Çarşamba, 12 Zilkâde 1447 | 2026/04/29
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Kalkınma Kılığına Bürünmüş Bir Felaket!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Kalkınma Kılığına Bürünmüş Bir Felaket!

 

Haber:

(Yeni) başkentin, Margalla Tepeleri'nin büyüleyici güzelliğini korumakla birlikte Manhattan ve Şanghay’ın bir karışımına benzeyeceği söylenmektedir. Ancak mevcut rejimin propagandasını yaptığı büyük yanılsamalarına boyun eğdikten sonra Margalla Tepeleri gerçekten de aslı gibi kalmaya devam edecek mi? (El-Fecr Pakistan)

Yorum:

Hükümet yetkililerinin propagandasını yaptığı İslamabad'ı yeniden canlandırma vizyonu ve bunu gerçekleştirmek için atılan adımlar, endişe vericidir. Görünen o ki Pakistanlı elitler, işçi sınıfının yanında lüks içinde yaşamaktan bıkmış durumda. Son birkaç hafta içinde Bari İmam yakınındaki bölgeler ve birçok gecekondu mahallesi de dahil olmak üzere tarihi yerleşim yerlerinde çalışan ailelerin tahliye edildiğine tanık olduk. Şehirler zaten fiili ırk ayrımcılığının sessiz bir altyapısını izliyordu; zira seçkinlerin yaşadığı bölgeler birbirine bağlıyken, marjinalleşmiş topluluklar özenle dışlanmış olup şimdi ise bu altyapı devletin kontrolü altına girmiştir. Sadece Bari İmam bölgesinde 40 bin kişi fiilen yerinden edilmiş olup yakında 50 bin kişinin daha tahliye edilmesi planlanmaktadır. On yıllardır orada yaşayan ve tahliye edilen sakinler için herhangi bir tazminat veya yeniden yerleşim planı bulunmamaktadır.

Pakistan'daki kalkınma çalışmalarının çoğu, herhangi bir planlama yerine iktidardaki elitin arzularına bağlıdır; bu da paranın heder olmasına ve gelişigüzel kentleşmeye yol açmaktadır. Bazen yollar milyonlarca Rupi değerinde çiçeklerle süslenmekte ya da motosiklet yolları onların en sevdiği renklerle boyanmaktadır. Ancak İslamabad’ı Şanghay ve Manhattan’a benzemeye dönüştürme tutkusu, şehri yerle bir edecek ve vergi mükelleflerinin parasını heder edecektir. 2025 yılında İslamabad'da meydana gelen sel felaketleri, hükümetin planlarını ve stratejisini ortaya çıkarmıştır. Zira bu yıkım, kentsel planlamadaki kötüleşmenin, gelişigüzel yapılaşmanın ve doğal su yollarının tıkanmasının doğrudan bir sonucu olarak meydana gelmiştir. Bu, insani ve çevresel sonuçları göz ardı ederek maddi ilerlemeyi arzulamanın doğrudan bir sonucudur. Pakistan halkı, ferdi olaylara ve zulme odaklanmaya devam ettiği sürece hiçbir huzur bulamayacaktır; aksine sorunun köklerine inmemiz gerekir. İslamabad’da insanların evlerinden kovulması sadece geçici bir zulüm değildir; aksine Batı’ya kölelik olarak benimsenen temel bir itaatsizliğe geri dönmek ve yönetimde İslami metottan vazgeçmektir. İslamabad’ın kuruluşu, Pakistan’daki yönetim üslubunun, yani mevcut kaynakların ihmal edilmesinin ve yeni kalkınma projelerine harcama yapılmasının açık bir örneğidir. İslam toprakları olarak adlandırılan bir şehir ama o zamandan beri İslam ve Müslümanlar dışında her şeye hizmet etmek için kullanılmıştır!

İslam tarihi, kentsel gelişim örnekleriyle doludur. Aslında İslam devleti Medine-i Münevvere’de başlamış olup buranın devletin hayati bir ekonomik merkez hâline gelmesine katkıda bulunmuştur. Orada öğrendikleri ve uyguladıkları ilk ders, Mekke’den gelen kardeşleri için fedakârlık yapmak olmuştur. Bu, Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e verdikleri ahdin ve Allah Subhanehu ve Teala’ya itaat ederek O’na yardım edip korumanın yerine getirilmesiydi. Böylece dünya kısa sürede İslam’ın siyasi bir güç olarak ortaya çıkışına tanık olmuş ve bunu ekonomik istikrar takip etmiştir. Müslümanlar için çıkarılacak ders, ilerlemenin itaatin bir meyvesi olduğudur. İslam tarihi, mimari şaheserler ve muhteşem şehirler inşa eden Halifelerle doludur; ancak temel akide zayıfladığında, hiçbir mimari şaheserin üç kıtaya yayılmış bir devleti kurtaramayacağını anlamak önemlidir. Bugün Müslümanların şehirlere değil, aksine onlara Allah’ın şeriatını uygulayacak ve kendi yönetimi altında hiçbir Müslüman’ı evinden kovmayacak bir yöneticiye ihtiyacı vardır. O zamana kadar, tüm binalar, yollar ve şehirler bu dünyada sadece zenginlerin bir eğlencesi olarak kalmaya devam edecektir.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ أَطِيعُواْ اللّهَ وَرَسُولَهُ وَلاَ تَوَلَّوْا عَنْهُ وَأَنتُمْ تَسْمَعُونَ * وَلاَ تَكُونُواْ كَالَّذِينَ قَالُوا سَمِعْنَا وَهُمْ لاَ يَسْمَعُونَ * إِنَّ شَرَّ الدَّوَابَّ عِندَ اللّهِ الصُّمُّ الْبُكْمُ الَّذِينَ لاَ يَعْقِلُونَ

Ey iman edenler! Allah’a ve Rasulü’ne itaat edin. İşittiğiniz halde ondan yüz çevirmeyin.İşitmedikleri halde 'işittik' diyenler gibi olmayın.Şüphesiz, yeryüzünde yürüyen canlıların Allah katında en kötüsü, akıllarını kullanmayan (gerçeği görmeyen) sağırlar, dilsizlerdir.” [Enfal 20-22]

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Ahlak Cihan

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER