- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber - Yorum
Osman Hadi'nin Ölümü ve Batı'nın Demokrasi Disiplini Konusundaki Favori Efsanesi!
Haber:
Şerif Osman Hadi'nin öldürülmesi, Bangladeş'i 2014'teki dramatik siyasi geçişten bu yana en çalkantılı dönemlerinden birine sürüklemiştir.Protestoların ikinci gününe girilirken, yollar kapatılmış ve büyük gazetelerin ofisleri de dahil olmak üzere binalar ateşe verilmiştir; bu da ülkeyi, kamuoyunun öfkesi, siyasi hesap verebilirlik ve demokratik öz denetim arasında hassas bir denge kurmakla karşı karşıya bırakmıştır. Bu trajedi, Hasina sonrası siyasi sahnede derin çatlakları ortaya çıkararak adalet, egemenlik ve siyasi ifadenin geleceği hakkında kritik soruları gündeme getirmiştir. (Eurasia Review)
Yorum:
"Demokratik Disiplin İçin" başlıklı makaledeki, 2024 devrimini ateşleyen kitle hareketini koruma çağrısı, yalnızca gerçekliğin yanlış okunması değil, aynı zamanda ideolojik bir aldatmacadır.Burada ithal edilip tekrarlanan bu anlatı, devrimi, insanların kendisine karşı ayaklandığı aynı yozlaşmış seküler rejimle ilişkilendirerek etkisiz hale getirmeye çalışmaktadır.Hadi, şekli demokrasi için öldürülmedi; aksine demokrasinin eliyle öldürüldü. Zira o gücünü, perde arkasından yabancıları destekleyen laik bir elitin yönettiği bir oyun olan siyasetimizin boş özünü ortaya çıkarmasından almaktaydı. Nitekim başlatmış olduğu darbe platformu, İslami adalete, insafa, Hindistan hegemonyası karşısında egemenlik onuruna ve kapitalist açgözlülüğün ve politikacı elitlerin tamamen reddedilmesine dayalı bir toplum gibi köklü tasavvurları yeniden tesis etmek için milyonlarca insanı seferber etmiştir.
Onun görevinin, kendisini susturan kurumların korumasına ihtiyaç duyduğu iddiası saçma bir şeydir; peki hangi kurumlar?!Hasina'nın ayrılmasından sonra bile mazlumları hayal kırıklığına uğratmaya devam eden yargı sistemi mi?! Yoksa siyasi sahne aynı seküler palyaçoların elinde olup da Batı tarafından mı finanse ediliyor?!Ya da Müslüman çoğunluğun akidesini dışlamak için tasarlanmış laik bir çerçeve mi, yoksa bizzat İslam, Bangladeş için bu “yeni çağda” sürekli saldırı hedefi olmaya devam mı ediyor?
Hadi'nin tasfiye edilmesi, demokrasiyi korumada bir başarısızlık değil, aksine bu kurumların statükoyu koruma konusundaki bir başarısı olmuştur.Gerçek ders, bu bağlamda Batı demokratik modelinin iflasıdır; bizim gerçekliğimizde demokrasi, çoğu zaman sadece bir görünüşten ibaret olup yabancı çıkarlara ve yerel zenginlere hizmet eden rejimlerin meşrulaştırılmasına izin vermek için kullanılırken, akideye dayalı halk hareketlerini bastırmak için de kullanılmaktadır.Adalet, bu yozlaşmış sütunlara başvurarak gerçekleşmeyecektir.Hadi'nin egemenlik onurunu, İslami adalet ve yabancının egemenliğinden kurtuluşu elde etme davası, ancak Batı'nın desteklediği siyasi sistemin sonsuza dek ortadan kaldırılmasıyla gerçekleştirilebilir.Onun anısını onurlandırmak, bu seküler demokrasi oyununun kurallarına uymaya yönelik aldatıcı çağrıları reddetmek anlamına gelmektedir.Zira onun savaşı, insanları ezmek için tasarlanmış bir sistemi reform etmek için değil, köklü devrimler için bir çağrıydı.İnsanları köleleştirmek ve onları ezmek için tasarlanmış bu sahte demokrasiden kurtuluş, doğal sistemimize, yani Nübüvvet Minhacı üzere Hilafete geri dönmektir.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
İrtiza Çaudrî – Bangladeş



