Çarşamba, 24 Cumade’l Ûlâ 1448 | 2026/11/04
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Askerî Saldırıların Yeniden Başlaması, İlk Saldırıların Gerçekleştirmekten Aciz Kaldığını Gerçekleştirebilecek mi?

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum
Askerî Saldırıların Yeniden Başlaması, İlk Saldırıların Gerçekleştirmekten Aciz Kaldığını Gerçekleştirebilecek mi?

Haber:

Trump ile Netanyahu arasında yoğun temasların gölgesinde ABD'nin İran'a yönelik askeri saldırıları yeniden başlatma ihtimaline ilişkin göstergelerin artmasına, askerî hareketlilik ve Yahudi varlığının operasyonların yeniden başlaması ihtimaline karşı yaptığı hazırlıklar ve buna mukabil İran'dan gelecek herhangi bir savaşın öncekinden daha uzun sürebileceğine dair uyarılar eşlik etti.  

Trump, Netanyahu ile İran dosyasını ele alan iyi bir görüşme yaptığını söyledi; bu arada Axios sitesi -Amerikalı ve Yahudi iki kaynağa dayanarak- telefon görüşmesinde Tahran ile müzakerelerin seyri ve askeri operasyonların ne kadar hızlı yeniden başlatılabileceğinin ele alındığını aktardı. (El Cezire Net, uyarlanmıştır)

Yorum:

Mevcut sahnede dikkat çeken şey; savaşın taraflarının uğraştığı kesin sonuç gerçekleşmemesine rağmen İran'a yönelik saldırganlığın yeniden başlamasına ilişkin söylemin yeniden ön plana çıkmasıdır; peki çatışma bu süre boyunca neden durdu? Bu sadece nefes almak ve yeniden strateji belirlemek için bir ateşkes miydi, yoksa farklı hedefler mi vardı?

Belki de yaklaşan çatışmanın hedefleri artık ilk savaşın hedefleriyle tamamen aynı değildir. İlk savaş askeri saldırıların neler başarabileceğinin sınırlarını ortaya koyduktan sonra yeni tur, sadece deneyimi tekrarlama girişimi olmayabilir ve belki de çatışma alanını genişletmeye ve hesaplarına yeni bölgesel tarafları dahil etmeye yönelebilir.

Eğer savaş Körfez'e yayılır ve hayati tesisler ile deniz geçitleri zarar görürse, çatışmanın maliyetiyle yüzleşen sadece İran olmayacak, aksine bölgedeki tüm ülkeler kendilerini geniş çaplı bir güvenlik, ekonomi ve siyaset krizinin ortasında bulacaktır.

Bu endişeler, 28 Ekim yayımlanan ve Wall Street Journal gazetesinden aktarılan bir haberin ardından arttı; zira habere göre Washington, bazı Körfez ülkelerine, 3 Kasım'da yapılması planlanan ABD ara seçimlerinden sonra İran'a karşı kısa ve yoğun bir askeri operasyon düzenlenmesi ihtimaline hazırlıklı olmaları gerektiğini bildirdi. Ayrıca rapor, Beyaz Saray belirli bir askeri planın varlığını teyit etmemesine rağmen Patriot sisteminin taşınmasına ve İran misillemesine maruz kalabilecek üslerden Amerikan askerlerinin uzaklaştırılmasına işaret etmektedir… Başka bir deyişle, tırmanma kararının sahibi Amerika olabilir; ancak bu savaşta Körfez ülkeleri, tek bir Amerikan mermisi bile harcanmadan Amerika'nın araçları olacaktır; özellikle Patriot sisteminin başka yere taşınmasının ardından, saldırının genişlemesi ve bir şekilde Körfez’e de uzanması durumunda Amerika’nın Körfez ülkelerine yardım etmemesi haklı gösterilecektir...

Dolayısıyla savaşın yeniden başlaması durumunda bölgenin tanık olacağı şeylerin hedefi, bölgeyi lojistik ve petrol açısından azami ölçüde Amerika'nın çıkarlarına hizmet edecek şekilde yeniden şekillendirmek için  belirli tarafları harekete geçirmektir.

Ümmetin, artık topraklarının Amerika'nın savaşlarına sahne hâline geldiğini ve yöneticilerimizin onun çıkarlarını hayata geçirmek yoluyla kanımız pahasına Amerika’nın çıkarlarına hizmet edildiğini görüp dururken artık gafletinden uyanmasının zamanı gelmedi mi?!

Düşmanlarımızın elindeki ucuz araçlar bizi kontrol etmeye devam ettiği sürece gerçekliğimiz değişmeyecektir. O yozlaşmış tahtları yıkıp Raşidi Hilafetimizi yeniden tesis etmek için çalışmazsak sonuç vahim olacaktır. Bugünkü savaş diğer tüm savaşlardan farklı olan hayati bir savaştır ve bizzat şeytanın kontrol ettiği yeni bir Orta Doğu'nun şekillendirilmesidir.

Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَقَدْ مَكَرُوا مَكْرَهُمْ وَعِنْدَ اللَّهِ مَكْرُهُمْ وَإِنْ كَانَ مَكْرُهُمْ لِتَزُولَ مِنْهُ الْجِبَالُ فَلَا تَحْسَبَنَّ اللّٰهَ مُخْلِفَ وَعْدِه۪ رُسُلَهُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ ذُو انْتِقَامٍ  “Hilelerinin cezası Allah katında (malum) iken, onlar tuzaklarını kurmuşlardı. Halbuki onların hileleriyle dağlar yerinden gidecek değildi! Sakın Allah’ın, peygamberlerine verdiği sözden cayacağını sanma! Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.” [İbrahim 46-47]

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Menal Ümmü Ubeyde

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER