Cumartesi, 06 Cumade’l Ûlâ 1448 | 2026/10/17
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Kararımızı Rehin Verdiğimizde, Silahımızı Kendi Ellerimizle Yok Etmekle Övünürüz!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum
Kararımızı Rehin Verdiğimizde, Silahımızı Kendi Ellerimizle Yok Etmekle Övünürüz!

Haber:

Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani 42 kimyasal hava bombasının imha edildiğini duyurdu ve bunu Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) Genel Direktörü Sabrina Dallafior ile 13 Ekim 2026 Salı günü düzenlediği ortak konferans sırasında belirtti ve imha işleminin Ağustos 2026 tarihinde örgütün gözetiminde gerçekleştirildiğini açıkladı.

Yorum:

Hem de Yahudi varlığının küstahlığını ve Suriye topraklarına yönelik saldırılarını sürdürdüğü bir zamanda; zira silah depolarını ve askerî havaalanlarını bombalayan yüzlerce kara sızması ve hava saldırısı yaşanmasının ve Suriye topraklarının parça parça ele geçirilmesinin yanı sıra El Cezire kanalının 20 Ağustos 2026 tarihinde belirttiğine göre Yahudi varlığının işgal ettiği alan yaklaşık 236 kilometrekareye ulaşmıştır.

Ayrıca Yahudi varlığının üst düzey yetkililerinin tehditkâr ve gözdağı veren açıklamaları art arda gelmekte, bu da onların Talmudik emellerini gerçekleştirmek üzere daha fazla genişlemek için fırsat kolladıklarına işaret etmektedir...

Bu zamanda, bu büyük tehlike ve büyük tehdit karşısında Şeybani, uluslararası örgütlerin ve bize karşı komplo kuran ülkelerin taleplerine yanıt olarak silahının bir kısmını kendi elleriyle imha etmekle övünüyor! Dolayısıyla o, bu uluslararası örgütlerin, büyük devletlerin çıkarlarını güvence altına almak ve onların hedeflerini gerçekleştirmek, hegemonyalarını ve kaynaklarımız üzerindeki kontrollerini güvence altına almak ve tüm güç unsurlarımızı elimizden almak amacıyla kurulduğu gerçeğini göz ardı etmektedir; oysa bu devletler ve Yahudi varlığı, her türlü öldürme ve yıkım silahına sahiptir ve bunları insanları öldürmek ve taş üstünde taş bırakmamak için kullanmaktadırlar; Yahudilerin Gazze'deki halkımıza karşı işlediği suçlar bunun apaçık bir kanıtıdır.

Bizi tehdit eden bu yakın tehlikenin bizleri, gücümüzü inşa etmeye, elimizdeki silahlara sahip çıkmaya, hatta Yahudi varlığı ile kaçınılmaz olan yüzleşmeye hazırlık olarak bu silahları geliştirmeye sevk etmesi gerekir; nitekim bizim bu varlıkla olan çatışmamız bir varoluş çatışması olup bir sınır çatışması değildir; zira Şam halkı, Rabbimiz Subhanehu’nun vaadini ve Rasulümüz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in müjdesini gerçekleştirmeyi özlemle beklemekte ve Şam hükümetinin yürüttüğü ve Şam halkının samimi evlatlarının özlemleriyle çelişen bir hat üzerinde ilerleyen her türlü ihmalkarlığı ve müzakereyi reddetmektedir.

Suç rejiminin devrilmesinin ardından Şam’ın yeni yöneticileri; Amerika’ya bağımlılık ve Yahudilerin saldırıları ve küstahlıkları karşısında da teslimiyetçilik siyasetini benimsediler; bu ise onların Amerikan Başkanı’nın temsilcisi Thomas Barrack’ın hiçbir talebini geri çevirmemelerinden ve onun iltifat ve övgüleriyle sevinmelerinden başka bir şey değildir. Tıpkı Şerif Hüseyin’in Lawrence’ın tavsiyelerine uyması ve onun övgüleriyle sevinmesi gibi; oysa onlar Amerika’nın tuzağından gafil oldukları gibi, onun (Şerif Hüseyin’in) başına gelen zillet ile aşağılanmayı ve ümmetin başına getirdiği felaketleri de görmezden gelmektedirler.

Şam hükümetinin Amerika’nın emirlerine uyarak izlediği politikalar son derece tehlikelidir; dolayısıyla tüm samimi insanlar bunu kınamaları ve bunu yapanların elini tutmaları gerekir; zira biz devrimimizde bunun için sokağa çıkmadığımız gibi milyonlarca şehit, yaralı ve yerinden edilmişleri de bunun için vermedik.

Şüphesiz Şam halkı, suçlu rejimi ortadan kaldırmak, İslam nizamının yani Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafet Devleti'nin altında yaşamanın nimetlerine kavuşmak, Mescid-i Aksa'yı Yahudilerin pisliğinden kurtarmak ve ümmete izzetini, onurunu ve ihtişamını geri kazandırmak ve Rabbimiz Azze ve Celle'nin dilediği gibi hidayet ve nur risaletini tüm dünyaya yeniden taşımak için en değerli şeylerini feda ettiler.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Ali Mustafa El-Bekrî - Suriye

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER