Cuma, 29 Şaban 1446 | 2025/02/28
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Suriye Vilâyeti
Medya Bürosu

No: SR–BA–2025–MB–TR–04 H. 26 Şa'bân 1446
M. Salı, 25 Şubat 2025

Netanyahu, Cezasız Kalacağından Emin Olduğu İçin Şimdi de Edepsizce Davranıyor

“İsrail”, pazar günü, Suriye’nin güneyinde Heyet Tahrir el-Şam veya ülkenin yeni yöneticilerine bağlı herhangi bir gücün varlığına izin vermeyeceğini ve bölgenin silahsızlandırılmasını istediğini ifade etti.

Başbakan Binyamin Netanyahu, yaptığı açıklamada, “İsrail”in savunma amaçlı olarak ve gerekli görüldüğü takdirde bölgedeki mevzilerini koruyacağını belirtti.

Netanyahu, Suriye’nin güneyinde yer alan Kuneytra, Dera ve Süveyda illerinin tamamen silahsızlandırılmasını talep ettiklerini belirtti. Netanyahu ayrıca, Suriye’nin güneyindeki Dürzi topluluğuna yönelik herhangi bir tehdidi de kabul etmeyeceklerini vurguladı.

Yahudi varlığının, 8 Aralık 2024’te kaçak Esed rejiminin çöküşünün ardından Suriye’nin farklı bölgelerindeki askeri noktaları hedef alan hava saldırılarını artırdığı, derinliği 75 km’yi aşan ve genişliği bazı noktalarda 10 km’ye, en güneyde ise 200 metreye kadar ulaşan Suriye’deki tampon bölgeyi işgal ettiği belirtiliyor. ( Reuters)

Yahudilerle olan çatışma yeni değil. Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem, onların ihaneti, entrikaları ve Allah’tan gelen her şeye duydukları nefret yüzünden birçok yerde bu çatışmanın kaçınılmaz olduğunu ifade etmiştir! Yahudi varlığı ile olan çatışmamız, özellikle Mübarek Toprağı gasp etmesi ve halkımıza karşı işlediği ve hala işlemekte olduğu suçlar nedeniyle varoluş mücadelesidir. Bu çatışma, Allah’ın mübarek kıldığı bir çatışmadır. Ahzab günündeki hainlikleri yüzünden Sad bin Muaz’ın onlar hakkında verdiği hükümle mübarek kılınmış bir çatışmadır. Yahudiler, İslam tarihi boyunca ihanet ve düzenbazlıklarıyla tanınan bir topluluktur. Müslümanlarla da onların bu ihanetlerinin ve hainliklerinin karşılığında onları cezalandırmış ve onlara hak ettikleri cezayı vermişlerdir.

Ey Şam Müslümanları! Gazaba uğrayanların, Gazze’deki halkımıza neler yaptıklarına, İslam’a ve Müslümanlara olan kin ve nefretlerini nasıl kustuklarına bizzat tanık oldunuz. Ve halen de katliamlarına ve nasıl insanları yerlerinden ettiklerine tanık oluyorsunuz. Kadınıyla, erkeğiyle, çocuğuyla, yaşlısıyla, genciyle, hatta ihtiyarıyla hiç kimseye merhamet etmediklerini görüyorsunuz. Müslümanları nasıl öldürdükleriyle övündüklerine, ateşkes ilan ettiklerinde bile nasıl saldırılarına devam ettiklerine, halkımızı tek tek ve topluca nasıl katlettiklerine tanık oldunuz. Evet, bunları bizzat gözlerinizle gördünüz ve ajan yöneticilerin onları nasıl yüz üstü bıraktıklarına da şahit oldunuz.

Ayrıca, sayıca az ama Allah’a yürekten bağlı bir avuç samimi insanın onların savunma hatlarını nasıl aştığını, varlıklarını nasıl tehdit ettiğini ve ümmetin sadık evlatlarının darbeleri karşısında metamorfoz varlıklarının örümcek ağından bile daha zayıf olduğunu gözlerinizle gördünüz.

Bu darbeler, güçleriyle övünen Yahudi varlığı siyasetçilerine, varlıklarının tehdit altında olduğunu, ümmetin bir avuç mümin evladı karşısında yenilmez ordu efsanenin çöktüğünü fark ettirdi.

Ey İslam’ın kalbi Şam ve ribat diyarındaki Müslümanlar! Yukarıda belirtilenler, kokuşmuş bu şahsın yaptığı açıklamaların rastgele ve temelsiz olmadığını gösteriyor; köhne bu şahıs ve Yahudi varlığının birçok lideri, iplerine tutundukları kimselerle koordine olarak, yeniden büyük Yahudi devleti kurmak için uygun zamanın geldiğini düşünüyor. Ayrıca, her yerde zorbalık ve taşkınlık yaparak, Aksa tufanının gözler önüne serdiği ve samimi ve dürüst kimseler eliyle Yahudi varlığının yok edebileceğini kanıtlayan gerçeği silmek istiyorlar.

Ey ribat ve cihat diyarı Şam halkı! Bilin ki Şam’daki suçlu Beşşar’ın kaçışı, kahramanlık ve fedakârlık diyarı Haşim Gazze’de yaşananların bir uzantısıdır. Ey halkımız! Topraklarınız her geçen gün elinizden alınırken ve sizden çalınırken daha ne zamana kadar seyirci kalacaksınız? Suçlu Yahudilerin eylemlerine karşı bu suskunluğunuz daha ne zamana kadar sürecek? Daha ne zamana kadar seyirci kalacağız? Artık ideolojik duruş sergilemenin ve cihat etmenin zamanı gelmiştir. Bilin ki Allah sizinle beraberdir ve size yardım edecektir. Yahudiler, hayata en düşkün olan insanlardır. Rabbimize olan tevekkülümüz, Yahudilerle savaşta gücümüzün kaynağıdır. Onlar bizimle ancak müstahkem köylerde veya duvarların ardından savaşabilirler. Yahudiler, Allah ile olan iplerini kesmişlerdir ve geriye yalnızca insanlara ipine tutunmaktan başka çareleri kalmamıştır, ancak o da Allah’ın izniyle yakında kesilecektir.

O halde Rabbinizin vaadine güvenin, Peygamberiniz SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in müjdesini gerçekleştirmek için çalışın ve samimi mücahit evlatlarınıza güvenin. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:

فَإِذَا جَاءَ وَعْدُ الْآخِرَةِ لِيَسُوءُوا وُجُوهَكُمْ وَلِيَدْخُلُوا الْمَسْجِدَ كَمَا دَخَلُوهُ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَلِيُتَبِّرُوا مَا عَلَوْا تَتْبِيراً“İki vaatten ikincisinin vakti gelince, yüzünüzü üzüntüye sokmaları, kötülük yapmaları, önceden Mescid’e girdikleri gibi girmeleri, ele geçirdikleri yerleri harap etmeleri için onları tekrar göndereceğiz.” [İsra 7]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Suriye Vilâyeti
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
Telefon: +8821644446132 Skype: TahrirSyria
www.tahrir-syria.info
E-Mail: media@tahrir-syria.info

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER