- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
İşgalciyle Koordinasyon Bir Taktik Haline Geldiğinde!
Haber:
Salı günü, yani 06/01/2026'da, Suriye ve Yahudi varlığı, ABD'nin ev sahipliğinde Fransa'nın başkenti Paris'te iki gün süren yeni bir görüşme turunu tamamladı ve tur, istihbarat bilgi alışverişi yapmak ve askeri gerilimi azaltmak için bir irtibat hücresi kurulmasıyla sonuçlandı. (El Cezire)
Yorum:
Bu açıklama diplomatik bir adım değil, aksine gerçekçilik ve çıkar adına kaldırılan ve sabitelerin bağrına saplanan bir hançerdir!Toprakları gasp eden ve çocukları öldüren bir düşmanla güvenlik koordinasyonu, ihanetten başka bir şeyle adlandırılabilir mi?Hakları gasp edenlere ve kan dökenlere ekonomik kapılar açmak, zimmetleri alıp satmaktan başka bir şeyle nitelendirilebilir mi?
Kur'an-ı Kerim, kesin bir açıklıkla nazil olmuştur: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا عَدُوِّي وَعَدُوَّكُمْ أَوْلِيَاء تُلْقُونَ إِلَيْهِم بِالْمَوَدَّةِ وَقَدْ كَفَرُوا بِمَا جَاءكُم مِّنَ الْحَقِّ “Ey iman edenler! Eğer benim yolumda savaşmak ve rızamı kazanmak için çıkmışsanız, benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanlara sevgi göstererek, gizli muhabbet besleyerek onları dost edinmeyin. Oysa onlar, size gelen gerçeği inkâr etmişlerdir.” [Mümtehine 1]
Bu saldırganlar ve işgalciler sadece tek bir tavrı hak ediyorlar ki o da savaşmaktır; bu yüzden taktik gerekçesi altında onlarla işbirliği yapan herkes emanete ve ümmete ihanet etmiş demektir; Allah rahmet eylesin Ömer Muhtar, İtalyan komutanın kendisiyle pazarlık ederken “Libya’yı bana bırak, sana altın ve para vereyim” dediğinde doğru ve şerefli bir tavır sergilemiştir! Dolayısıyla taktiklerden veya geçici çıkarlardan bahsetmemiş, aksine hak sözü söylemiş ve düşmanla uzlaşmamıştır. Bugünkü adam kılıklılar nerede, dünkü adam gibi adamlar nerede?!
Allah'ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem üç bin mücahitten oluşan bir ordu gönderdiğinde ve bu ordu iki yüz bin kişilik bir orduyla karşılaştıklarında, uzlaşalım demediler; aksine üç komutanları Zeyd, Cafer ve Abdullah, bir ellerinde kılıçları, diğer ellerinde bayraklarını tutarak şehit olana ve hak galip gelene kadar savaştılar; çünkü onlar, sabiteler hakkında pazarlık yapmanın ölüm anlamına ve sabiteler yolunda ölmenin ise hayat anlamına geldiğini biliyorlardı.
Mescid-i Aksa'yı kirleten, Golan Tepeleri'ni işgal eden ve Gazze'yi terörize edenlerle Trump'ın şemsiyesi altında oturmanın ne tür bir hikmeti olabilir ki?!düşmanın güvenliğini halkın güvenliğinden daha öncelikli tutan ve Amerikan istihbaratının ipleriyle sınırlandırılmış bir egemenliği kabul eden nasıl bir devletin inşasıdır bu?!Bu inşa edilen bir devlet değildir, aksine ajanlık ve boyun eğmektir.
Nitekim Yahudi varlığının güvenliğine saygı gösterilmesini müzakere şartı haline getirdiler; sanki Müslümanların topraklarının güvenliği işgalcinin rızasına bağlıymış gibi. İşte bu, akıtılan kanlara, ihlal edilen topraklara ve en aşağılık şekilde istismar edilen dine karşı büyük bir ihanettir.
İdeolojiyi satın alıp satanlar şunu bilsinler ki, tarih kaydetmekte ve ümmet de yargılamakta olup Allah, kendisine ortak koşanları affetmeyecektir.Bugün düşmanı dost edinen bir kimse, kendisini Allahu Teala'nın şu kavlinin arasına koymuştur: وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَإِنَّهُ مِنْهُمْ “Sizden her kim ki, onları dost edinirse; o da, onlardandır.” [Maide 51] Ve Subhanehu’nun şu kavlinin: وَاتَّخَذُوا مِن دُونِ اللَّهِ آلِهَةً لِّيَكُونُوا لَهُمْ عِزّاً * كَلَّا سَيَكْفُرُونَ بِعِبَادَتِهِمْ وَيَكُونُونَ عَلَيْهِمْ ضِدّاً“Onlar kendilerine bir itibar ve güç vesilesi olsun diye Allah'tan başka tanrılar edindiler.Hayır, hayır! O putlar onların ibadetini tanımayacaklar ve kendilerine hasım olacaklar.” [Meryem 81-82]
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Hatice Salih



