Perşembe, 11 Zilhicce 1447 | 2026/05/28
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Yahudi Varlığının Kibri... Havası Fazla Şişirilmiş Bir Balondur

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Yahudi Varlığının Kibri... Havası Fazla Şişirilmiş Bir Balondur

Haber:

Sumud Filosu organizatörleri, Gazze'ye yardım ulaştırmaya çalışan teknelerde gözaltına alındıktan sonra Yahudi varlığı tarafından serbest bırakılan aktivistlerin fiziksel ve cinsel istismara maruz kaldıklarını, başlarına ve kaburgalarına darp edildiklerini ve yaralanmalar nedeniyle hastaneye kaldırıldıklarını, en az 15 kişinin cinsel saldırı, istismar ve aşağılayıcı tacize maruz kaldıklarını, bunların arasında tecavüz vakalarının da bulunduğunu belirttiler.

İşgal ordusu, Gazze Şeridi'ne yardım malzemesi ulaştırmayı hedefleyen gönüllüler filosunun yolunu kesmek amacıyla Salı günü uluslararası sularda 50 teknede bulunan 430 kişiyi tutuklamıştı. (Ma'an Haber Ajansı)

Yorum:

Bu kibir, Yahudi varlığı için yeni bir şey değildir; dolayısıyla bu, bu varlığın Gazze halkına ve tüm Filistin'e karşı iki buçuk yılı aşkın bir süredir uyguladığı suç ve vahşet dolu yürüyüşünün sadece kısa bir kesitinden ibarettir. Ancak bu kez yeni olan şey bu sahnenin, Filistin’den değil; aralarında uzun zamandır Yahudi varlığını destekleyen, ona arka çıkan Fransa, İtalya ve Almanya gibi ülkeler de dahil olmak üzere Batı’dan gelen aktivistlerle birlikte tekrar ediyor olmasıdır.

Dolayısıyla Yahudi varlığının dünyaya yönelik mesajı artık netleşmiştir; yani kendi hedef ve gayeleriyle çatıştığı sürece; ne uluslararası hukuku, ne uluslararası suları, ne insan haklarını ne de herhangi bir değer veya ahlakı zerre kadar umursamamaktır. İşte bu yüzden Ben-Gvir, Aşdod Limanı'nda gözaltında tutulan, gözleri bağlanmış ve yerde elleri kelepçeli vaziyetteki Küresel Sumud Filosu aktivistlerine yönelik eziyet ve aşağılama sürecini bizzat yönetirken çekilmiş bir videoda tam bir küstahlıkla boy göstermiştir; bunu da Gazze halkına yönelik suçların durdurulmasını talep eden herkesin birer terörist veya terör destekçisi olduğu gerekçesiyle yapmıştır.

Üstelik Yahudi varlığı, Sumud Filosu'nun askeri bir filo olmadığını, aksine sivil ve medya eksenli bir filo olduğunu; Gazze üzerindeki ablukayı kaldıramayacağını ya da oradaki halka yönelik işlenen suçları sonlandıramayacağını çok iyi bilmektedir; buna rağmen kibrinin şiddetinden, haddi aşmada ve saldırganlıkta geldiği ileri boyuttan ötürü en ufak bir sempatiye veya sembolik bir yardıma dahi tahammül edememektedir. ذَلِكَ بِأَنَّهُمْ قَالُواْ لَيْسَ عَلَيْنَا فِي الأُمِّيِّينَ سَبِيلٌ “Bu da onların, «Ümmilere karşı yaptıklarımızdan dolayı bize vebal yoktur» demelerindendir.” [Al-i İmran 75]

Ne yazık ki Yahudi varlığının kibri, hiçbir dayanağı olmayan bir balondur. Fakat Batılı yöneticilerin ve sömürgeciliğin Yahudi varlığı ile suç ortaklığı yapması, Müslümanların başındaki yöneticilerin onun suçları karşısında sessiz kalması, hatta bazılarının onunla komplo kurması ve ümmetin ordularının da Filistin halkına yardım etmekten geri durması; Yahudi varlığını, bağlı bir aslanın önünde kası kasıla yürüyen bir fareye dönüştürmüştür! Eğer Yahudi varlığı, ümmetin ordularından tek bir ordunun bile Filistin ve halkına yardım etmek için harekete geçeceğini sadece hissetmiş bile olsaydı, korkudan tir tir titrer ve kötülüklerine son verirdi ama o, cezalandırılmayacağından emin oldu ve bu yüzden edepsizleşti.

Yaşananlar, Filistin'i kurtarmanın, Gazze'ye ve halkına yardım etmenin ve onları Yahudilerin pençelerinden kurtarmanın, ümmetin ordularının gücünden başka hiçbir yolu olmadığını bir kez daha teyit etmiştir; zira bu durum orduların görevi olup buna güç yetirebilecekler de onlardır; aksi takdirde Filistin işgal altında kalmaya devam edeceği gibi bizler de bu suç, aşağılama ve kibir sahnelerini görmeye devam edeceğiz.

Aslında yaşananlar şu kanaati pekiştirmiştir; Filistin’e yardım etmek, gözleri meselenin gerçek çözümünden başka yöne çeviren ve Müslümanlardaki coşku birikimini boşaltan sivil ve gösteriş amaçlı filolar aracılığıyla olmayacaktır; aksine bu yardım; tekbirler ve tehliller eşliğinde, Allah’a tevekkül ederek yola çıkan ve günah ve münkeratın karışmadığı Müslümanların ordularına ait askeri savaş filolarıyla olacaktır. Zira zafer ancak Allah katındandır. وَمَا النَّصْرُ إِلاَّ مِنْ عِندِ اللّهِ الْعَزِيزِ الْحَكِيمِ "Zafer ancak Aziz ve Hakim olan Allah'ın katındadır." [Al-i İmran 126]

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Müh. Selahaddin Adada

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER