeşlerimizin tebriklerini, Hizb-ut Tahrir Emiri, Celil Âlim Ata bin Halil Ebu Raşta’ya -Allah onu korusun- iletmekten mutluluk duyuyorum. Mevla’dan, onun elleriyle İslam ümmetine zafer ve hâkimiyet bahşetmesini niyaz ediyorum.

Bayrama kavuşurken İslam ümmeti, İslam bağlarından geriye kalanlara yönelik şiddetli saldırıya maruz kalmakta. Batı’nın İslam ümmetinin yetenekleri ve büyük şehirleri üzerinde kontrol sağlamaya çalıştığı doğrudan ve vekâlet savaşlarının onlarca yıllık yıkımının ardından Amerika ve beraberindekiler askeri olarak Müslüman ülkelerden çekildiler. Toplumsal olarak daha fazla yıkıma uğratmak için kalplerine karanlık ve suç sevgisi içirilen ajanlarına emanet ettiler. Bu nedenle Batı, Müslüman ülke toplumlarının kapılarını Batı toplumunun hastalıklarına açmak için bir “zorbalık politikası” benimsedi.

Sömürgeci kâfir Batı, Kuran’ın karaladığı geçmiş şehir halklarının geleneklerini ülkesinde yeniden canlandırdı. Böylece Batıda acayip toplumsal hastalıklar belirdi. Giderek artan bu hastalıklar, tıpkı Lut kavminin fiili, Firavun’un çocuk katliamları, Nuh kavminin helakından sonra gelenlerin ateistliği gibi, bugün ölümcül noktaya ulaşmıştır. Bugün Batı, cinsiyet sapkınlığı, iffetsizlik, cenin katliamının yasallaşması, Yaratan’dan gelen kanunlara isyan fikri, dinsizliğin yayılması, nihilizmin alevlenmesi, depresyon ve uyuşturucu kullanımının artması gibi ahlaksızlık çıkmazına saplanmış durumda. Bunlar, buzdağının sadece görünen kısmı. Batı toplumu için saatli bomba gibidirler.

Batı, bu iğrençliklerin yarattığı olguların ciddiyetinin farkında. Bu yüzden Rusya ve Çin ile yaşadığı krizini bitirene ve ardından sömürgesini tamamlayana kadar ülkemizi felç etmek için bu ahlaksızlıkları ülkemizde yaymak istiyor.

Böylelikle Batı, bugün insanlığı sadece Allah’ın bildiği karanlıklara sürüklemekle tehdit eden bir kara delik haline gelmiştir.

Ey Müslümanlar! Siz, inandığınız iyiliği emretmedikçe ve içine düştükleri kötülükten onları alıkoymadıkça insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmet olamazsınız. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’i örnek alarak aranızda Nübüvvet metodu üzere Hilafeti yeniden tesis eden bir yöneticiden başka kimse sizi buna yönlendiremez. Allah’ın Şeriatını ikame etmek ve insanlığı insan yapımı programların karanlıklarından İslam’ın aydınlığına çıkarmak için ülkede fatihler gibi hareket edin. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu: ﴿كُنتُمْ خَيْرَ أُمَّةٍ أُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ “Siz, insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten meneder ve Allah’a inanırsınız.” [Al-i İmran 110] Yine Allah Subhânehu Teâlâ şöyle buyurdu: ﴿الر كِتَابٌ أَنزَلْنَاهُ إِلَيْكَ لِتُخْرِجَ النَّاسَ مِنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ بِإِذْنِ رَبِّهِمْ إِلَى صِرَاطِ الْعَزِيزِ الْحَمِيدِ“Elif Lâm Râ. Bu Kur’an, Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, mutlak güç sahibi ve övgüye lâyık, göklerdeki ve yerdeki her şey kendisine ait olan Allah’ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır.” [İbrahim 1]

Güç ve kuvvet ehlinin her birine diyoruz ki, Müslümanların yöneticileri Allah’a, Rasûl’üne ve Müslümanlara ihanet etmişlerdir. Gözlerden uzak olmayan ve gözlerden kaçmayan hainlik ve alçaklık göstermişlerdir.

Ey zafer sahipleri! Daha ne kadar bu hainlere destek olacaksınız? Daha ne kadar efendiniz Muhammed SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in ümmetine sırt çevireceksiniz? Batı’nın, değişim trenini durdurmak için hiç tereddüt etmeden sizi insanların tekerleklerinin altına atmaya nasıl hazır olduğunu gördünüz. Oysa Müslümanlar, kendilerine yardım edenleri omuzlarında taşırlar ve isimlerini nur mürekkebi ile yazarlar.

Ey nusret sahipleri! İki taraftan hangisiylesiniz? Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu: ﴿مَّن كَانَ يُرِيدُ الْعَاجِلَةَ عَجَّلْنَا لَهُ فِيهَا مَا نَشَاء لِمَن نُّرِيدُ ثُمَّ جَعَلْنَا لَهُ جَهَنَّمَ يَصْلاهَا مَذْمُوماً مَّدْحُوراً * وَمَنْ أَرَادَ الآخِرَةَ وَسَعَى لَهَا سَعْيَهَا وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَأُولَئِكَ كَانَ سَعْيُهُم مَّشْكُوراً “Kim bu geçici dünyayı isterse orada ona, (evet) dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz. Sonra da cehennemi ona mekân yaparız. O, buraya kınanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş olarak girer. Kim de mümin olarak ahireti ister ve ona ulaşmak için gereği gibi çalışırsa, işte bunların çalışmalarının karşılığı verilir.” [İsra 18-19]

Sonuç olarak, Müslümanlara, Allah ve Rasûl’ünün razı olduğu gibi bayram sevinci yaşamaları, sevinci evlerinde, mahallelerinde ve şehirlerinde yaymaları, gelecek günlerin müjdesiyle sevinmeleri, ardından Nübüvvet metodu üzere ikinci Raşidi Hilafeti kurmak için Hizb-ut Tahrir ile birlikte maksatlı çalışmaya ve ciddi çabaya katılmaları için bir hatırlatmada bulunuyoruz.

Allahu Ekber, Allahu Ekber, Allahu Ekber, La İlahe İllallahu Allahu Ekber ve Lillahi’l Hamd.

Nice hayırlı bayramlar

Mühendis Selâhaddin Adada
حزب التحرير
  Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi Müdürü

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
el-Mezra’a, P.K. 5010-14, Kolombiya Merkezi B Blok Kat:2, Beyrut/Lübnan
Telefon: TEL: 0096 113 07 59 4 / GSM: 0096 171 72 40 43
www.hizb-ut-tahrir.info
E-Mail: media [@] hizb-ut-tahrir.info

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER