Cuma, 23 Şevval 1447 | 2026/04/10
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü

بسم الله الرحمن الرحيم

Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti:
Mescid-i Aksa ve Esirler İçin Destek Yürüyüşü

3 Nisan 2026 Cuma günü, Hizb-ut Tahrir Tunus Vilayeti tarafından düzenlenen bir yürüyüş, başkent Tunus’taki El-Feth Camii’nden, Cuma namazının ardından yola çıktı. Mescid-i Aksa ve esirlerle dayanışma amacıyla düzenlenen yürüyüş şu başlığı taşıyordu:

“Orduları Seferber Etmek, Tahtları Yıkmak ve Cihadı İlan Etmek: Esirleri Kurtarmanın ve İsra’yı Özgürleştirmenin Tek Yoludur!”

“Yeşil Şehir” (Tunus) halkından büyük bir kalabalığın katıldığı yürüyüş, şu sloganlarla başladı:
“Lebbeyke ya Aksa!”
“Çağrına icabet ediyoruz! Çağrına icabet ediyoruz! Ey Aksa, çağrına icabet ediyoruz!”
“Ey Aksa, çağrına icabet ettik; Tunus halkının tamamı seninle beraberdir!”

Katılımcılar pankartlar taşıdı; ana pankart yürüyüşün başlığını taşırken, diğer iki pankartta şu ifadeler yer aldı:

“Ey Müslümanlar: Onlar için darağaçları kurulmuşken, esirlerin yanında kim duracak?”

Başkentin ana caddelerinde ilerleyen yürüyüş boyunca kalabalık, ümmetin ruhunu ve güç sahibi samimi kimseleri harekete geçirmeyi amaçlayan sloganlar attı. Bunlardan bazıları şunlardı:

“Mescid-i Aksa Müslümanlara sesleniyor… Gayretiniz nerede? İmanınız nerede?”
“Yazıklar olsun! Yazıklar olsun! Esirlerin idamı Allah’a yemin olsun ki bu bir rezalettir!”
“Ey subaylar! Ey genelkurmay! Aksa cihad çağrısı yapıyor!”
“Mescid-i Aksa özgür insanlara sesleniyor… Bu kuşatmayı kim kıracak?”
“Ey ordular! Ey özgür insanlar! Esirleri savunmak için kim ayağa kalkacak?”
“Ey Müslümanların orduları… Esirler sizin din kardeşlerinizdir!”
“Ey Müslümanların orduları… Yol Filistin’de cihaddır!”
“Ey cihad orduları… İnsanların Rabbi size zafer versin!”
“Ey ordular… Tahtlar yıkılmadan özgürlük olmaz!”

Yürüyüş, Belediye Tiyatrosu önünde, Devrim Caddesi’nde düzenlenen bir mitingle sona erdi. Burada Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti’nden bir üye konuşma yaparak, İslam ümmetinin bugünkü görevinin geçmişte olduğu gibi aynı olduğunu vurguladı: Sadece kınamak ve protesto etmek değil; orduları iman coşkusuyla harekete geçirmek, Allah yolunda cihad ateşini yakmak ve yöneticilerin tahtlarını yıkmak; ardından kararlı bir şekilde Mescid-i Aksa’ya yürüyerek onu özgürleştirmek ve Allah’ın büyüklüğünü ilan etmek.

[وَلِيَدْخُلُوا الْمَسْجِدَ كَمَا دَخَلُوهُ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَلِيُتَبِّرُوا مَا عَلَوْا تَتْبِيراً]

“İki vaadden ikincisinin vakti gelince, yüzünüzü üzüntüye sokmaları, kötülük yapmaları, önceden Mescid'e girdikleri gibi girmeleri, ele geçirdikleri yerleri harap etmeleri için onları tekrar göndereceğiz.” (İsra 7)

Şüphesiz bu görevin dışında kalan her türlü eylem; Allah’a, Resulüne, İsra mekânına ve Filistin halkının kanına ve esirlerine ihanet sayılır.

Yahudi varlığı -elebaşları ile birlikte- Mescid-i Aksa’yı işgal edebilecek kadar ne güçlü ne de önemlidir.

Bu, Zeytin Diyarı’ndaki Hizb-ut Tahrir’in çalışmasıdır; bu, ümmetine karşı görevidir. Özellikle de güç ve kuvvet sahibi olanlara karşı ki; onları harekete geçirmek, üzerlerine farz olan şer’i hükmü açıklamak ve gözlerindeki perdeyi kaldırmak içindir ki bu görevi gerçekten kavrasınlar, onu bütünüyle benimsesinler ve tek bir vücut gibi ayağa kalksınlar. Bunun için İslam Devleti’ni kurmak, esirleri ve İsra mekânını kurtarmak, Yahudi varlığını ortadan kaldırmak ve İslam mesajını —hidayet ve nur olarak— dünyanın her köşesine ulaştırmak gerekir.

[وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا مِنكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ فِي الْأَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ دِينَهُمُ الَّذِي ارْتَضَىٰ لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُم مِّن بَعْدِ خَوْفِهِمْ أَمْنًا ۚيَعْبُدُونَنِي لَا يُشْرِكُونَ بِي شَيْئًا ۚوَمَن كَفَرَ بَعْدَ ذَٰلِكَ فَأُولَٰئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ]

"Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için hoşnut ve razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaadde bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir." (Nur 55)

Cuma, 16 Şevval 1447 H - 3 Nisan 2026 M

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi Temsilcisi

İlgili Linkler:

Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti Resmi Websitesi
Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti Tahrir Dergisi Resmi Sitesi
Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti Tahrir Dergisi Facebook Sayfası

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER