- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Etiyopya, Sudan’daki Savaşa ve Onun Parçalanmasına Katkıda Bulunuyor
Haber:
Ordu sözcüsü General Asım Awad Abdulvahab, Etiyopya'nın Bahir Dar havaalanından kalkan insansız hava araçlarının Sudan hava sahasında saldırı uçuşları gerçekleştirdiğini ve aralarında Hartum Uluslararası Havaalanı'nın da bulunduğu askeri ve sivil yerleri vurduğunu söyledi. (El Cezire Net, 06/05/2026)
Sudanlı askeri bir kaynağın AFP'ye verdiği bilgiye göre, Sudan'ın Etiyopya'ya yönelttiği suçlamalar, Hartum Havalimanı ile Omdurman'daki Vadi Sidna Üssü'nün insansız hava araçlarının saldırılarına maruz kalmasının ertesi günü geldi; ayrıca füzelerden biri havalimanının yakınındaki bir yerleşim bölgesine düştü. (Ajanslar)
Yorum:
Sudan'ın Etiyopya'yı saldırılar düzenlemekle ve ayrılıkçı Hızlı Destek Güçleri'ni desteklemekle suçlaması ilk kez olmuyor; zira geçtiğimiz Mart ayında da Sudan hükümeti, Etiyopya'dan kalktığını söylediği insansız hava araçlarıyla yapılan saldırıları ilk kez kınamış ve Nisan 2026'da ABD'deki Yale Üniversitesi Araştırma Birimi tarafından yayınlanan bir raporda, Sudan sınırına yakın bir Etiyopya askeri üssünün Hızlı Destek Güçlerine destek sağladığı belirtilmişti. (El Cezire Net)
Etiyopya, Sudan’daki bu lanetli ABD savaşına katkıda bulunmaktadır; zira geçen yılın sonundan bu yana uluslararası raporlar, Etiyopya topraklarında Hızlı Destek Güçleri’ni eğitmek ve desteklemek için hava koridorları ve insansız hava aracı hangarlarıyla donatılmış büyük bir kampın varlığını ortaya çıkarmıştır. Ayrıca uydu görüntüleriyle desteklenen bu raporlar, silah sevkiyatlarının Hızlı Destek Güçleri’ne aktarıldığına dair onlarca uçuşa da işaret etmektedir. (Şarkul Avsat, 07 Mayıs 2026)
Etiyopya, sınırlı ya da kapsamlı askeri operasyonlarla, Sudan'ın bölünmesine ilişkin ABD'nin çıkarlarına katkıda bulunmaktadır; tıpkı Avrupa'daki muhalefeti kontrol atına almak ve Darfur'u ayrılmaya hazırlamak amacıyla Sudan'daki savaşta olduğu gibi.
Etiyopya Devlet Başkanı Abiy Ahmed, Amerika’nın Doğu Afrika’daki adamıdır; zira Etiyopya’daki yönetim, 1977 yılında subay Mengistu Haile Mariam’ın liderliği altında yerleşmiş olup, yöneticiler değişmesine rağmen şu ana kadar Amerika’ya tabi olarak kalmaya devam etmiştir.
Etiyopya’da Müslümanlar sayıca üstün olmasına rağmen, -15/04/2015 tarihli El Cezire Araştırmalar Merkezi’ne göre oranlarının yaklaşık %60 olduğu tahmin edilmektedir- ancak ülke, Eritre’de olduğu gibi Hristiyan bir karaktere sahip olup sömürgeci Batı bu yöneticileri, Nahda Barajı gibi gerilimler oluşturmak, sorunlar çıkarmak ve krizler üretmek için kullanmaktadır. Aslında Sudan yöneticileri, saldırılarını beklemek yerine yolu kesmek için harekete geçmelidirler.
Ordunun Kordofan cephelerinde aktif olduğu bir zamanda Etiyopya'nın bu saldırıları bize, geçen yıl Sudan’ın doğusundaki Port Sudan saldırılarını hatırlatmaktadır; zira bu saldırlar orduyu, El-Faşir’e saldırmaktan uzaklaşmaya zorlamıştı. Bu saldırıların Darfur ile bağlantılı olması göz ardı edilemez; zira ABD Başkanının Arap ve Afrika işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos, iki yüzlü bir şekilde ülkesinin saldırıyı kınadığını açıklamış ve savaşan taraflara insani bir ateşkesi kabul etmeleri ve kalıcı bir ateşkes için müzakere etmeleri çağrısında bulunmuştu.
Sudan hükümeti, Dışişleri Bakanı Muhyiddin Salim'in bir basın toplantısında Sudan'ın Etiyopya Büyükelçisini istişare amacıyla çağırdığını duyurmakla yetinmiştir; zira Bakan, “Hükümet olarak bu saldırıya, belirlediğimiz şekil ve yöntemle karşılık verme hakkına tamamen sahibiz” dedi. Ama şimdiye kadar bu saçmalıkları durduracak etkili bir adım atıldığını işitmedik!!
İster Etiyopya'daki Müslümanlara yönelik saldırı durumları olsun, ister yaklaşık 45,5 milyonluk nüfusa sahip olup El Cezire Ansiklopedisi'ne göre aralarında yaklaşık 24,1 milyon askere alınabilir insan gücü olan Sudan'ın iç kesimlerinde meydana gelen son saldırılar olsun bu elverişli koşullarda Sudan'daki ordu komutanlarının, bu saçmalıkları durdurmak ve Abiy Ahmed ile onun gibilere şeytanın vesveselerini unutturmak için Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafeti ilan etmelerinin ne zararı olabilir ki?!
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Yakup İbrahim – Sudan



