- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
İslam İşbirliği Teşkilatı ve Yahudi Varlığının Somaliland Bölgesini Tanıması!
Haber:
27/12/2025'te, İslam İşbirliği Teşkilatı'na üye 21 devletin dışişleri bakanları, Yahudi varlığının Somaliland bölgesini bağımsız ve egemen bir devlet olarak tanımasını reddeden ortak bir bildiri yayınladı.Bu ülkelerin dışişleri bakanları, bu tanımayı uluslararası hukuk kurallarının ve devletlerin egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü teyit eden Birleşmiş Milletler Şartı'nın açık bir ihlali olarak değerlendirdiler.
Yorum:
Bu ülkeler, davranışlarıyla bir çelişki halindedir; zira onlar, düşman olarak gördükleri varlığın, Somali'den ayrı bir bölge kurulmasına ve tanımasına karşı çıkmaktadırlar.
Yani onlar, sanki Yahudi varlığını uluslararası hukuk kurallarını ve Birleşmiş Milletler Şartı'nı ihlal etme hakkı olmayan meşru bir devlet olarak tanıyormuş gibi karşı çıkıyorlar!
Eğer bu ülkeler dürüst olsalardı, bu şekilde konuşmazlar ve Yahudi varlığının meşru bir varlık olmadığını, tanımasının hiçbir kıymetinin olmadığını ilan ederlerdi; çünkü Yahudiler, Müslümanlar için izzetli olan İslam topraklarını gasp etmişler, onu İslam topraklarından ayırmışlar ve orada gayrimeşru bir varlık kurmuşlardır.
Dolayısıyla onların görevi, Yahudi varlığını bir düşman olarak görmek, bir düşmana karşı alınması gereken uygun önlemleri almak ve Yahudilerin topraklarından gasp ettiklerini geri almak için çalışmaktır.
Şunu belirtmek gerekir ki, bu ortak bildiriyi yayınlayan ülkeler arasında Mısır, Ürdün, Sudan, Türkiye ve Filistin otoritesi gibi Yahudi varlığını tanıyan ülkeler veya varlıklar yer almaktadır.Eğer onlar itirazlarında samimi olsaydı, bu hainin tanımasını geri çekip, bu gaspçı varlıkla ilişkilerini keserlerdi.
Aynı şekilde İslam İşbirliği Teşkilatı'nın 57 üye devletinden yaklaşık 32'si Yahudi varlığını tanımakta ve onunla diplomatik ve ticari ilişkileri sürdürmekte olup Yahudi varlığının bekasının nedenlerini sağlamaktadırlar.Ama bu örgüt, Yahudi varlığı ile ilişkilerini sürdürmelerinden dolayı üyelerini cezalandırmamaktadır.
Bu örgüt, ülkeler olarak adlandırılan parçalardan oluşan bir örgüt olup İslam'a aykırı olan bu parçaları ve bölünmeleri muhafaza etmektedir.Her bir parça, kardeşini tanıyıp ona saygı duymakta olup bunların hepsi de sömürgeci tarafından oluşturulmuş parçalardır.
Eğer Amerika ve Batı ülkeleri Somaliland'ın ayrılmasını tanımış olsalardı, bu ülkeler ve bu örgüt asla itiraz etmez ve bu bölgeyi ayrı bir devlet olarak tanırlardı.Tıpkı 2011'de Güney Sudan'ın ayrılmasında olduğu gibi; zira bu ülkeler Güney Sudan'ı bağımsız ve egemen bir devlet olarak tanıyıp kabul etmişler ve bu ülkelerin başında bizzat Sudan, Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı, Mısır, Türkiye, Libya, Ürdün, Katar, Somali, Bahreyn, Yemen ve diğerleri yer almıştı. Yani onların pozisyonları Amerika ve Batı ile bağlantılı olup bağımsız değillerdir.
Aynı şekilde İslam İşbirliği Teşkilatı ve onun üye devletleri, Somaliland bölgesinin 1991'de ayrılışını ilan etmesinden bu yana Somaliland'ı Somali'ye ilhak etmek için çalışmamış ve Amerika'nın ne karar vereceğini beklemişlerdir. Görünüşe göre Amerika, Somali'nin bu bölgeyi ilhak etmek için çalışmasına izin vermemiştir; çünkü Somali Amerika'yı takip etmekte olup onun Amerika'ya bağlılığını reddedenlerle savaşmasına izin vermekte ve onları terörist olarak adlandırmaktadır.
Ayrıca Amerika, Türkiye'den Somali'nin koruyucusu olarak belirlediği Somaliland bölgesini ilhak etmesinde Somali'ye destek olmasını istememiş ve Azerbaycan'daki nüfuzunu güçlendirmek, Ermenistan'ı Rusya'dan almak ve onu kendi nüfuzuna dahil etmek için Türkiye'den, Azerbaycan'ın Karabağ bölgesini ve Ermeniler tarafından işgal edilen diğer bölgeleri kurtarmasında ona destek olmasını istemiştir.
Öte yandan Yahudi varlığı, sözde uluslararası hukuku veya Birleşmiş Milletler şartını hiçe saymakta, Amerikan desteğiyle gece gündüz bunları ihlal etmektedir; zira kuşatma, öldürme, aç bırakma, yerinden etme ve yıkım gibi Gazze'de yaptığı gibi bunu Batı Şeria'da da yapmaya başlamıştır.
Öte yandan Yahudi varlığı, İslam beldelerinin bedenine, içeriden öldürmek için ekilmiş bir virüstür; zira o, Filistin'i gasp etmiş, halkının çoğunu yerinden etmiş ve onlara karşı en iğrenç suçları işlemiş olup bunların en sonuncusu ise Gazze'deki soykırımdır. Ayrıca Yahudi varlığı, İslam beldelerinin tamamı için bir tehdit haline gelmiş olup son zamanlarda Suriye'nin güneyini ve Lübnan'ın bazı bölgelerini işgal ederek bu iki ülkeye neredeyse her gün saldırılar düzenlemektedir.
Bu virüs, İngiltere'nin liderliğinde ve tüm Batı ülkelerinin desteğiyle Batı tarafından önceden planlanmış bir planla ekilmiş, daha sonra bu plan Batı'nın lideri olan Amerika tarafından benimsenmiş, onu besleyip geliştirmiş ve onu her türlü imkânla desteklemeye devam etmiş, böylece bu varlık, İslam ümmetini yok etmek, onun kurtulmasını, kalkınmasını ve ümmetin tekrar İslam risaletini dünyaya taşıyan ideolojik bir devlet haline dönüşmesini engellemek için ölümcül bir araç haline gelmiştir.
Bu ümmetin kıskanç evlatlarının vaciplerini yerine getirerek İslam beldelerini sömürgecinin boyunduruğundan kurtarmak ve onları, İslam ile hükmeden tek bir devlet, yani Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafet Devleti altında birleştirmek için çalışanlara destek vermeleri gerekir.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Esad Mansur



