Cuma, 25 Muharrem 1448 | 2026/07/10
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
İşgalci Kendinden Emin Bir Şekilde Konuşuyorsa... O Zaman Bunu Ümmetin Yokluğunda Ara

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

İşgalci Kendinden Emin Bir Şekilde Konuşuyorsa... O Zaman Bunu Ümmetin Yokluğunda Ara

 

Haber:

Yahudi Varlığı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Yahudi varlığının kendini “yerleşim devrimi” olarak nitelendirmeye başladığını söyledi ve bu adımın Batı Şeria ile sınırlı kalmayacağını, Necef ve Celile’ye de uzanacağını vurguladı.

Smotrich’in açıklamaları, parlamentodaki çoğunluğunun devamını garanti edecek şekilde yerleşim yerlerini destekleyen aşırı sağ partilerin desteğine dayanan Netanyahu hükümetinin altında yerleşim yerlerinin genişlemesinin hızlandığı bir dönemde geldi. (El Cezire Net).

Yorum:

İşgal liderlerinin açıklamaları sadece kendi iç kamuoyuna yönelik mesajlar olmaktan çıkmış, bilakis projelerini ve emellerini açıkça ortaya koyan beyanlara dönüşmüştür; zira bu liderler, tepkilerin kınama ve eleştiri açıklamalarının ötesine geçmeyeceğinin farkındadırlar. İşgal liderlerinden biri ortaya çıkıp “yerleşim devriminden” bahsederek genişleme projeleriyle övündüğünde asıl soru, neden böyle bir şey söyledi? değildir; aksine asıl soru; bu kadar korkak ve ödlek bir adama, tüm bu öz güvenin nereden geldiğidir?!

Korkak Yahudilerin bu cüretkârlığı bir boşluktan doğmamıştır; aksine Müslümanların parçalanmışlığı ve acziyetiyle karakterize olan bir gerçeklik tarafından beslenmiştir; hatta Yahudi varlığı, karşı karşıya kalacağı en büyük şeyin kınama açıklamalarından ibaret olacağından emin bir hale gelmişken, buldozerler ise toprağa el koymaya devam ettiği gibi yerleşim yerlerine yeni gerçeklikleri dayatmaya da devam etmektedir.

On yıllar boyunca süren siyasi ihmalkârlık, işgalin devam etmesine ve genişlemesine zemin hazırlayan faktörlerden biri olmuştur; çünkü toprağı kurtarmaya ve hakları savunmaya yönelik ciddi bir irade her ne zaman kaybolsa, işgal zamanın kendi lehine işlediğinden ve ümmetin gerilemesi karşısında kendi projesinin ilerlediğinden bir o kadar emin olmaya başlamıştır.

Bu nedenle tehlike, şu ya da bu yetkilinin yaptığı açıklamada değil, aksine bu tür açıklamaların bu kadar kendinden emin bir şekilde yapılmasına imkân tanıyan gerçeklikte yatmaktadır. Eğer ümmet bölünmüş haline devam ettiği gibi liderleri de çabalarını birleştirmekten ve devasa imkânlarını kullanmaktan aciz kalmaya devam ederse, işgalcilerin hırsları bir sınırda durmayacaktır; çünkü tarih, genişleme projelerinin, bunu caydıracak biri olmadığında giderek yayıldığını öğretmiştir.

Ancak aynı tarih, başka bir ders daha taşımaktadır; yani bu ümmetin, birleşik ve güçlü aşamalar yaşadığını ve bu aşamalarda topraklarını korumayı, kutsallarını savunmayı ve diğer milletler arasında kendi saygınlığını kabul ettirmeyi başardığını öğretmiştir. Bu ise sloganların gücüyle değil, aksine ümmeti bir araya getiren bir liderliğin varlığı, yönetimde adalet, kararda birlik ve ümmetin potansiyelinin gerçek anlamda değerlendirilmesi sayesinde gerçekleşmiştir.

Filistin nutuklarla ve mevsimlik kınamalarla özgürleşmeyecektir; aksine ümmetin kendi kararına yeniden sahip olması, saflarını birleştirmesi ve hakları koruyup onuru muhafaza edebilecek siyasi bir proje inşa etmesi ve mazlumlara yardım etmeye ve hakkı ikame etmeye davet eden İslami değerlere bağlı kalmasıyla özgürleşecektir.

Bundan dolayı bugünkü görev, işgalcinin açıklamalarına öfkelenmekle yetinmek değildir; aksine ümmetin bilincini canlandırmaya, birliğine davet etmeye ve gerçekliğini ciddi bir şekilde ıslah etmeye çalışmaktır ki böylece işgalci, bölünmenin kendi projelerinin en büyük müttefiki olduğu konusunda güvende olmaya devam etmesin ve ümmet de haklarını ve kutsallarını savunma gücünü yeniden kazansın.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Abdulazim Haşlemon

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER