Pazar, 30 Zilkâde 1447 | 2026/05/17
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Mescid-i Aksa Kırmızı Çizgi Değil, Bir Akidedir

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Mescid-i Aksa Kırmızı Çizgi Değil, Bir Akidedir

 

Haber:

Mescid-i Aksa, bugün yani Perşembe günü, yerleşimciler tarafından avlusuna yönelik bir dizi geniş çaplı baskınlara sahne oldu; bu baskınlar sırasında Talmud duaları okundu, kışkırtıcı danslar yapıldı ve ırkçı sloganlar atıldı. “Bayrak Yürüyüşü” başlamadan önce, Yahudi bakanlar, Knesset üyeleri ve aşırı sağcı hahamlar da bu baskınlara katıldı; tüm bunlar, İbrani takvimine göre Yahudi varlığının 1967’de Kudüs şehrinin doğu kıyısını işgal etmesini kutladığı “Kudüs'ün Birleşmesi Günü” olarak adlandırdıkları günle eş zamanlı olarak gerçekleşmiştir. Yahudilerin bu tırmanışıyla eş zamanlı olarak, Başbakan Netanyahu yaptığı açıklamada, “Tüm dünyaya şunu söylüyorum: Kudüs, İsrail egemenliği altında birleşik, tarihi ve ebedi başkentimiz olarak kalacaktır” dedi.

Ürdün, Ben-Gvir’in Mescid-i Aksa'ya düzenlediği baskını “ve radikal yerleşimcilerin cami avlusunda İsrail bayrağı açma provokasyonlarını kınayarak, bu eylemleri Kudüs'ün tarihi ve hukuki statükosunun açık bir ihlali olarak değerlendirdi. Ürdün Dışişleri Bakanlığı, Mescid-i Aksa'nın tarihi ve hukuki statüsüne yönelik ihlallerin sürmesi durumunda yaşanabilecek ciddi sonuçlar ve tırmanışlar konusunda uyarıda bulunarak, Mescid-i Aksa’nın tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğu yönündeki tarihi ve hukuki vurgusunu yineledi. Ürdün Vakıflar Bakanlığına bağlı Kudüs Vakfı ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesi’nin, Mescid-i Aksa’nın tüm işlerini yönetme ve girişini düzenleme konusunda tek yasal merci ve münhasır yetkili kurum olduğunu vurguladı.” (El Cezire)

Yorum:

Kınama, uyarı ve vurgulama arasında soru şudur: (Bugün Ben Gvir’in el-Aksa artık kırmızı çizgi değildir sözüne işaretle) çizgilerimiz hala kırmızı mı? Biz cevap veriyoruz; El-Aksa kırmızı çizgi değildir, aksine bir akide olup bunun dışında kan dökülür.

Nitekim onlar tüm çizgileri ve sınırları aştılar; zira onlar, Gazze’den Lübnan’a ve Suriye’ye kadar her yerde yıkım saçıyorlar, savaş açıyorlar, öldürüyorlar ve bu boyun eğmiş aşağılık rejimlerin gölgesinde orayı burayı yağmalıyorlar. En şaşırtıcı olanı ise, bu haberle eş zamanlı olarak, Suriye Dışişleri Bakanı'nın Yahudi varlığıyla sakin ve istikrarlı ilişkiler kurmayı arzuladığını açıklamasıdır!! Heyeti ile Yahudi varlığı arasında verimli ve olumlu görüşmelerden dönen Lübnan da var!

Bu ajan yöneticilerin köklerinden sökülüp atılmaları ve ülke onların pisliğinden ve utancından temizlenmesi gerekir; çünkü onlar, halklarını zillet, aşağılanma, utanç ve küçülmüşlük içinde boğdular, öyle ki sayıları çok olmasına rağmen hiçbir ağırlıkları kalmamıştır.

Mescid-i Aksa sizi çağırıyor; peki kim icabet edecek?! Ey Müslüman orduları; İsra'yı ve esirleri kurtarmak, Sykes-Picot sınırlarını yıkmak, Filistin, Ürdün, Lübnan ve Suriye’yi birleştirmek ve Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in sancağı altında tek bir Halife’nin yönettiği tek bir ümmet olmaya geri dönmemiz için ne zaman harekete geçeceksiniz ki böylece hakların korunduğu, adaletin hâkim olduğu ve insan onurunun muhafaza edildiği bir toplumda kutsallarımız korunacak, insanlar zulümden, sömürüden ve fesattan kurtulacaktır?!

Son olarak size, Allahu Teala’nın şu kavlini hatırlatıyorum: وَإِنِ اسْتَنصَرُوكُمْ فِي الدِّينِ فَعَلَيْكُمُ النَّصْرُ "Sizden din konusunda yardım istediklerinde yardıma icabet etmeniz sizin üzerinize vaciptir." [Enfal 72]

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Müne Semih

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER