- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Husilere ve Dahm Kabilelerine Bir Mesaj: Tüm Krizleri Tedavi Edebilecek Olan Sadece İslam'dır
Haber:
20 Nisan'da El-Cevf vilayetindeki yerel kaynaklar, kabileler ile Husi güçleri arasındaki gerginliğin tırmanmasının ortasında, Husi grubunun, kabile şeyhi Hamad Fadgam el-Hazmi'yi kaçırma olayının ayrıntılarını açıkladı. Kaynaklar, gerginliğin arka planının yaklaşık 15 yıl önce bir kadının kaybolmasıyla ilgili eski bir davaya dayandığını açıkladı; zira -el-Cevf’teki Barat ilçesindeki el-Cezilan ailesinden olan- kadının kocası, onu öldürmek ve çiftliğine gömmekle suçlamıştı; son iki ay içinde kadının ailesi (Beyt el-Dubaybe), davayı kabile düzeyinde Şeyh el-Hazmi’ye iletmek için el-Yeteme bölgesine gitti. Kaynaklar, grubun liderine yönelik sert eleştiriler içeren ses kayıtları da dahil olmak üzere Şeyh el-Hazmi’nin son dönemde Husi hareketi ve el-Cezilan kabilelerine karşı tutumlarını yeniden sertleştirmeye başladığını, bunun da onun kaçırılarak başkent Sana’ya götürülmesine yol açtığını ve bu adımın geniş kabile tepkilerine neden olduğunu açıklamıştır. (Yemen Daily News, 21/04/2026)
Yorum:
1- Dikkatle bakıldığında, Yemen’de ve diğer Müslüman ülkelerde yaşanan tüm sorunların temelinin adaletin yokluğu olduğunu görmekteyiz ve bu adalet, İslam’ı uygulayan bir devlet var olmadığı sürece gerçekleşmeyecektir. Örneğin Şeyh Hamad Fadgam el-Hazmi’nin tutuklanmasına yol açan olayların kökleri, 15 yıl öncesine uzanan eski bir davaya dayanmaktadır; peki o dönemde devlet neredeydi? Şeyh, halkın galeyana gelmesinin ve kuzeydeki otoritelerine öfkelenmesinin ve aynı zamanda el-Alimi ve çevresinin kontrolündeki bölgelerde yaşayan insanların da benzer bir öfkenin acısını çekmesinin sonucunda Husileri eleştiren bir video kaydıyla ortaya çıkmıştır. İnsanlar yöneticilerin kendi felaketlerinin sebebi olduğunu idrak etmiş olup, meydana gelen herhangi bir sorunun hızla bu yöneticilerin yolsuzluğuna bağlanması, halkın bilincinin arttığına işaret etmektedir.
2- Dahm kabilesinin, Şeyh Hamad'ın serbest bırakılması için Husilere baskı yapmak üzere el-Yeteme bölgesinde toplanması, kabilelerin hâlâ uyumlu ve birbirine bağlı olup devletin temellerini sarsacak ve üzerinde etki yaratacak eylemlerde bulunma kapasitesine sahip olduğunun kesin bir göstergesidir; ancak kabileler, haklarını yaratıcı Subhanehu'yu razı edecek şekilde nasıl talep edeceklerini idrak etmelidir; yani İslam'ı uygulayan bir devletin yokluğunun gölgesinde çabalarımız, Allah Subhanehu'nun bize vaat ettiği ve Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bize müjdelediği Raşidi Hilafet Devleti'ni kurmak için çalışanlara yardım etmeye yönelik olmalıdır; zira sizler, güç ve kuvvet ehlisiniz ve dininize yardım etmeye muktedirsiniz.
3- Husilerin, İslam’ı hayattan ayıran laik cumhuriyet sistemini uyguladıkları ve Birleşmiş Milletler’e başvurdukları sürece, kafir Batı’nın peşinden gittiklerini idrak etmeleri gerekir. Kur’an yürüyüşü adı altında attıkları sloganlar, artık onları sadece boş sloganlar olarak gören insanları aldatamayacaktır. Eğer onlardan biri bizlere, Batı bize karşı savaşacağı ve derin devlet işleri bizim aleyhimize çevireceği için İslam’ı uygulayamayız derse, biz de onlara deriz ki: Bu, şeytanın bir korkutmasıdır; zira İslam’ı samimiyetle uygulamak isteyen kimse hazırlığını yapar, Allah’a tevekkül eder ve ilk günden itibaren uygulamaya başlar.
4- Ne yazık ki kâfir Batı, aynı akideye sahip insanların birbirlerini öldürmesini sağlamada başarılı olmuştur. Ümmetin vacibi, gerçek düşmanının kâfir Batı olduğunun, silahını ona yöneltmesi ve kapitalizm ve sosyalizm gibi tüm yabancı fikirleri kaldırıp atması gerektiğinin bilincinde olmasıdır... Peki Husiler ve Yemen’deki kabilelerin evlatları bu gerçeği idrak edecek mi?
5- Bugün dünya, Amerika’nın öncülük ettiği kapitalist sistem nedeniyle bir sefalet yaşamakta olup bunu ancak İslam, devleti kurulduğunda ortadan kaldıracaktır. Bu yüzden Yemen halkının üzerine düşen, tıpkı ataları Ensarın Medine’de Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e yardım ettiği gibi İslam Devleti’ni kurmak için çalışanlara yardım etmeye yönelmesidir.
6- Hizb-ut Tahrir, İslam’dan istinbat edilmiş kamil bir programa sahip olup sizleri, Nübüvvet Minhacı üzere İkinci Raşidi Hilafet Devleti’ni kurarak İslami hayatı yeniden başlatmak için kendisiyle birlikte çalışmaya davet etmektedir.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
İbrahim Muhammed - Yemen



