Perşembe, 11 Recep 1444 | 2023/02/02
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi

No: HTu2013BAu20132013u2013MMBu2013TRu20130025 H. 13 Cumâde’l Ûlâ 1434
M. Pazartesi, 25 Mart 2013

-Basın Açıklaması- "Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Bildirgesi'ni" Uygulamaları Bizlerden Uzak Olup İslam, Müslüman Kadının Haklarını Garantilemektedir!

Mısır Ulusal Kadın Konseyi Başkanı Büyükelçi Murvet El-Talavî, 21 Mart günü düzenlenen basın konferansında, Mısır'ın üzerine imza attığı Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Bildirgesi'nin, yasalarının konulmasına rehberlik etmesi amacıyla ülkeler için manevî bir yükümlülük olduğunu söyleyen Büyükelçi, Birleşmiş Milletleri'nin insan hakları şemsiyesi altında kabul ettiği çok sayıdaki konuları ve özgürlüklerden tam olarak faydalanma hakkını desteklediğine dair tutumunu tekrarlayarak bu tutumların, diğer dinlerden önce kadını şerefli kılan ve ona haklarını veren İslam'a aykırı olmadığını vurguladı. Ayrıca bildirgeye saldıran kimseleri, dine karışan bir suçlu ve Mısır'ı tora boraya dönüştürmeye ve onu dünyadan tecrit etmeye dönük bir girişim olduğu şeklinde cevap verdi.

Aynı bağlamda el-Ehram Gazetesi 11 Mart günü yayınlanan sayısında, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Dr. Bakinam Şarkavî'nin lisanı üzerinden şunu aktardı: "Seyahate çıkmadan önce resmî heyet üyelerine verilen görevlerin dağılımı hakkında Cumhurbaşkanı ile Ulusal Kadın Konseyi arasında tam bir koordinasyon oldu." Yine Murvet El-Talavî, konferansın düzenlendiği dönem boyunca görüşlere yakınlaşma hususunda Mısır'ın öncü bir rolünün olduğunu vurguladığı gibi Mısır'da düzenlenen Nüfus ve Kalkınma Konferansı'nın başarısı ve Pekin Eylem Platformu'nun kurulması hususunda Mısır'ın rolünden bahsetti. Ayrıca daha önce de Birleşmiş Milletleri'nin sitesinde, Mısır heyetinin resmî başkanı Büyükelçi El-Talavî'nin 05 Mart 2013 günü, "Anayasa ve Devletin İnşa Edildiği Bir Süreçte Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi" başlığı altında teslim ettiği kağıdın metni yayınlandı. Nitekim kağıdın üçüncü sayfasındaki Mısır'ın durumu fıkrasında şöyle geçmektedir: "Dini esasa dayalı cemaatler, kadınları başörtü (peçe) takmaya, erken evliliğe, kadınların sünnet olmasını haklı çıkarmaya, talak kanunlarının (boşanma kanunlarının) ortadan kaldırılmasına ve çocukların 15 olan tutukluluk yaşlarının 7 yaş olarak değiştirilmesine çağrıda bulunmak yoluyla kadına karşı şiddete teşvik etmektedirler." Le Havle ve La Kuvvete İlla Billah.

Mısır heyetinin başkanı New York'ta, Müslümanlara şerî hükümlerin uygulanmasını kadına yönelik şiddetin bir türü olarak nitelendirmiş ve İslam'ın kadını şerefli kıldığı argümanının lokal olduğunu tekrarlamıştır! Şayet onun tarafından buna kanaat getirilmişse, Müslüman kadınları, Müslümanların dinine, kültürüne ve tadına aykırı olan Birleşmiş Milletleri'nin sözleşmelerini etkinleştirmeye davet etmek yerine şeriatın kamil ve eksiksiz bir şekilde tatbik edilmesi daha evla değil midir?! Şayet İslam, kadının haklarını koruyan tek din ise o halde yabancı diğer kanunlara çağrıda bulunmakta ne oluyor?!  Yoksa bu, sadece satılmayan emtiaların pazarlanmasına dönük ifadeler midir?! Nitekim sürekli olarak incelenmeye muhtaç olan kanunlar, başarısız ve eksik kanunlardır. Onurlu şeriata gelince; o, Habîr ve Latîf olanın katındandır. İslam'ın tutumu ise; çekici adıyla kadınların kötü durumunu istismar etmesinin yanı sıra kadınların, orman kanunlarını dayatan, ırzları ve hurumatları korumayan beşerî kanunların hegemonyası altında acısını çektikleri zulüm ve baskı türlerinin acısını çekmelerini istismar eden Batılılaşmış bu bildirgeden daha açıktır. Dolayısıyla bu konsey, Mısırlı Müslüman kadını temsil etmediği gibi tagutların karşısında duran ve Mısır'daki ayaklanmanın görüntüsünün, milyonlarca örtülü kadının görüntüsüyle ilişkilendirilmesi ve dünya medyasının ilk sayfalarında yer alması için meydanlarda olmayı gerekli bulan kadınların umutlarını ve arzularını da ifade etmemektedir. Mısırlı kadınların şeri kıyafetlere bağlı kalması, zayıflık ve zorlama ifadesine itibar etmek yerine açık bir kimliği ve güçlü bir iradeyi ifade etmek için bazı kadın yazarların tutumlarını değiştirmeye itmiştir.

Mevcut rejimin Müslüman kadınları, geçmişteki acıları silip atacak, Müslümanların onurlarını geri iade edecek ve İslam toplumunu yıkımdan koruyacak olan Allah'ın şeriatının tatbik edileceği İslam'ı sevmeyi ve güvenmeyi tercih etmişlerdir. Ancak Mübarek rejiminin şekli olarak değiştiğini, hiçbir şeyin değişmediğini, gözeticilerinin önünde ve onların onayıyla İslam ve Müslüman kadın hakkında kurulan komploların devam ettiğini ve pozisyonlarına aykırı olması ve bu değişime dönük sahih bir vizyonun olmaması nedeniyle insanların talep ettiğimiz istikrarı kaybettiğini görmekteyiz. Ama sisteme ve kuyruklarına dönük ideolojik ve köklü bir değişim olmadıkça ve insanların akidesi ile örtüşen, onlara Rablerine itaat etmede yardımcı olan ve onlar için helalin ve doğruluğun yollarını hazırlayacak olan bir sistem kurulmadıkça asla bu istikrar geri dönmeyecektir.

وَأَوْفُواْ بِعَهْدِ اللّهِ إِذَا عَاهَدتُّمْ وَلاَ تَنقُضُواْ الأَيْمَانَ بَعْدَ تَوْكِيدِهَا وَقَدْ جَعَلْتُمُ اللّهَ عَلَيْكُمْ كَفِيلاً إِنَّ اللّهَ يَعْلَمُ مَا تَفْعَلُونَ "Antlaşma yaptığınız zaman, Allah'ın ahdini yerine getirin ve Allah'ı üzerinize şahit tutarak, pekiştirdikten sonra yeminleri bozmayın. Şüphesiz Allah, yaptığınız şeyleri çok iyi bilir." [Nahl 91]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
el-Mezra’a, P.K. 5010-14, Kolombiya Merkezi B Blok Kat:2, Beyrut/Lübnan
Telefon: TEL: 0096 113 07 59 4 / GSM: 0096 171 72 40 43
www.hizb-ut-tahrir.info
E-Mail: media [@] hizb-ut-tahrir.info

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER