Salı, 09 Cumade’l Ûlâ 1448 | 2026/10/20
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Sisi, Yahudilerin Karşısında Uysal Bir Kedi, İslam'a Karşı İse Kükreyen Bir Aslandır!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Sisi, Yahudilerin Karşısında Uysal Bir Kedi, İslam'a Karşı İse Kükreyen Bir Aslandır!

Haber:

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Çarşamba günü, 1973 Ekim Zaferi'nin 53. yıl dönümü dolayısıyla Yeni Başkent'teki Mısır Askerî Akademisi bünyesinde bulunan Safwa Uluslararası Konferans Merkezi'nde "Kahramanlar Vatanı" başlığı altında düzenlenen Silahlı Kuvvetlerin 44. Bilgilendirme Semineri sırasında, Mısır'ın son 14 yıl boyunca teröre karşı çetin bir savaş verdiğini; bu süreçte devletin 120 milyar Dolardan fazla kayba uğradığını, bunun yanı sıra Mısırlıların fedakârlıklarda bulunup şehitler verdiğini söyledi.

Yorum:

Sisi, Batı'nın da isimlendirdiği gibi terörizm olarak adlandırdığı İslam ile savaşmak için, günahkâr liderliği altındaki rejiminin yoksul Mısır halkının parasından 120 milyar Doları heder ettiğini söylemekten hiç utanmıyor!

Hem de bu sözleri, Mısır halkının yoksulluk, açlık ve geçim sıkıntısı içinde inlediği bir zamanda söylüyor; dolayısıyla kendinden ve Allah'ın kullarından hiç utanmadan, insanların mallarını gasbedip Mısır halkının dini, gururu ve iftihar kaynağı olan İslam ile savaşmak için onları yoksulluk üstüne yoksulluğa mahkûm etmekle övünüyor!

Aynı konuşmada, Mısır liderliğini -varlıklarına saldırdığı takdirde Sina'yı kaybetme korkusu yaşamakla ve korkaklıkla niteleyen- Allah'ın düşmanları Yahudilerin kışkırtıcı söylemlerine değindiğinde; barış güvercini ve uysal bir kedi gibi konuşuyor; zira Mısır için söz konusu olan tek şeyin Sina olduğunu ve bunu da savaşla geri aldığını iddia ederek; Yahudilere karşı hiçbir gizli planının ya da art niyetinin olmadığı konusunda onları rahatlatmaya özen göstermiştir. Zira şöyle demiştir: “Mısır’ın temel hedefi güvenliğini ve istikrarını korumak ve halkının kaynaklarını muhafaza etmektir; ayrıca devletin gizli gündemleri olmadığını, önceliğinin ise barış ve istikrar çerçevesinde sınırlarını ve ulusal güvenliğini korumak olduğunu vurgulamıştır.” Sanki Sisi için, Yahudi varlığının Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in İsra’sını işgal etmiş olması, Gazze'de yaşayan halkımıza karşı üç yıldır vahşice savaş yürütmesi, yaklaşık 75 bin Müslümanı öldürmesi, yaklaşık 170 bin kişiyi yaralaması ve 2 milyon kişiyi de yerinden etmesi, evet sanki bütün bunlar Yahudi varlığını düşman sayması için yeterli değilmiş gibi!

Dolayısıyla Sisi, mesele Filistin'i gasp eden, Müslümanların evlatlarını öldüren ve Gazze'deki halkımızın çocuklarının, kadınlarının ve yaşlılarının kanına bulaşmış Yahudi varlığıyla ilgili olduğunda uysal bir kedi mantığıyla konuşurken, mesele İslam'la mücadeleyle ilgili olduğunda ise yiğit bir aslan mantığıyla konuşuyor! Böylece o, Allahu Teala’nın şu kavlinde müminleri nitelemesinin aksine, müminlere karşı çetin kâfirlere karşı ise merhametli biri olduğunu doğrulamış olmaktadır: مُّحَمَّدٌ رَّسُولُ اللهِ وَالَّذِينَ مَعَهُ أَشِدَّاء عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَاء بَيْنَهُمْ “Muhammed Allah'ın elçisidir. Beraberinde bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler.” [Fetih 29]

Böylece Sisi, savaşının sömürgecilerin savaşı, barışının da onların barışı olduğuna bizzat kendisi şahitlik etmiş olmaktadır; bunu da Allahu Teala’nın şu kavli doğrulamaktadır: إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُواْ يُنفِقُونَ أَمْوَالَهُمْ لِيَصُدُّواْ عَن سَبِيلِ اللّهِ فَسَيُنفِقُونَهَا ثُمَّ تَكُونُ عَلَيْهِمْ حَسْرَةً ثُمَّ يُغْلَبُونَ وَالَّذِينَ كَفَرُواْ إِلَى جَهَنَّمَ يُحْشَرُونَ “Gerçek şu ki; kâfirler mallarını, Allah’ın yolundan alıkoymak için harcarlar ve harcayacaklar da. Sonra bu onlar için yürek acısı olacak, sonra yenilecekler ve inkâr edenler cehenneme sürüleceklerdir.” [Enfal 36] Dolayısıyla ona, akıbetinin Allah düşmanlarının akıbeti gibi, yani dünyada pişmanlık ve hüsran, ahirette ise daha büyük bir azap olacağını müjdeliyoruz.

Güzel akıbet, kesinlikle İslam’ın ve takva sahiplerinin olacaktır; şüphesiz Allah dinine er ya da geç yardım edecektir; zira Allahu Teala şöyle buyurmuştur: إِنَّ الأَرْضَ لِلّهِ يُورِثُهَا مَن يَشَاء مِنْ عِبَادِهِ وَالْعَاقِبَةُ لِلْمُتَّقِينَ “Şüphesiz ki yeryüzü Allah’ındır. Kullarından dilediğini ona varis kılar. Güzel akıbet (Allah’tan korkup günahtan) sakınanlarındır.” [Araf 128]

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Said Fazıl - Mısır

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER