Pazar, 12 Safer 1448 | 2026/07/26
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Haberlere Bakış: 23/07/2026

بسم الله الرحمن الرحيم

Haberlere Bakış
23/07/2026

ABD ve Suudi Arabistan, nükleer enerji kullanımıyla ilgili bir anlaşma imzaladı

ABD, 22/7/2026 tarihinde Suudi Arabistan ile nükleer enerjinin barışçıl kullanımları alanında işbirliği için bir anlaşma imzaladı. Suudi Enerji Bakanlığı şunları söyledi: “Anlaşma, ikili işbirliğini güçlendirmeyi ve deneyim, bilgi ve teknolojilerin paylaşımını desteklemeyi hedeflemektedir; bu da nükleer güvenlik, emniyet ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesi ile ilgili en yüksek uluslararası standartlara göre nükleer enerjinin barışçıl kullanımlarının geliştirilmesine katkıda bulunacaktır.”

ABD Enerji Bakanlığı şunları söyledi: “Anlaşma, on yıllara yayılan ve milyarlarca Dolarlık bir ortaklığın yasal çerçevesini oluşturuyor; ayrıca anlaşma, her iki ülkenin enerji güvenliğini ve ortak stratejik çıkarlarını güçlendiriyor.”

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio şunları söyledi: “Suudi Arabistan, önemli bir stratejik ortak olarak kabul edilmektedir.” Ve şöyle dedi: “Bu ülkeyle nükleer enerji alanında bir işbirliği anlaşması imzalamak mantıklıdır; bu tür herhangi bir anlaşma güvenceleri içerecektir ve Amerika, sivil nükleer anlaşmalar imzalamak için sürekli fırsatlar aramaktadır.”

Amerika, Suudi Arabistan da dahil olmak üzere birtakım ülkelerle bu tür anlaşmalar imzalayarak, bu ülkelerin kendi denetimi dışında herhangi bir nükleer faaliyette bulunmasını engellemekte ve bu faaliyetleri, kendi ekipmanları, cihazları ve uzmanlarıyla tamamen barışçıl amaçlar için %3,67’yi aşmayan düşük orandaki uranyum zenginleştirmeyle sınırlandırmaktadır. Böylece bu ülkenin nükleer silah üretimine yönelmesini önlemek amacıyla nükleer enerji sanayiinde bağımsızlığını kazanmasını engellemektedir. İşte bu ve diğer amaçlardan dolayı Amerika, İran’ın nükleer silah üretmesini engellemek için ona karşı bir savaş açmıştır; zira İran, nükleer sanayiini geliştirerek uranyumu %60 oranında zenginleştirmeyi başarmış ve nükleer silah üretip düşmanlarını korkutan bir devlet haline gelmek için %90 oranına ulaşmasına çok az kalmıştı. Çünkü nükleer silahlar, nükleer savaş başlıkları taşıyan uzun menzilli füzelerin yanı sıra günümüzde düşmanları korkutan en güçlü bir silah haline gelmiştir.

Bu şekilde Amerika, Enerji Bakanlığı’nın da açıkladığı gibi milyarlarca Dolar kazanmak istiyor; aynı şekilde Suudi Arabistan’ı, bölgede kendi çıkarlarına hizmet eden stratejik ortak, yani stratejik ajan adı altında önümüzdeki on yıllar boyunca kendisine bağlamak istiyor. Ayrıca Amerika, Suudi Arabistan’ın ve tüm bölgenin kendi boyunduruğundan kurtulmasını engellemek ve İslam ümmetinin evlatlarının bu ajan rejimlerden kurtulup Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafeti kurmaya yönelik faaliyetlerini sekteye uğratmak için önleyici bir hamle de gerçekleştirmektedir.

-----------

Burkina Faso Cumhurbaşkanı İslam’a, Müslümanlara ve Araplara saldırıyor

Burkina Faso Cumhurbaşkanı İbrahim Traore, 21/7/2026 tarihinde yaptığı bir konuşmada İslam’a, Müslümanlara, İslam hukuku öğrencilerine ve Araplara saldırdı. Ve şöyle dedi: “Bazı Arap ülkelerinde İslam hukuku, İslam kanunları ve İslam fıkhını öğrenen yaklaşık 800 veya daha fazla öğrencimiz bulunmaktadır. Onlar buraya, İslam hukukunu uygulamak için geliyorlar.” Ve şöyle dedi: “Onları ülkelerine geri gönderecekler; aksi takdirde Burkina Faso vatandaşlıklarını kaybedecekler; zira onlar, uzun zamandır bizi yok etmeye çalışıyorlar; her şey ilk olarak İslam fetihleriyle başlamış ve Afrikalılar, Arapların elinde bin yıldan fazla bir süre köleliğe maruz kalmışlardır.” İslam şeriatını uygulamaya çalışanları aşırılıkçı olarak ifade etti ve şöyle dedi: “Eğer sizin İslam’ınız buysa, ona karşı savaşacağız.”

Parlamentosu, 20/6/2026 tarihinde Din Özgürlükleri Yasası’nı onaylamış ve ülke yetkilileri yasayı “devletin laik yapısını pekiştirmeyi hedefleyen” bir yasa olarak ifade etmiştir; zira bu yasa, İslam’a davet etmek ve iyiliği emredip kötülüğü yasaklamakla savaşmakta ve insanları, hiç kimseye bu haramdır, bu münkerdir ve bunu yapmayın diye müdahale etmeden istediklerini yapan özgürler olarak bırakmaktadır. Bu nedenle bazı alimler ve İslam davetçileri tutuklamıştır; bu yüzden insanlar, laik yetkililerin keyfi uygulamalarını protesto etmek için gösteri düzenlemiş, bunun üzerine yetkililer yaklaşık 100 kişiyi tutuklamış ve başkent Vagadug’daki en büyük camiyi kapatmıştır.

Arabi 21 sayfası, Şeyh Sidi Mohamed Ould Şeyh Sidiya'nın şu sözlerini aktarmıştır: “Cumhurbaşkanı Traore'nin tarih konusunda yeterli bilgisi yoktur... İslam, Hicri 5. yüzyılda ticaret kervanları aracılığıyla Burkina Faso’ya ulaşmıştır... Araplar, Burkina Faso’ya halkını köleleştirmek için fatihler olarak girmediler... İslam, başlangıçta krallar ve seçkinlerle sınırlıydı, daha sonra toplumun içinde genişlemiştir; dolayısıyla İslam bu bölgeye, dini ve hadarî değerleri aktarmış olup bir köleleştirme projesi olmamıştır.”

Diğer alimler ise şu eklemede bulundular: “İbrahim Traore kasten demagoji yapıyor… İslam’a hakaret ederek, dikkatleri kendi çözemediği iç zorluklardan ve sorunlardan başka yöne çekmeye çalışıyor… Kölelik İslam ile birlikte gelmemiştir; aksine İslam’ın Afrika'ya ulaşmasından önce Afrika toplumlarında kök salmıştı.”

Burkina Faso'nun, Müslümanların oranı %60'ın üzerinde olan bir İslam beldesi olduğu bilinmektedir. Ancak burası Fransa’nın bir sömürgesiydi ve Fransa, laik bir anayasa hazırlayarak burasını, İslam’a ve Müslümanlara karşı mücadeleye odaklanan Fransız kültürünün etkisi altına sokmuştur. İbrahim Traore de Fransız kültürünü içselleştirmiş kişilerden biri, olup, 2022 yılında askerî bir darbe gerçekleştirip Mali ve Nijer'deki ABD ajanlarıyla ittifak kurarak ABD'nin ajanlığına geçmeden önce Fransa'nın bir ajanıydı.

Onun bu açıklamaları, Yahudi varlığının büyükelçisini şahsen kabul etmesi, onu ağırlaması ve akreditasyon belgelerini kabul etmesiyle aynı zamana denk gelmiştir. Haberlere göre, Yahudi varlığının bu İslam beldesini ifsat etmesi için onun istihbaratlarının önüne alan açılmıştır; zira bu istihbaratlar, İslam’a ve İslam daveti taşıyıcılarına karşı mücadele odaklanmaktadır; zira onları Yahudi varlığı için bir tehlike olarak görmektedir; çünkü İslam’ını bilen hiçbir Müslüman, Filistin’deki Yahudi varlığının varlığını, onun bu mübarek toprakları gasp etmesini ve iki kıblenin ilki ve Haremeyn'in üçüncüsü olan Mescid-i Aksa'yı kontrol etmesini kabul etmemektedir.

-----------

Türkiye Cumhuriyet Halk Partisi Başkanı partisinden ayrıldı ve yeni bir parti kurdu

21/7/2026 tarihinde görevden alınan Türkiye Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinden ayrıldığını ve partiden yaklaşık 83 milletvekiliyle birlikte yeni bir parti kurduğunu açıkladı. Böylece Türkiye’nin ana muhalefet partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Mart 2024’teki yerel seçimlerde tarihi bir zafer kazanarak on yıllardır ilk kez en büyük parti konumuna yükselip büyük belediyelerin çoğunu ele geçirerek Erdoğan ile partisinin hakimiyetini tehdit eder hale geldikten sonra kendi içinde bölünmüş oldu.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kontrolündeki yargı 21/5/2026 tarihinde, sahtecilik şüpheleri nedeniyle Özgür Özel’in 2023 yılında yapılan parti içi seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) başkanlığına seçilmesinin mutlak butlanına hükmetmiştir. Ve selefi Kemal Kılıçdaroğlu'nu yeniden parti başkanlığına getirmiştir. Özel bu kararın yasal olmadığını ifade etmiş ve partisi Cumhuriyet Halk Partisi içinde yeni iç seçimler yapılmasını talep etmiştir.

Türkiye Cumhuriyet Halk Partisi, Mustafa Kemal tarafından 9/9/1923 tarihinde, Türkiye’de 29/10/1923’te cumhuriyet rejiminin kurulmasının ilan edilmesinden önce kurulmuştur; bu ise 3/3/1924’te İslam’daki yönetim sistemi olan Hilafetin yıkılmasına zemin hazırlamak için yapılmıştı. Onun arkasında İngiltere'nin olduğu ve onu güçlü bir şekilde ve habis yöntemlerle desteklediği, bu kirli görevi yerine getirebilmesi için onu sahte bir kahraman haline getirdiği bilinmektedir.

Bu nedenle Özgür Özel, bir kez daha açık bir şekilde İngiltere’den yardım dilenmiştir. Zira 26/3/2025 tarihinde, aralarında İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 50 kişinin gözaltına alınmasının ardından, İngiliz kamu yayıncısı BBC'nin Türkçe servisine verdiği röportajda, İngiltere Başbakanı ve İşçi Partisi Genel Başkanı Keir Starmer’a şu sözlerle seslenmişti: “İstanbul Belediye Başkanı tutuklanıp hapse atılıyor, ama yine de buna nasıl sessiz kalabiliyor? Bu nasıl dostluk? Bu nasıl kardeşlik? Bütün Avrupa tepki gösteriyorken, İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın bu konuda, herhangi bir şey söylememesini gerçekten anlayamıyoruz.” Nitekim o, Amerikalı kardeşlere ve Erdoğan'ın partisi Adalet ve Kalkınma Partisi'nin şahsında iktidarı, tüm devlet kurumlarını ve yaşamın her alanını kontrol eden dostlarına karşın, İngiliz kardeşlerine ve başta kendisi olmak üzere Cumhuriyet Halk Partisi içindeki dostlarına karşı şiddetli bir savaş yürütüldüğünü hissetmektedir. Yani Türkiye'deki siyasi mücadele; muhalefette yer alan ve özelde İngiltere, genelde ise Avrupa yanlısı olan kamp ile Erdoğan liderliğinde iktidar olan Amerikan yanlısı kamp arasında dönmektedir.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde görevleri üstlenmek için kişisel çatışmalar ortaya çıkmıştır; hepsi partinin lideri olmak, efendisi İngiltere’ye hizmet etmek ve Batı’ya, laiklik, demokrasi ve genel özgürlükler gibi Batı değerlerine ve sistemlerine bağlılığını kanıtlamak istiyor.

Amerikan yanlısı Erdoğan, eski İngiltere yanlıları arasındaki bu çatışmayı istismar etmiştir; zira kendi kontrolü altındaki yargı organını kullanarak, parti (CHP) içinde kaos çıkarmak, ardından partinin bölünmesini sağlamak ve 2028 cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılabilmek, sonra da gerçek bir rakip olmadan bu seçimleri kazanabilmenin önünü ardına kadar açmak için eski parti başkanı Kılıçdaroğlu’nun yeniden göreve getirilmesini sağlamıştır. Nitekim Erdoğan hükümeti, güçlü rakibi İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu ve onlarca parti liderini yolsuzluk ve rüşvet suçlamalarıyla tutuklamıştır.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Esad Mansur

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER