Cuma, 13 Muharrem 1446 | 2024/07/19
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Bugün İslami Söylemi Yenilemek, İslam’dan Başkasıyla Yöneten Bir Sisteme Katılıp İslam’ın Hükümlerine Karşı Savaşarak Değil İslam’ı Tatbik Konumuna Getirmekle Olur!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber - Yorum

Bugün İslami Söylemi Yenilemek, İslam’dan Başkasıyla Yöneten Bir Sisteme Katılıp İslam’ın Hükümlerine Karşı Savaşarak Değil İslam’ı Tatbik Konumuna Getirmekle Olur!

Haber:

Eş-Şuruk Gazetesi 4/7/2024 Perşembe günü, yeni Vakıflar Bakanı Usame el-Ezheri’nin önümüzdeki dönemdeki iş önceliklerini belirlemek üzere Bakanlığın genel ofisinde çalışma görevine başladığını bildirdi; dolayısıyla el-Ezheri, dini faaliyetler, dini söylemi geliştirme mekanizmalarının yanı sıra davet planı ve imamların nitelikleri ve eğitimi de dahil olmak üzere bir dizi dosyayı görüşmek üzere bakanlığın liderleriyle bir araya geldi. Vakıflar Bakanlığı’ndan bir kaynak, el-Ezheri’nin bakanlık liderlerine, dini faaliyetler planı kapsamındaki çabaların sürdürülmesinin, dini söylemi yenileme çalışmasının yanı sıra çeşitli vilayetlerdeki müdürlüklerle birlikte sürekli takibatın yapılmasının, davet çalışmalarının geliştirilmesinin, imamların ve vaizlerin geliştirilip ehil bir hale getirilmesinin, gençlerin ihtiyaçlarını ve ilgi alanlarını dikkate alan ve onların sorularına yanıt veren gençlere özgü davet programlarının hazırlanmasının gerekliliğini vurguladığını söyledi.

Yorum:

Yıllarca Mısır Cumhurbaşkanı’nın danışmanlığını yapmasının ardından el-Ezheri, selefinin dini söylemi yenileme planının uygulanması sürecini ve gençleri cezbetmek ve onların fikirlerini etkilemek amacıyla İslami hareketlerin art arda yediği darbelerin oluşturduğu boşluğu doldurma girişimini tamamlaması için yeni hükümete bakan olarak atanarak ödüllendirildi. Bunu da insanların, devletin kabul ettiği çerçeve içinde olmaları, onların devletin dikte ettiği şeyleri kabul etmeleri, devletin politikalarını reddetmemeleri, demokrasi ve onun kapitalist faydacı kanunlarıyla hükmedilmesinde yanlış bir şey görmemeleri ve ülkenin servetlerinin yağmalanmasına ve bunların sömürgeci kâfir Batı’nın lehine çarçur edilmesine öfkelenmemeleri için yapılmaktadır.

Batı’nın ülkenin gençliğinde inşa etmek istediği ve Mısır Cumhurbaşkanı’nın dini söylemi yenileme planı yolunda benimsediği şey işte budur. Hakikatte ise bu, dini söylemi yenileme değildir, aksine bu, İslam’ı siyasi akidesinden koparma ve Batı’nın kabul ettiği ve Batı’nın hoşnut olduğu başka bir İslam anlayışı oluşturma girişimleridir. Nitekim Allah Azze ve Celle şöyle buyurmuştur: وَلَنْ تَرْضٰى عَنْكَ الْيَهُودُ وَلَا النَّصَارٰى حَتّٰى تَتَّبِعَ مِلَّتَهُمْۜ Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar” [Bakara 120]

Batı, İslam ümmeti tamamen kendisinden kopmadıkça İslam ümmetinden razı olmayacaktır; işte rejim de bunun için çalışmakta ve askerlerini bunun için görevlendirmektedir. Zira Mısır rejimi ilk günden itibaren İslam, onun şeriatı ve hükümleriyle mücadelesinde kendisini Batı’ya bir süngü başı olarak sunmuş olup dini söylemi yenileme -ki buna tekelleştirme de diyebiliriz-, İslam’ın mefhumlarını Batı’nın hoşnut olacağı şekilde yorumlama, ümmeti, onu yeniden kalkındırmaya, onun geleceğini inşa etmeye ve ona iyi bir yaşam sağlamaya muktedir olan Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafet Devleti’nin olduğu hadari projesinden uzaklaştırma şeklindeki tantanasını sürdürmektedir. Dolayısıyla rejim, kelimeleri tahrif edenlerle ve yıkıcı fikirleri yayanlarla karşı karşıya olduğunu iddia ederken kelimeleri tahrif edenlerin etrafında toplanmakta ve meseleleri, İslam akidesi ve onun vakıası ve şerî delillerin çıkarımı temelinde değil de Batı’nın hoşnut olacağı şeylere göre yorumlamakta, aklı ihmal etmekte, sadece yüzeysel düşünmekte, hatta belki de hiç düşünmemekte ve egemenlik ve karar sahibi olan Batı’nın istediği şeylere tam bir teslimiyet göstermektedir!

Gerçek yenilenme, İslam’ın tertemiz saf olarak geldiği şekildeki fikirlerine, hükümlerine ve mefhumlarına geri dönmekle ve İslam’dan ve hükümlerinden olmadığı halde bunlara yapışan şaibeleri ortadan kaldırmakla olur; yoksa İslam’ın fikirlerinden, hükümlerinden ve mefhumlarından kopmakla ve hayatta Batı’nın yaklaşımını ve sistemini takip edip onun hoşnutluğunu kazanmak için İslam’dan olmayan fikirlere, hükümlere ve kavramlara uyarak bunun yenilik olduğunu iddia edip insanların kafalarını karıştırmakla olmaz.

İslam’ı ve hitabını yenilemek, Allah’a, Rasulü’ne ve Onun şeriatına savaş açan, Batı’nın ve onun kapitalizminin sistemlerini uygulayan, İslam topraklarının Batı’nın otoritesi altında kalmasını sağlamak için çalışan, Batı’nın egemenliğine tabi olan, ülkenin servetlerini ve kaynaklarını istediği şekilde yağmalayan rejimlerin gölgesinde olmaz; bilakis yenilenme, İslam’ı ve akidesini Batı’nın fikir ve mefhumlarından arındırmakla olur. Bu da İslam'ın fikirlerini Batı’nın fikir ve kavramlarından arındırdıktan sonra Nebi Sallalallahu Aleyhi ve Sellem’in sahabesinin anlayışı gibi anlayışa ve bunları onların taşıdıkları gibi bir taşımaya dayalı bilinçli ve muhlis bir kitleye muhtaçtır. Böylece İslam’ı dünyaya davet ve cihat yoluyla, insanları kapitalizmin karanlığından, onun açgözlülüğünden ve adaletsizliğinden İslam’ın nuruna ve üzerinde hiçbir adaletin olmadığı adaletine çıkaracak olan bir hidayet ve nur risaleti olarak taşıyacak Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafet Devleti’nin altında İslami hayatı yeniden başlatmak için çalışsınlar.

Alimler, Allah’ın helal ve haramlarını, İslam’ı uygulamanın farz olması ve demokrasi de dahil olmak üzere diğer insan yapımı sistemleri uygulamanın haram olması açısından Allah’ın kendilerine farz kıldığı şeyleri en iyi bilen insanlardır; bu yüzden onların şu anki görevleri, bu demokrasiyi kaldırıp atmak, insanları demokrasi konusunda uyarmak ve onun şerrini açıklamak ve insanları, İslam’ın yaşamlarının metodu ve düşüncelerinin temeli olmaya, İslam’ın hükümlerinin onların kanunları ve hayattaki tüm sorunlarının çözümü olmaya davet etmektir. İşte tüm Mısırlı alimlerin, bu ümmetin dininin gerçek yenileyicileri olabilmeleri ve İslam akidesine ve ondan kaynaklanan hükümlere sımsıkı sarılıp kendi elleriyle yeniden diriltebilmeleri için çalışmaları gereken şey budur. Yani bu akidenin, bu devletin, onun anayasasının, varlığının ve içindeki her şeyin temeli olması için çalışmak gerekir ki böylece bu akideden kaynaklanan hükümler, devletin anayasası ve tüm hükümleri olsun. Gerek boşluğu dolduracak yenilenme gerekse ümmetin evlatlarının zihinlerini doldurması gereken yenilenme işte budur; bunun dışındaki her şey, Batı’nın peşinde yürümek ve onun komploları için çalışmak demektir. Allah'tan, Ezher alimlerini ve Kenane alimlerini bundan beri kılmasını ve onların, Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafetin olduğu İslam Devleti’nin gölgesinde İslami hayatı yeniden başlatarak gerçek bir yenilenme için çalışanların ön saflarında olmalarını niyaz ediyorum.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اسْتَجِيبُوا لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ

Ey iman edenler! Hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah ve Rasulü’ne icabet edin.” [Enfal 24]

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazar
Said Fazıl - Mısır

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER