- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Birleşmiş Milletler: Barışı Koruma Gücü mü, Yoksa Büyük Devletlerin Çıkarlarına mı Hizmet Ediyor?
Haber:
Birleşmiş Milletler Genel SekreteriAntónio Guterres 17 Ekim 2026Cumartesi günü, resmi bir ziyaret kapsamında Endonezya’ya ulaştı. 18 Ekim 2026 Pazar günü, Bogor'un Hambalang bölgesindeki ikametgâhında Başkan Prabowo Subianto ile görüştü.Toplantıda Endonezya'nın Birleşmiş Milletler ile iş birliğinin ve çok taraflılığın güçlendirilmesi, dünya barışı ve çeşitli uluslararası konular ele alındı.19 Ekim 2026 Pazartesi günü Guterres, Endonezya Dışişleri Bakanlığı'nda çok taraflılık üzerine bir konuşma yaptı.Ziyaret sırasında, aralarında yakın zamanda Lübnan'da öldürülen dört asker de dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler barış gücü misyonlarında öldürülen Endonezya askerlerini övdü. Barış gücü personelinin korunmasının ve onların güvenliğini tehdit eden ihlallerin hesabının sorulmasının önemini vurguladı.(Kaynaklar: Endonezya Cumhurbaşkanlığı Sekreteryası, 18 Ekim 2026; Antara Haber Ajansı, 19 Ekim 2026; BM Haberleri ve BM Genel Sekreter Sözcüsü; 19 Ekim 2026)
Yorum:
Birincisi: Birleşmiş Milletler devletler arası eşitlik ilkesine dayanmaktadır; ancak otoriter yapısı, büyük güçlere ayrıcalıklar tanımaktadır.Resmî olarak Birleşmiş Milletler, tüm üye devletlerinin egemen eşitliğini tanımaktadır.Bununla birlikteGüvenlik Konseyi içinde yalnızca beş ülke (Amerika, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa) veto hakkına sahip daimi üyeler olarak özel bir statüye sahiptir. Dolayısıyla bu ülkelerden herhangi biri kararlara karşı veto hakkını kullanabilir. İşte uluslararası çoğulculuktaki temel çelişki burada yatmaktadır; savaş ve barışa ilişkin hayati kararlar hâlen az sayıda devlete ayrıcalıklar tanımayı sürdürürken, uluslararası eşitlik ve adalet sürekli olarak nasıl korunabilir ki?!Buna göre bu yapı, Birleşmiş Milletler'in otoritede eşitlik ilkesine dayanmadığını göstermektedir.
İkincisi: Filistin meselesi, Birleşmiş Milletler'in büyük güçlerin çıkarlarıyla başa çıkmadaki yetersizliğini göstermektedir. Zira onlarca yıldır Birleşmiş Milletler, Filistin'e ilişkin birçok karar çıkarmıştır. Buna rağmen işgal, şiddet ve Filistin halkının çektiği acılar sona ermemiştir. Ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Gazze'ye ilişkin karar alma yönündeki pek çok girişimi, başta Amerika olmak üzere veto hakkının kullanılması nedeniyle engellenmiştir. İşte bu gerçeklik, çoğulculuğun mazlum halkları korumaktan aciz olup sadece bir slogandan ibaret olduğunu göstermektedir.
Üçüncüsü: Dış politika açısından ise İslam, kâfirlerin Müslümanlar üzerindeki hâkimiyetini reddetmektedir; zira Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَلَنْ يَجْعَلَ اللَّهُ لِلْكَافِرِينَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ سَبِيلاً “Allah, müminlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol vermez.” [Nisa 141]Bu nedenle İslam beldelerinin siyasi, ekonomik ve savunma güçlerini inşa etmeleri gerekir. Zira uluslararası örgütlerle kurulan ilişkiler, onları büyük güçlerin kararlarının rehinesi haline getirmektedir. Bu güç, Allah'ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in açıkladığı gibi, Nübüvvet Minhacı üzere Hilafettir.Buna göre Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin Endonezya ziyareti; çok taraflılığın doğasını, uluslararası güçlerin yapısını ve büyük devletler arasındaki rekabetin gölgesinde İslam beldelerinin konumunu gözden geçirmek, ardından İslami sisteme yönelmek için bir fırsat olmalıdır; çünkü Birleşmiş Milletler çok taraflılık adına büyük devletleri korur ancak gerçek barışı korumaz.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Muhammed Rahmet Kurnia – Endonezya



