Salı, 15 Şaban 1447 | 2026/02/03
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü

بسم الله الرحمن الرحيم

Tunus Vilayeti:

Devrimi Anmak İçin İzzetli Bir Duruş

Hizb-ut Tahrir Tunus’ta Devrim ve Hilafet Vurgulu Gösteri Düzenledi. Hilafetin kaldırılışının 105. yıl dönümü münasebetiyle Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti, Tunus’ta devrimin başlamasının 15. yıl dönümünü anmak amacıyla bir direniş ve meydan okuma standı düzenledi. “Devrim Devam Ediyor… Raşidi Hilafete Doğru” sloganı altında gerçekleştirilen etkinlik, başkent Tunus’taki Devrim Caddesi’nde yapıldı ve geniş katılımla gerçekleşti.

Gösteri şu sloganlarla başladı:
“İslami, İslami… Tunus devrimi İslamidir”,
“Ne milliyetçilik ne laiklik… İslami bir Hilafet”,
“İleri, ileri… İslam ile yaşayan bir devrim”,
“Allah’tan başka ilah yoktur… Hilafet Allah’ın vaadidir”,
“Allah’tan başka ilah yoktur… Hilafet Allah’ın hükmüdür”,
“Allah’tan başka ilah yoktur… Hilafet Allah’ın emridir”…

Daha sonra Muhammed Ali el-Auni güçlü bir konuşma yaptı. Konuşmasına, bunun halkına yalan söylemeyen ve 14 Ocak 2011’de gerçekleşen, bir an bile görmezden gelinmesi mümkün olmayan şanlı devrime sadık kalan öncü parti Hizb-ut Tahrir’in bir gösterisi olduğunu belirterek başladı. Bu devrimin, İslam dünyasında zalim Bin Ali’yi deviren ilk devrim olduğunu ifade etti.

El-Auni, devrimin artık 15 yaşında olduğunu, bilinçlendiğini ve olgunlaştığını söyledi. Devrimin; ülkenin zenginliklerini yağmalayan sömürgeciyi, anayasanın yazımını denetleyen Siyonist Noah Feldman’ı ve merhum Beci Kaid Essebsi’nin sözünü ettiği, ülkeyi Batıdan yöneten üst düzey yetkiliyi açığa çıkardığını dile getirdi. Ayrıca, Rablerinin kanununa karşı kibirlenmeleri ve Haçlı Batı’daki efendilerinin emirlerine boyun eğmeleri (Bou Bartella) nedeniyle peş peşe gelen hükümetlerin ve cumhurbaşkanlarının tam bir başarısızlık sergilediğini ve sıfır icraat ortaya koyduklarını söyledi.

El-Auni, küresel bir parti olan Hizb-ut Tahrir’in, Allah’ın Kitabı ve Rasulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) sünnetinden çıkarılmış projesiyle devrimin başından itibaren sömürgecinin planlarını ifşa ettiğini ve aynı zamanda bu projeyi Kurucu Meclis’e sunduğunu hatırlattı. Ancak onların Rablerinin kanununa karşı kibirlenip bu projeyi küçümsediklerini, bunun sonucunda ise ülke halkını Batılı Haçlıların güçlenmesi uğruna yoksulluğun ve açlığın en alt noktasına sürüklediklerini ifade etti.

Konuşmasının sonunda dünyaya, özellikle de Amerika’ya seslenerek bu devrimin durdurulamayacağını ve söndürülemeyeceğini, nihayetinde yaklaşmakta olan Hilafetin kurulmasıyla sonuçlanacağını söyledi. Bu Hilafetin, işledikleri tüm suçlara son vereceğini, hakları sahiplerine iade edeceğini ve her yere adaleti yayacağını belirtti.

Konuşmasını Yüce Allah’ın şu ayetleriyle tamamladı:

 وَسَيَعْلَمُ الَّذِينَ ظَلَمُوا أَيَّ مُنْقَلَبٍ يَنْقَلِبُونَ - وَيَقُولُونَ مَتَى هُوَ قُلْ عَسَى أَنْ يَكُونَ قَرِيباً

“Zalimler, nasıl bir inkılâpla devrilip gideceklerini yakında göreceklerdir.” (Şuara 227)
ve “Ne zamanmış o?” diyecekler. De ki: “Yakın olsa gerek!” (İsra 51)

Bu gösterinin sona ermesinin ardından, sosyal medyada yüz binlerce izlenme ve büyük etkileşim elde edildiği belirtildi. Bunun üzerine laik kesimler ve onların yandaşları, partinin her güçlü duruşunda ve kitlesel eyleminde olduğu gibi, Hizb-ut Tahrir’e karşı kışkırtma ve karalama kampanyası başlattı. Bu durum, zeytin diyarında İslam’a ve Müslümanlara karşı taşıdıkları kin dolu yüzlerini bir kez daha ortaya koydu.

Hizb-ut Tahrir, her yıl olduğu gibi, İslam ümmetine 20. yüzyılın başında onu sarsan büyük depremi, yani Hilafetin yıkılışını hatırlatmaktadır. Aynı zamanda Tunus’ta başlayan ve yeryüzünde azgınlaşan zalimleri deviren devrime olan bağlılığını yinelemektedir. Bu devrim, sömürgeci kâfiri korkutmuş, o da bu devrimi “ılımlılaştırılmış İslam”, terör söylemleri, anayasalar ve yasalarla kontrol altına almaya çalışarak Müslüman beldelerde dilediği gibi hareket etmeye devam etmiştir.

Ancak Allah’ın izniyle bu yenilenen çağrı, İslam ümmeti içinde onu dinleyecek, anlayacak, benimseyecek, destekleyecek ve yeryüzünde Allah’ın hükmünü ikame edecek kimseleri bulacaktır. Böylece devrim, Rabbimizin vaadinin ve Peygamberimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) müjdesinin gerçekleşmesiyle sonuçlanacaktır:

«ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةً عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِ»

“Sonra da Nübüvvet metodu üzere (Raşidi) bir Hilafet olacaktır.”

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi Temsilcisi

Çarşamba, 25 Receb-ul Muharrem 1447 H - 14 Ocak 2026 M

 

Tunus Devrimi'nin 15. yıldönümünü anma etkinliklerinden görüntüler

 

 

TANITIM

İlgili Linkler:

Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti Resmi Websitesi
Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti Tahrir Dergisi Resmi Sitesi
Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti Tahrir Dergisi Facebook Sayfası

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER