حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Özbekistan
Medya Bürosu
| No: ÖZ-BA-2026-MB-TR-03 |
H. 15 Ramazan 1447 M. Çarşamba, 04 Mart 2026 |
Özbekistan’da Mübarek Ramazan Ayı, Rejimin İslam’a Karşı Hoşgörüsüz ve Tahammülsüz Olduğunu Hatırlatarak Başladı!
Özbekistan Din İşleri Komitesi Baş Uzmanı’nın; cuma tebriki de dahil olmak üzere her türlü İslami içeriğin paylaşılmasının kanunen yasak olduğunu duyurduğu video görüntüsü, sosyal medya platformlarında geniş yankı uyandırdı ve sert tartışmalara yol açtı. Bu skandala Özbekistan Müslümanları Dini İdaresi’nin verdiği tepki ise rejimin karakterini bir kez daha ifşa etti: İdare, dini özgürlükleri savunmak yerine, halkı yanlış bilgi yaymaktan dolayı hapisle tehdit eden bir bildiri yayınladı. Bugün Özbekistan’da, yıllar önce atılmış bir “beğeni” (like) bile suç sayılarak Müslümanların yıllarca zindanlarda çürümesine neden olabiliyor. Bu ülkede rejim için İslami içerikten daha “tehlikeli” hiçbir şey yoktur!
Özbekistan’da insanlar sosyal ağlarda istedikleri her şeyi yayınlayabilir; sayfalarında müstehcen, bayağı ve uygunsuz içerikler paylaşabilir, yanlış inançlara dayalı her türlü görüşü ifade edebilir, hatta İslami kutsallara hakaret edebilirler. Ancak, devlet tarafından izin verilmiş resmi kaynaklardan olsun ya da gayri resmi ve yasaklı olsun, İslami kaynaklardan birkaç kelime bile paylaşmak tamamen imkânsızdır. Özbek rejimi bunu Özbekistan’ın laik bir devlet olduğu iddiasıyla meşrulaştırmaya çalışmaktadır.
Ancak aklı başında olan herkes, rejimin aslında İslam’ı, akidesini ve hükümlerini toplumdan söküp atma gayreti içerisinde olduğunu bilir. Bu politika, zalim diktatör Kerimov’un başlattığı ve arkasında hiçbir iz bırakmadan sürdürdüğü politikanın devamıdır. Bu amaç uğruna rejim, bizzat kendisinin kabul ettiği ilke ve kanunları dahi hiçe saymaktadır.
Bizim Müslüman halkımıza her zaman söylediğimiz gibi, demokratik kapitalist sistemde düşünce özgürlüğü ve din özgürlüğü söylemlerinin amacı Müslümanların dinlerini özgürce yaşamalarını sağlamak değildir. Aksine amaç, onları İslam’dan ve onun hükümlerinden uzaklaştırmaktır. Din İşleri Komitesi uzmanı bunu açık ve net bir şekilde ifade etmiştir. Nüfusunun %90’ından fazlası Müslüman olan bir ülkede, Müslümanların kendi aralarında din hakkında konuşmaları, hatta birbirlerinin Cumasını tebrik etmeleri bile yasaklanmıştır! Kısacası İslam hakkında konuşmak, onun propagandasını yapmakla eşdeğer tutulmakta ve bu da Özbekistan’daki laiklik ilkelerine aykırı görülmektedir.
Özbek rejiminin dayattığı bir diğer garip uygulama da şudur: Herhangi bir kişi İslâmî bir içerik yayımlamak isterse —içerik devlet tarafından onaylanmış resmî bir kaynaktan alınmış olsa bile— önce dinî idareden izin almak zorundadır. Hem Din İşleri Komitesi hem de Dini İdare, birlikte hareket ederek rejimin bu politikasını uygulamak için çanla başla çalışmaktadır. Elbette bu olayların mübarek Ramazan ayının ilk günlerinde yaşanması tesadüf değildir. Çünkü bu mübarek ayda halkımızın dinine olan sevgisi, özlemi ve salih amellere olan meyli artmaktadır. Rejim ise bundan rahatsız olmakta ve Müslümanların bu duygularını bastırmak için elindeki bütün araçları kullanmaktadır. Ancak unuttuğu bir şey var: Allah’ın diniyle savaşan her zalim ve müstebit rejimin akıbeti, dünyada utanç ve zillet, ahirette ise hüsran ve pişmanlık olmuştur!
Ülkemizdeki Müslüman erkek ve kadınlara mesajımız şudur: Bugün dünyada yaşanan gelişmeler zafer sabahının yaklaştığını göstermektedir. Biz şu an zifiri bir karanlık içinde yaşıyoruz; fakat bu karanlık uzun sürmeyecektir. Allah’ın dinine sımsıkı sarılanlar, sabredenler ve sebat edenler; bu karanlıktan selametle ve yüzleri ak bir şekilde zafer şafağına çıkacaklardır.
Öyleyse dininize sımsıkı sarılın, zalimlerin baskı ve tehditlerine boyun eğmeyin! Onlara vereceğiniz en güzel cevap; yalnızca Allah Subhânehu ve Teâlâ’ya tevekkül etmek, yalnızca O’ndan korkmak ve yalnızca O’na dayanmaktır!
وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا مِنكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُم فِي الْأَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ دِينَهُمُ الَّذِي ارْتَضَى لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُم مِّن بَعْدِ خَوْفِهِمْ أَمْنًا يَعْبُدُونَنِي لَا يُشْرِكُونَ بِي شَيْئًا وَمَن كَفَرَ بَعْدَ ذَلِكَ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ“Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden öncekileri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaatte bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.” [Nur 55]
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Özbekistan Medya Bürosu |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi Telefon: |



