Salı, 09 Recep 1444 | 2023/01/31
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Ahmed Tayyib'ın Tedbirleri Kudüs'ü Özgürleştirmez Bu Ancak Kokuşmuş Laik Bir Sistemin Ürünüdür

بسم الله الرحمن الرحيم

HABER-YORUM

(Tercüme)

Ahmed Tayyib’in Tedbirleri Kudüs'ü Özgürleştirmez

Bu Tedbirler Ancak Kokuşmuş Laik Sistemin Ürünüdür!

HABER:

El-Ezher Şeyhi Ahmed Tayyib, Kahire'deki El-Ezher’in Kudüs'ü Destekleme Konferansı sırasında yaptığı konuşmada: “Kudüs'ü Yahudi Varlığın başkenti olarak görme kararı, Kudüs'ün Arabizme ve İslam’ın ve Hıristiyan kutsallıklarına saygı gösteren yeni ve ciddi İslami ve Arap düşünceyle karşılanmalıdır. 2018 yılının Kudüs’ü Şerife tahsis edilmesini, tanınması ve maddi manevi desteklenmesi gereken bir yıl olmasını ve bu sebeple de Arap Birliği, İslam İş birliği Örgütü ve Sivil Toplum Örgütleri gibi resmî kurumlar tarafından medya ve kültürel faaliyetleri yapmalarını öneririm.” dedi. (El-Kudüs Al-Arabi – 17-01-2018).

YORUM:

Bu haberi yorumlamak için iki eksende ele almalıyız.

Birincisi: Bu gibi ifadelerin Aziz-Ezher gibi İslam üniversitelerinin en üst düzey yetkilileri tarafından verilmesi üzüntü vericidir! geçmişteki alimlerin tarihini kaydeden bu üniversite, Mısır'ı yöneten hain zalimlerin karşısında ve habis sömürgeci Fransızlara karşı en dikkat çekici tutumu göstererek İslam’ın gerçek yüzünü gösteren Peygamberlerin varisleri alimler, Allah’ın kanunlarının üstünlüğünü ve Müslümanların kutsallarının ihlallerini vurgulamalarına şahitlik etmiştir. O büyükler Allah’ın kelamı uğrunda başlarına gelecek belayı umursamadan hakkı söylemeleri neticesinde Mısır yöneticileri, bunların samimiyetlerini ve ayaklarının yere sağlam bastığını ve Mısır halkının bunların arkasında durduğunu gördüğü zaman Allah’ın emrine boyun eğerek haddi aşma konusunda imtina ediyorlardı. Burada şu husus belirtilmelidir ki Ezher Şeyhi veya Büyük İmam olarak adlandırılan makamın seçimlerinde, istihbarat servisleri tarafından denetleniyor olması yöneticilerin elinde itaatkâr bir araç olarak kullanılmasına yol açmaktadır. Durum böyle olunca verilen fetvaların ölçüsü de İslami olmaktan çıkmaktadır!

İkincisi, şeyhin iddia ettiği maddi, manevi ve medya desteğiyle Kudüs'ün tanımı ve statüsüne ilişkin önerisini dinimizin ve ümmetin düşmanları tarafından tesis edilen; Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı gibi en kırılgan kurumların yapmasını istemesi, kâfir İngiltere ve küresel terörizmin lideri Amerika ve Müslümanların tağut yöneticilerin yönelimlerini ve kararlarını harekete geçirmek ve onları kâfirlerin çıkarlarına hizmet etmelerine yönlendirmek için çalışmasıdır. Ayrıca haddi aşanların saldırganlığını, zalimlerin zulmünü haklı çıkarmak ve savunmasız kişilerin mallarını yasalarla ve şeytani siyasetle hakla batılı karıştırarak ve gerçeği örterek orta yola dayanan batıl kapitalist akidelerinden fışkıran meşruluğa göre kurbanı cellata teslim ederek yardım etmektir. Örneğin, Filistin ve Keşmir’deki haberler, bize uzak değildir! Sivil Toplum Örgütleri’ne gelince; onlar zaten küresel kibrin silahları ve algılayıcılarıdır. Şu bir hakikattir ki Kudüs dahil olmak üzere Filistin Allah’ın izniyle yakında kurulacak olan Müslümanların halifesinin komuta ettiği İslam orduları sayesinde ancak Yahudilerin pençesinden kurtulacaktır. Aksi mümkün değildir.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi Adına

Abdurrahman El-Vasik  - Irak

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER