Çarşamba, 25 Rebiu’s Sânî 1448 | 2026/10/07
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Yemen'in Egemenlik Kararı, Uzun Yıllar Boyunca Peşinden Koşulan Bir Yanılsamadır

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Yemen'in Egemenlik Kararı, Uzun Yıllar Boyunca Peşinden Koşulan Bir Yanılsamadır

Haber:

Sanaa'da yayımlanan hükümet yanlısı günlük es-Sevra gazetesinin 1 Ekim Perşembe günkü sayısının sürmanşetinde kırmızı iri puntolarla şu başlık altında bir haber yer aldı: “Miftah: Büyük bir zafere ve egemenlik kararının tam anlamıyla özgürleşmesine doğru ilerliyoruz.” Haberde şöyle geçti: “Ayrıca 12 yıl boyunca Yemen'i boyunduruk altına almaya, diz çöktürmeye, aşağılamaya ve işgal etmeye çalışıp başarısız olan düşmanların önümüzdeki turlarda da başarısız olacağını, hüsrana ve yenilgiye uğrayacağını vurguladı. Allâme Miftah; Yemen'in yeni bir tarihe, büyük bir zafere, egemen karar hakkının tamamen özgürleştirilmesine ve Yemen halkının haklarının söküp alınmasına doğru ilerlediğini bildirdi.”

Yorum:

Yemen'de geçtiğimiz onlarca yıl boyunca bağımsızlık ve egemen karar sloganlarıyla kulaklarımız sağır edildi; bu süre zarfında insanlar yönetim, ekonomi, eğitim, sağlık ve diğer alanlardaki sefil koşullara uyandılar; bu da yükseltilen sloganı değil; aksine gasp edilmiş siyasi bir kararı ve hayat tarzımızın üzerine çöken yeni bir sömürgeciliği yansıtmaktadır. Oysa bağımsızlık; tek bir ülkenin onlarca parçaya bölünmesinden ve sınırlarla birbirinden soyutlanmasından başka bir anlam ifade etmemektedir; yeni tarih ise; İslam nizamının eski tarih sayılarak insanların hayatından uzaklaştırılmasından başka bir şey değildir; ayrıca ümmetin otoritesinin yerine, Birleşmiş Milletler'in İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nden ibaret olan halkın hakları konulmuştur; nitekim ahlaksızlığı ve taşıdığı ve yaydığı fikirlerdeki hayasızlık ve fuhşu teşvik eden Birleşmiş Milletler kürsüsünden yayılan bu sloganın neyi gizlediğini ve bunun son halkasının da CEDAW olduğunu herkes biliyor. İşte aynı slogan bugün yeniden kulakları çınlatmaktadır!

Ey Allâme Miftah! Eğer iddia ettiğin gibi karar hakkı senin elindeyse ve halkın senin nezdinde hakları varsa, iman ehli senden İslam ile hükmetmeni talep ediyorlar ki böylece onun gölgesinde huzur içinde yaşasınlar, sen ve seninle beraber olanlar da göklerin ve yerlerin Rabbinin katında ecir kazanasınız.

Hangi zafer ey Miftah! Rumlara karşı mı yoksa Perslere karşı mı? Sizin yürüttüğünüz bu mücadeleler, İslam ümmetinin düşmanlarının bizzat kendilerinin yürütmekten aciz kaldıkları ve onların çıkarlarına hizmet eden fitne mücadeleleridir. Gelin hep birlikte güpegündüz Rüstem’in huzuruna girerek mızrağıyla onun minderlerini parçalayan ve şu meşhur sözünü söyleyen Müslümanların ordusundaki bir mücahit olan Sahabi Rib‘î bin Âmir Radıyallahu Anh’a bir bakalım: “İnsanları kula kul olmaktan insanların Rabbine ibadet etmeye, dünyanın darlığından dünya ve ahiretin genişliğine ve dinlerin zulmünden İslam’ın adaletine çıkarmak için geldik.” Bir de kendilerini kimse görmesin diye zifiri bir karanlık gecede Maskat'taki Amerikan Büyükelçiliği'ne sızıp, Babulmendep Boğazı'ndan geçişleri sırasında gemilerinin güvenliği konusunda ABD'ye güvence verenlere bir bakalım!

Eğer karar, egemenlik halka değil şeriata, otorite ise ümmete ait olur ve ümmet de Nübüvvet Minhacı üzere İkinci Raşid Hilafet Devleti'nin gölgesinde Raşid bir Halifeye biat edip nasbederse egemen olur.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Müh. Şefik Hamis – Yemen

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER