Salı, 16 Zilhicce 1447 | 2026/06/02
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
ABD, Umman'ı Tehdit Edip Korkutuyor

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber - Yorum

ABD, Umman'ı Tehdit Edip Korkutuyor

Haber:

ABD Başkanı Trump, Çarşamba günü, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması meselesinde İran’ın yanında yer alması halinde ABD’nin müttefiki Umman’a saldırmakla tehdit etti. Trump, İran ve bu Körfez ülkesinin su yolunu kontrol etmesine izin verecek kısa vadeli bir anlaşmayı kabul edip etmeyeceği sorusuna yanıt olarak, Umman'ın “uygun davranması” gerektiğini, aksi takdirde “onları havaya uçuracağını” söyledi. Trump, Beyaz Saray'da düzenlenen yönetiminin toplantısı sırasında gazetecilere, “Hayır, boğaz herkese açık olacak” dedi. Ve şöyle devam etti: “Burası uluslararası sulardır ve Umman da herkes gibi uygun davranacaktır; aksi takdirde onları havaya uçurmak zorunda kalacağız. Bunu anlıyorlar ve her şey yoluna girecek.” (En-Nahar, 28/05/2026)

Yorum:

Amerika, karşısında adam gibi duracak Arap bir lider göremediği için küstahlığı ve zorbalığı daha da artmıştır. Belki de bu şekilde, içine düştüğü çıkmazdan kaçmak istemektedir; zira İran rejimini ortadan kaldırmada başarısız olduğu gibi, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemiler üzerindeki kontrolünü engellemekte de başarısız olmuştur.

Böylece, Venezuela'nın liderine yaptıklarını hatırlatan hayali zaferler uydurmaya başladı; ancak Arap liderlerden daha iyisini bulamadı! Çünkü onların, hükümlerini ümmetin değil, kendilerini iktidara getiren Batı hükümetlerinin desteğine dayandırdıkları için, her türlü aşağılanmaya ve kendilerine dayatılan her şeye razı olduklarını biliyordu. Böyle bir gerçeklik karşısında, çoğu Arap yöneticilerin iktidar koltuğunda kalmak için Batı'nın çıkarına her türlü eylemi gerçekleştirmesi şaşırtıcı değildir.

Ancak gerçek çıkmaz, bu adam kılıklı yöneticilere verilen bu rolde yatmaktadır; çünkü Amerika, onların bölgedeki rollerini sadece kaçırma, işkence ve haydutluk yapan çeteler düzeyine indirgemesinin ardından, onlara kapasitelerinden daha büyük dosyalarda güvenmesi mümkün değildir. Peki gerçekliği böyle olan biri, düşmanları ülkeyi işgal etmekten uzak tutmanın yanı sıra dış işgale de karşı koyabilecek gerçek bir askeri güç inşa edebilecek mi?

O halde İslam ümmeti için geriye, İslam'ın hadari projesine yardım etmek ve Allah Azze ve Celle’nin dünyada ve ahirette vaat ettiklerine sevinerek ve sahip oldukları muazzam kapasitelerin ve dahili ve harici düşmanlara karşı koyma gücünün farkına vararak harekete geçmek için çabalarını samimi kişilerle birleştirmesi kalmıştır. Evet, ümmetin kapasitelerini düşmanlarının elinde değil, kendi elinde tutması gerekir; bu ise ancak ümmetin, bir asırdan fazla süre uluslararası sahneyi şekillendirmekten uzak kalmasının ardından yeniden Allah’ın indirdikleriyle hükmetmeye başlamasıyla mümkün olacaktır.

Allahu Teala şöyle buyurmuştur: مَن كَانَ يُرِيدُ الْعِزَّةَ فَلِلَّهِ الْعِزَّةُ جَمِيعًا إِلَيْهِ يَصْعَدُ الْكَلِمُ الطَّيِّبُ وَالْعَمَلُ الصَّالِحُ يَرْفَعُهُ وَالَّذِينَ يَمْكُرُونَ السَّيِّئَاتِ لَهُمْ عَذَابٌ شَدِيدٌ وَمَكْرُ أُوْلَئِكَ هُوَ يَبُورُ “Her kim izzet istiyorsa bilsin ki izzet tamamıyla Allah'ındır, ona hoş kelimeler yükselir onu da ameli salih yükseltir, kötülükler kuranlara gelince onlara şiddetli bir azap vardır ve onların tuzakları hep tarumar olur.” [Fatır 10]

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Nizar Cemal

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER