- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Filistin ve Gazze'sinin; Barış Anlaşmalarına ve Kınama Bildirilerine Değil, Özgürleşmeye İhtiyacı Vardır Ey Erdoğan!
Haber:
Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin imzalanmasına katkıda bulunduğu Gazze Barış Anlaşması’nın uygulanmadığını ve uluslararası ilişkilerin temeli olan ahde vefa ilkesine saygı gösterilmediğini belirterek, işgal altındaki Batı Şeria'da yerleşimci terörünün tırmanması konusunda uyarıda bulundu.Bu, Cuma günü, İstanbul'da İngilizce yayın yapan Türk kanalı TRT World'ün onuncusu düzenlenen forumunun açılışında yaptığı konuşmasında geldi.
Yorum:
Erdoğan, Global Firepower 2026 yılı sıralamasında, askeri kapasitesiyle dünya genelinde dokuzuncu sırada yer alan bir ülkenin cumhurbaşkanı olmasına rağmen, tüm bölge açısından merkezi öneme sahip bir mesele hakkında bir gazeteci ya da sıradan bir gözlemci gibi konuşmaktan hiç utanmıyor. Ordusu, bir milyonu aşan personel sayısıyla NATO'nun en büyük ikinci insan gücünü temsil etmektedir. Bu yapısal güç, karada 2,284 muharebe tankı ve 98,000 adetten fazla zırhlı araç içeren devasa bir kara cephaneliğini yansıtırken, hava kuvvetleri ise 200 adedin üzerinde F-16 tipi savaş uçağının başı çektiği 1,101 askeri uçaktan oluşan gelişmiş bir filoya sahiptir.Denizlerde ise donanması, 17 fırkateyn ve 14 denizaltı da dâhil olmak üzere 192 deniz aracından oluşan bir filoyu yönetmektedir; bu filo, yerli amfibi hücum gemisi ve insansız hava aracı taşıyıcısı TCG Anadolu tarafından desteklenmektedir.Bu askerî gücü, 51,4 milyar dolara ulaşan savunma bütçesi desteklemektedir ve bu güç, Bayraktar TB2 ve Akıncı gibi öncü insansız hava araçlarını onlarca ülkeye ihraç etmeyi başaran gelişmiş bir sanayi altyapısına dayanmaktadır; böylece Türkiye, bağımsız bir stratejik denge ve bölgesel ve uluslararası düzeyde öne çıkan bir caydırıcılık kapasitesi gerçekleştirmiştir.
Buna rağmen Erdoğan mesele, Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in İsra’sı ve Müslümanların ilk kıblesinin olduğu Filistin’le ilgili olduğunda, sadece kınama ve tepki ifadeleriyle yetinmektedir; ancak bu tür ifadeler, hiçbir şey yapmaya gücü yetmeyen bir kişiden sadır olabilir; oysa bunların, bütün Filistin'i bir günde ya da birkaç gün içinde özgürlüğüne kavuşturabilecek güce sahip bir devletin başkanından sadır olması, tam anlamıyla bir yüzüstü bırakmadır. Özellikle de onun fiilî tutumlarını ve ister doğrudan askerî çatışmalar yoluyla, ister sözde terörle mücadele operasyonlarıyla, ister Birleşmiş Milletler ve NATO ittifakına bağlı barışı koruma misyonları kapsamında olsun ordusunu, Suriye, Libya, Irak, Azerbaycan, Güney Kore, Somali, Katar, Suudi Arabistan, Afganistan, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Kosova, Mali, Güney Sudan ve diğerleri gibi başka ülkelere göndermesine tanık olduğumuz halde.
Bütün bunlar, Erdoğan’ın açıklamalarının halkın gözünü boyamaya ve medyada gösteriş yapmaya yönelik sözlerden ibaret olduğunu; Filistin’e duyduğu bir sevgiyi ya da ümmete ve onun davalarına bağlılığını yansıtmadığını göstermektedir.
Filistin'in barış projesi adı altında taviz ve ihanet projesine değil, özgürleşmeye ihtiyacı vardır; bu projeyi hayata geçirebilecek taraf ise, başta Filistin'i kurtarabilecek, Yahudileri oradan zelil ve boyun eğmiş bir halde çıkarabilecek bir güçte olan Sultan İkinci Abdülhamid'in, Fatih Sultan Mehmet'in ve Kanuni Sultan Süleyman'ın torunları Türkiye ordusu olmak üzere ümmetin ordularıdır. Nitekim Allahu Teala şöyle buyurmuştur: فَإِذَا جَاء وَعْدُ الآخِرَةِ لِيَسُوؤُواْ وُجُوهَكُمْ وَلِيَدْخُلُواْ الْمَسْجِدَ كَمَا دَخَلُوهُ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَلِيُتَبِّرُواْ مَا عَلَوْاْ تَتْبِيراً “Artık diğer cezalandırma zamanı gelince, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine Mescid’e (Süleyman Mabedine) girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi büsbütün tahrip etsinler (diye, başınıza yine düşmanlarınızı musallat kıldık).” [İsra 7]
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Said Fazıl - Mısır



