Çarşamba, 17 Cumade’l Ûlâ 1448 | 2026/10/28
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
İran'a Yönelik Savaşın Devam Etmesi Amerika’nın Çıkarınadır

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

İran'a Yönelik Savaşın Devam Etmesi Amerika’nın Çıkarınadır

Haber:

Trump; Amerika’nın İran'a karşı askeri operasyonunun adına atıfta bulunarak Amerika "küçük bir Destansı Öfke Operasyonu daha" gerçekleştirebilir dedi. Açıklama olası bir tırmanış tehdidi olup saldırının başladığına dair bir ilan değildir; nitekim Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly tarafından 22 Ekim Perşembe günü yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “ABD, ara seçimlerden önce hiçbir zaman İran'a saldırmayacaktır.” Ayrıca ablukanın yürürlükte kalmaya devam edeceği eklemesinde bulundu. (ABC)

Yorum:

Gözlemciler, Trump'ın söylediklerinin ve ilan edilen hususların sahada yapılacağı ve bunlara bağlı kalınacağı hususlar anlamına gelmediğine alışkındır; zira narsist bir kişiliğe sahip Trump başta olmak üzere Amerika, gerçeklikte zamanı ve yeri geldiğinde çıkarlarına hizmet edecek şekilde hareket eden pragmatist bir hükümettir ve resmi ya da medyatik olarak ilan edilen hedefler listesine bağlı kalmak zorunda değildir. ABD’nin yapmış olduğu son hamlelere ve İran’a saldırılar düzenlemeye hazır olduğu yönündeki açıklamasına gelince; bu hazırlıklar aşağıdaki hususları içermektedir:

· Bölgeye Uçak gemisi Theodore Roosevelt'in yanı sıra deniz piyadelerinden takviyelerin de gönderilmesiyle ABD deniz gücünün güçlendirilmesi.

· Gemilerin savaşa hazırlanması ve mühimmat, uzun menzilli füzeler ve sığınak delici bombalarla yeniden donatılması.

· ABD ve Yahudi varlığının; Irak üzerinde saldırı operasyonlarını simüle eden uçuşlar da dahil olmak üzere hava tatbikatlarını yoğunlaştırması.

· ABD Savaş Bakanı'nın Yahudi varlığına ziyareti ve saldırı planlarının görüşülmesi yoluyla askerî ve istihbarat koordinasyon düzeyinin yükseltilmesi.

· Yahudi varlığının hedef listesinin güncellenmesi ve nükleer tesisleri, füze kapasitelerini ve petrokimya sahalarını da kapsayabilecek birkaç günlük harekât için seçeneklerin hazırlanması.

· Bölge ülkelerindeki bazı birliklerin nakledilmesini ve diplomatik varlığın azaltılmasını da kapsayacak şekilde, Amerikan kuvvetlerini ve diplomatlarını korumak için ihtiyati tedbirlerin alınması.

Zamanlamaya gelince; raporlar, saldırının 3 Kasım'daki Kongre seçimlerinden sonra gerçekleşme olasılığına işaret etmekte ancak saldırıya dair nihai bir kararın alındığına veya kesin bir tarihin belirlendiğine ilişkin herhangi bir açıklama bulunmamaktadır.

Amerika, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan'dan oluşan Mekke ittifakını devreye sokmasının yanı sıra Mısır Firavununun Suudi Arabistan'a destek vermek üzere Mısır güçlerini göndermeye hazır olması da dahil olmak üzere İran ve bölgedeki kollarıyla yüzleşmek için ona ağır zarar verebilmesini sağlayacak güçleri seferber etme gücüne sahip olmasına ve tüm bu büyük yığınaklara rağmen, Amerika bunları kullanmamıştır.

Savaşın devam etmesinden ve dünyaya, özellikle Avrupa ve Çin’e petrol tedarikinin kesilmesinden tek faydalanan Amerika ve onun şirketleridir; zira Avrupa petrol tedarikindeki kıtlık nedeniyle karanlık ve ekonomik durgunluk içinde boğulmaktadır. Nitekim bu durum oralardaki kamuoyunu etkilemiş ve karşı karşıya kaldıkları baskının şiddetiyle patlamıştır; zira Fransa’nın başkenti de dahil olmak üzere Avrupa başkentlerinde bu günlerde devam eden protestolar buna dair bir örnektir. Böylece Avrupa'nın durumu, İkinci Dünya Savaşı sırasındaki durumuna benzemekte ve kendisinin açlığına neden olanlardan gelecek yeni bir Marshall Planı'nı beklemektedir. Çin’e gelince; onun durumu, Avrupa’nın durumundan daha az kötü değildir; ancak tek fark, Çin halkının yoksulluk ve açlığa zaten alışkın olması ve gerek onlarca yıldır veya bir asırdan fazladır da denilebilir aşina oldukları nedenden dolayı gerekse de insanları köleleştiren ve protesto ettiklerinde onları en ağır şekilde bastıran Çin hükümetinin politikası nedeniyle protesto etmek için sokaklara çıkamamasıdır. Bu nedenle uzaktan gözlemleyen bir kişiye Çin'de büyük sorunların olduğunu görülmeyebilir oysa gerçeklik bundan farklıdır; zira piyasadan çekilen ve faaliyet dışı kalan şirket ve fabrikaların sayısı, üretimin çeşitli sektörlerinde binlerle ifade edilmektedir. Ayrıca işçiler işten çıkarılmakta olup, ekonomi ve istihdamda durgunluk hali oluşmuş durumdadır.

Amerika'nın Körfez'deki savaşı kesin bir sonuca bağlamaya kararlı olmadığı görülmektedir. Bu ise, bunu yapacak güce sahip olmamasından değildir; zira her ne kadar ümmete karşı tek başına herhangi bir zafer kazanmaktan aciz olsa da, istediği takdirde bunu yapabilecek ajan birikimine ve ümmetin ordularına sahiptir. Ancak Amerika, Rusya’yı Ukrayna’da meşgul edip tükettikten ve küresel enerji sözleşmelerini ele geçirdikten sonra Avrupa ve Çin’deki rakiplerine en ağır zararı vermek için küresel enerji krizinin devam etmesini istemektedir. Böylece uluslararası konumda tartışmasız tek güç haline gelecektir. İslam ümmeti kendini toparlayıp Pakistan Türkiye Mısır ve Suudi Arabistan’daki Müslüman yöneticilerden oluşan o ajanları devirmedikçe, Amerika’nın gerçek gücünü ve onun kâğıttan bir kaplan olduğunu ortaya çıkaracak Raşid bir Halifeyi başa getirmedikçe, evet bunlar gerçekleşmedikçe; Amerika dünyada ve ümmet içinde tek başına hâkimiyet kurma yönünde ilerleyecektir. Kişi, kurdun çoban olması durumunda onun neler yapacağını bir hayal etsin bakalım!

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Bilal Muhacir – Pakistan

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER