Cuma, 21 Zilkâde 1447 | 2026/05/08
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Yahudi Varlığının Uykusunu Kaçıran Kâbus

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Yahudi Varlığının Uykusunu Kaçıran Kâbus

 

Haber:

Yahudi varlığı içinde artan endişe ve tartışmaların ortasında emekli Tümgeneral Yitzhak Brik, olası bir Mısır saldırısı konusunda uyarıda bulunarak, 2026 Bedir tatbikatlarını 73 Savaşı’ndaki stratejik savunma planına benzetti; zira o dönemde Mısırlılar siyasi ve askeri düzeyi aldatarak, tüm varlığı şaşkına çeviren bir savaşı başlatmayı başarmışlardı.

Ayrıca Brik, Yahudi varlığının, Mısır ile Türkiye arasında olası bir ittifaktan dolayı yükselen stratejik bir tehditle karşı karşıya olduğu konusunda da uyarmış ve varlığının, oluşabilecek bu ittifakın onu iki bölgesel güç karşısında zorlu bir savaşa sürükleyebileceğini henüz kavrayamadığını belirtmiştir.

Yorum:

Son zamanlarda mevcut ve eski Yahudi varlığı liderleri ile aynı şekilde medya mensupları ve analistler arasında, Mısır, Türkiye ve Pakistan’ın da aralarında bulunduğu birçok Müslüman ülkesine karşı şikâyet ve endişe dili önemli ölçüde artmıştır.

Bu endişe ilk bakışta, bu ülkelerdeki mevcut sistemlerin ve liderlerin doğası gereği, Yahudi varlığına herhangi bir zarar vermek bir yana ona saldırı planlamayı bile düşünmeyen sistemler olmaları nedeniyle ciddiyetsiz ve yersiz görülebilir.

Ancak bu uyarıların tekrarlanması, varlığın bazı liderlerinde gerçek bir kaygının derinleştiğini ifade etmekte ve bu da onları, Mısır, Türkiye, Pakistan ve diğerlerine karşı kışkırtmanın dozunu artırmaya sevk etmektedir; hedef ise bu ülkeleri stratejik ve saldırı silahlarından arındırmaktır; yoksa bu rejimlerden bir güvensizlik hissettikleri için değildir; aksine Yahudi siyasi ve askeri liderleri ile onların araştırmacıları, analistleri ve medya mensupları, uykularını kaçıran bir kâbusun acısını çekmektedirler; bu kâbus ise, bu ülkelerin ordularının, eğer karar verirlerse ya da içlerindeki muhlis olanlar dizginleri ele geçirirse, kendi varlıklarını ortadan kaldırabilecek güçte olmalarıdır.

Yahudi varlığı, kibrine rağmen, Amerika ve Batı’nın ipine rağmen ve Müslüman ülkelerdeki mevcut rejimlerin onu korumasına rağmen, bu sızlanma, endişe ve kışkırtma yoluyla bize, en kötü korkularını ve en dehşet verici kâbuslarını yaşadığını göstermektedir; peki, Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in ümmetinin askerlerinden kim bu kâbusları gerçeğe dönüştürme şerefine sahip olacak?

Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَنُرِيدُ أَن نَّمُنَّ عَلَى الَّذِينَ اسْتُضْعِفُوا فِي الأَرْضِ وَنَجْعَلَهُمْ أَئِمَّةً وَنَجْعَلَهُمُ الْوَارِثِينَ وَنُمَكِّنَ لَهُمْ فِي الأَرْضِ وَنُرِي فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَجُنُودَهُمَا مِنْهُم مَّا كَانُوا يَحْذَرُونَ “Biz ise, o yerde güçsüz düşürülenlere lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve onları vârisler kılmak, o yerde onları iktidar yapmak; Firavun ile Hâmân’a ve ordularına, onlardan (İsrailoğullarından gelecek diye) korktukları şeyi göstermek istiyorduk.” [Kasas 5-6]

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Abdullah Hamad el-Vadi

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER