- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Dünya Kadınlar Günü
İhlaller ve İhanetler Bağlamında Bir Kutlama!
Haber:
04/03/2026 Çarşamba günü yayınlanan, “Tüm kadın ve kız çocukları için adalete erişimin sağlanması ve teşvik edilmesi” başlıklı yeni BM raporunda, dünyada hiçbir ülkenin kadın ve kız çocukları için tam yasal eşitlik sağlamadığı ve dünya çapında kadınların erkeklerin sahip olduğu yasal hakların yalnızca %64'ünden yararlandığı, bu da onların hayatlarının her aşamasında ayrımcılığa, şiddete ve dışlanmaya maruz kalmalarına neden olduğu belirtildi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde BM Kadın Birimi, tüm kadınlar ve kızlar için cezasızlığın sona erdirilmesi, hukukun üstünlüğünün korunması ve hukukta, uygulamada ve yaşamın her alanında eşitliğin sağlanması da dahil olmak üzere acil ve kararlı adımlar atılması çağrısında bulundu.
Yorum:
Dünya Kadınlar Günü her yıl 8 Mart'ta kutlanır; bu kutlama küresel hale geldiğinden beri, sloganlar her yıl değişmiştir; örneğin 2025 yılındaki en son slogan “Tüm Kadınlar ve Kızlar İçin: Haklar, Eşitlik ve Güçlendirme” idi ve bu yılki slogan ise “TÜM Kadınlar ve Kız Çocukları için Hak, Adalet, Eylem”dir. Bu teorik yöndendi. Pratik yönden olana gelince; 676 milyon kadın, ölümcül çatışma bölgelerinin 50 kilometre uzağında yaşamakta ve kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddet yayılmaya devam etmektedir; zira Dünya Sağlık Örgütü'nün Kasım 2025 verilerine göre, yaklaşık 840 milyon kadın (yaklaşık her üç kadından biri) fiziksel ve cinsel şiddete maruz kalmakta olup 2025 yılında 376 milyon kadın ve kız çocuğu aşırı yoksulluk içinde yaşamıştır (BM Kadın Birimi). Ayrıca kadınların dünya çapında siyasi hayata katılım oranı %10'dur ve bu oran ortalamanın oldukça altındadır; üstelik ekonomik sömürü, eğitim, sağlık hizmetleri ve diğer hizmetlerden mahrumiyet ise cabasıdır; işte tüm bu krizler, sürekli olarak erkek egemenliği ve cinsiyet eşitliği silindiriyle bir çatışma içindedir.
Kadınların ve kız çocuklarının her seçim programında veya kalkınma projesinde sürekli olarak öne çıkarılması ve dahil edilmesi, sembolik temsil ve hayali hak ve adaletle sonuçlanmıştır; dolayısıyla onlar, bunların herkes için olduğuyla övünüyorlar ama Filistin, Sudan, Yemen, Myanmar ve Doğu Türkistan'daki Müslüman kadınları ve kızları unutuyorlar ve onları bunlardan istisna tutuyorlar. İşte bu istisnaların sonuncusu, Amerika Birleşik Devletleri ve Yahudi varlığı tarafından İran'da bir kız ilkokuluna düzenlenen bombalı saldırıda hedef alınan küçük kız çocukları olup saldırıda, çoğu 7 ila 12 yaşları arasında ve temel eğitimin ilk aşamalarında olan 165 öğrenci hayatını kaybetmiştir.
Bu kurumları kuran ve bu sözleşmeleri ve protokolleri yasallaştıran sistem, dünya çapındaki kadınların sefaletin, marjinalleşmenin, tacizin, açlığın, yoksulluğun, yerinden edilmenin, istismarın ve cinayetin acısını çekmesinin nedenidir. O halde onlara nasıl güvenebiliriz; dahası onların haklarındaki sabıka kaydını nasıl kutlayabiliriz?!Kapitalizm ve kadın hakları asla kesişmeyen iki paralel çizgi olup bunun aksini düşünen ya hayalperesttir ya da aptaldır; zira kapitalistlerin gözleri sadece fayda ve kazancı görmekte ve kadınlar ekonomik ve siyasi çıkarlara göre yönetilen dosyalardan sadece bir tanesidir.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
M. Durra El-Bakuş



