- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Bir Hata Mı Yoksa İğrenç Bir Suç Mu?
Haber:
ABD Başkanı Trump, işgal Başbakanı Binyamin Netanyahu ile düzenlediği ortak basın toplantısında şunları söyledi: “Irak ve İran hemen hemen denk güçteydi. Bin yıldır farklı isimler altında birbirleriyle savaşıyorlardı; ancak ABD, Irak’ı yok edince İran, aniden tüm Ortadoğu’yu kontrolü altına aldı ve bu, hatalı bir adımdı.” (Sumaria News)
Yorum:
Trump'ın açıklaması geç kalmış kısmi bir itiraf sayılmakla birlikte ama aynı zamanda özünde saptırıcı olup çatışmanın doğasını ve ABD’nin bu çatışmadaki rolüne yönelik temel gerçeği gizlemektedir.
Trump’ın İran'ın nüfuzunun Amerika'nın Irak'ı yok etmesi sonucu arttığı yönündeki açıklaması, Irak'ın işgalinin ardındaki gerçek nedenlerin kasıtlı olarak saptırılmasıdır; zira Amerika'nın Irak'ı işgali, Irak’ın siyasi sisteminin ortadan kaldırılması, askeri yapısının dağıtılması ve siyasi sistemin mezhepsel ve çatışmacı temeller üzerine yeniden şekillendirilmesi için olup bu da, ülkeyi yıpratmayı ve bölgede gerçek İslami projenin kurulmasını engellemeyi amaçlayan habis bir strateji doğrultusunda dikkatlice planlanmış hedefleri gerçekleştirmek içindir.
Ayrıca İran ve Irak arasında gerçekleşen çatışma, büyük ülkelerin seferber olmasından ve bu çatışmayı istismar etmelerinden muaf değildir ve bu da çatışmanın tırmanmasına ve her iki ülkenin kaynaklarını yıllarca tüketen savaşların patlak vermesine yol açmıştır. Irak'ın işgalinden sonra İran’ın Amerika'nın örtüsü altında oraya girmesi ve onun Irak ve bölgeye uzanması Amerika’ya rağmen değil, aksine onun siyasi ve askeri gözetimi ve koruması altında olmuştur.
Bunun en açık göstergesi, Amerikan güçlerinin Irak'ta, İran'ın nüfuzuyla birlikte yıllar boyunca kalmaya devam etmesi, Irak'la ilgili çok sayıda dosyanın Amerikan ve İran tarafları arasında koordine edilmesi ve İran'ın bölgeyi kontrol etmek ve bağımsız bir İslami projenin kurulmasını engellemek için bir araç olarak kullanılmasıdır.
Ayrıca açıklama, kafirin Müslümanların kanlarını ve yeteneklerini hiçe saymasının boyutunu da ortaya koymaktadır; zira bir ülkenin yıkımını “hata” olarak nitelendirmek, ahlaki ve siyasi bir sahtekarlıktır; çünkü olanlar bir hesaplama hatası değil, aksine yüzbinlerce insanın ölümüne, toplumun iğrenç milliyetçilik ve mezhepçilik temelinde parçalanmasına ve bölünmesine ve toplumun yeteneklerinin ve servetlerinin yağmalanmasına yol açan siyasi ve askeri bir suçtur.Yine açıklama, bölgeyi sanki sadece milliyetçilik ve mezhepçilik çatışmalarıyla yönetiliyormuş gibi göstermeye yönelik sömürgeci bir gerekçeyi de ifade etmektedir.
Belki de Trump açıklamasında, geçmişteki hataları düzeltme bahanesiyle yeni müdahalelere zemin hazırlamaktadır. Allah ona fırsat vermesin ve amacına ulaşmayı nasip etmesin.
Ey Irak ve diğer ülkelerdeki Müslümanlar: İşte bu kafir Batı, sizin trajedilerinizi ve size isabet eden felaketleri bu şekilde nitelendirdiği gibi aynı şekilde kanlarınızı hafife almakta, dahası vahdetinizin projesinin ve izzetiniz olan devletin, yani Allah'ın size vaat ettiği ve Kerim Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurarak sizlere müjdelediği Hilafet Devleti'nin kurulmasını engellemek için tüm gücünü seferber etmektedir.ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةً عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِ “Sonra (yeniden) Nübüvvet Minhacı üzere (Raşidi) Hilafet olacaktır.”
Bunu öğrenmenizden sonra geriye kalan tek şey Hilafeti kurmak için çalışmaktır; çünkü sadece Hilafet sayesinde izzet olacak ve Allah'ın düşmanlarının hegemonyasından ve kibirlerinden kurtulunacak olup onda, ümmetin, hükmüne boyun eğmesini ve Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in getirdiği şekilde şeriatının ikame etmesini farz kılan Allah'ın rızası vardır.
﴿وَاللَّهُ غَالِبٌ عَلَى أَمْرِهِ وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ﴾
“Allah emrine galiptir. Ancak insanların çoğu bilmezler.” [Yusuf 21]
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Bilal Zekeriya



