Pazar, 09 Cumade’s Sânî 1447 | 2025/11/30
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Gazze'deki Kadınların Başına Gelenlere Bakıldığında, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Hani Nerede?!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Gazze'deki Kadınların Başına Gelenlere Bakıldığında, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Hani Nerede?!

Haber:

Her yıl 25 Kasım - 10 Aralık tarihleri ​​arasında, Cinsiyete Dayalı Şiddete Karşı 16 Günlük Aktivizm kampanyası başlatılıyor; bu kampanya, en yaygın insan hakları ihlallerinden biri olan kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetin önlenmesi ve mücadele edilmesine çağıran küresel bir kampanyadır!!Bu kampanyayla eş zamanlı olarak BM Kadın Birimi, kadın cinayetleri hakkında 2025 raporunu yayınladı ve rapora göre, geçen yıl 83.000 kadın ve kız çocuğunun kasten öldürüldüğü ortaya çıkmıştır. Bu kadınların %60'ı yakın partnerleri veya aile üyeleri tarafından öldürülmüştür.Arap ülkelerinde, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki kadınların %40'ı 2024 yılında şiddete maruz kalırken, Arap ülkeleri geçen yıl şiddet oranlarında keskin bir artışa tanık olmuştur.

Yorum:

Kadın ve insan hakları savunucusu olduklarını iddia edenler, özellikle İslam beldelerinde, koruma ve eşitlik gibi yalan sloganları atmaya devam ediyorlar!Kadınların şikayette bulunma gücünü sınırlayan toplumsal kalıplar ve örfler nedeniyle, şiddet vakalarının çoğunun hala ev içinde gerçekleştiğini ve çok azının belgelendiğini iddia ediyorlar.Cezaların hafifletilmesine imkan sağlayan veya mağdurların adalete erişim gücünü kısıtlayan yasal boşlukların olduğunu da dile getiriyorlar. Aynı şekilde özel barınak merkezleri ve koruma mekanizmaları gibi sınırlı uygulama araçlarını da atıfta bulunulmaktadır. Bu yüzden kadınları cinsiyete dayalı şiddetten korumak ve cinsiyet stereotiplerini ortadan kaldırmak bahanesiyle, İslam’ın hükümlerine aykırı yasaların çıkarılmasını talep ediyorlar.

Aynı zamanda, bu ikiyüzlü iddia sahipleri, -soykırım savaşının en bariz kurbanları olan- Gazze Şeridi kadınlarının yaşadıkları korkunç acı gerçekliği görmezden geliyorlar; oysa Gazze Şeridi’ndeki kadınların hayatları, onurlarını ve yaşama haklarını tehdit eden günlük bir çatışmaya dönüşmüştür.

Sürekli olarak kadınların cinsiyete dayalı şiddete karşı korunmasını talep eden kurum ve kuruluşlar, bu kadınlara yönelik soykırım savaşı sahneleri karşısında sessiz kalıp felç oldular; zira onlar, öldürülmeyi, yerinden edilmeyi, tedavi ve yiyecekten mahrum bırakılmayı görmedikleri gibi tekrarlanan yerinden edilmeler, güvensizlik ve barınak kaybının yanı sıra koruma sistemlerinin, temel hizmetlerin ve kadınlar olarak kendilerine özgü ihtiyaçların çökmesi nedeniyle onların ve çocuklarının bedenlerini harap eden açlığa da tanık olmadılar.

Aynı şekilde gaspçı varlığın hapishanelerinde tutuklu bulunan Gazze Şeridi'ndeki kadınların yanı sıra onların hapishanelerde maruz kaldıkları tecavüz, taciz, çıplak arama, müstehcen dil ve tecavüz tehditleri gibi insan aklının ve nefsinin dayanma kapasitesini aşan belgelenmiş sahneler hakkında sadece bilgi ve tanıklık toplamakla yetinilmiştir; oysa bu ihlaller, serbest bırakıldıktan uzun süre sonra bile derin psikolojik ve fiziksel etkiler bırakmaktadır. Dolayısıyla bu durum, kadınların günlük yaşamlarını ve en temel haklarını kullanmalarını olumsuz etkilemekte, aileleri ve toplumları üzerinde olumsuz etkilere yol açmakta ve bu da Gazze'deki kadınların süregelen acılarını daha da artırmaktadır. Böylece bu, ikiyüzlü bir dünyanın, çifte standartlar veya daha fazlasını uygulayarak savunduğu sahte koruma ilkelerinin çöküşünü açıkça ortaya çıkarmaktadır.

Aslında sadece aileyi ve toplumu baltalamakla ilgilenen ve savaş dönemi boyunca Gazze'yi terk edip Gazze'deki kadınları sırtlarının arkasına atan bu uluslararası kurumlar, örgütler ve kadın derneklerinin ayıpları artık açığa çıkmıştır.Bu yüzden iğrenç görüntüsünü ne kadar güzelleştirmeye çalışırsa çalışsın, bir daha onlara aldanmayın.وَلَا تَرْكَنُوا إِلَى الَّذِينَ ظَلَمُوا فَتَمَسَّكُمُ النَّارُ وَمَا لَكُم مِّن دُونِ اللَّهِ مِنْ أَوْلِيَاءَ ثُمَّ لَا تُنصَرُونَ Zulmedenlere meyletmeyin; sonra size ateş dokunur (cehennemde yanarsınız).  Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra (O'ndan da) yardım göremezsiniz!” [Hud 113]

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Müslime Şâmî (Ümmü Suheyb)

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER