Salı, 09 Zilhicce 1447 | 2026/05/26
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Hukuki Bir Rapor, Beşar Esad ve Atıf Necib’in İlk Yargılamasını Tehdit Eden Yasal Boşlukları İfşa Ediyor

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Hukuki Bir Rapor, Beşar Esad ve Atıf Necib’in İlk Yargılamasını Tehdit Eden Yasal Boşlukları İfşa Ediyor

Haber:

Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR) bugün yani Perşembe günü, Dera Siyasi Güvenlik Şubesi Eski Başkanı Tuğgeneral Atıf Necib hakkındaki yargılama prosedürleri ve suçlama kararıyla ilgili yasal boşlukları ifşa etti.

Rapora göre Necib’in yargılanması; suçların nitelendirilmesi, bireysel sorumluluğun teorik temeli, savaş suçları çerçevesine yönelik zamansal uygulamayı ve ayrıca gıyabi yargılamaya ilişkin usul güvencelerini kapsayan temek boşlukları içermektedir. (El Cezire Net, 21/05/2026)

Yorum:

Esad rejiminin şu anki alternatifinin Amerikan istihbaratının ve onun çıkarları için çalışanların mahzenlerinde önceden hazırlandığı çok açık olmasına rağmen ancak Esad'ın bu kadar hızlı düşmesi ve Amerika'nın, tarihsel olarak sundukları muazzam hizmetlere rağmen ajanı Beşar'dan ve avenelerinden vazgeçerek bu alternatifi sunmak zorunda kalması, ümmetin direniş, sabır ve kararlılık konusundaki yüksek kabiliyetini göstermektedir; üstelik tüm bunlar, ümmet henüz gerçek ve samimi bir liderliğin etrafında toplanmadan gerçekleşmiştir.

Esad rejiminin devrilme tarihinin üzerinden bir buçuk yıldan fazla bir zaman geçmesinin ardından, yeni yöneticiler sahip oldukları İslami cihatçı geçmişlerine rağmen ancak onlar, gün geçtikçe ümmetin düşmanlarıyla olan bağlarını ve Allah’ı, Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’i ve canından ve malından en değerli varlıklarını feda edip sabreden ümmeti razı etmek yerine düşmanları razı etmeye yönelik hırslarını kanıtlamışlardır. Bu durum, yeni devletin yönetimine, garip bazı farklılıklarla birlikte yıkılan rejimin koyduğu kural ve kanunlar yoluyla başlama konusundaki ısrarları sayesinde daha da açık bir hale gelmiştir; zira suçlu Beşar, yasaları bir gecede çıkarır; konuşmaktan daha çok icraat yapar, öldürür, yakar ve yıkardı. Şimdiki ajanlar ise ne bir kanunu değiştirebilecek ne de bir işi düzeltebilecek güçtedirler. İşte bunun son örneği; geçmişteki suçlu çetenin temel unsurlarından ve eski bir suçlu olan, suçlarıyla tanınan ve aleyhindeki şahitlerin sayılması bile zor olan bir figürün gıyabında yürütülen gülünç yargılamadır.

Allah Azze ve Celle’nin sadece Müslümanlar için değil, tüm insanlık için yegane çare ve şifa olsun diye indirdiği İslam şeriatıyla hükmetmek yerine; suçluların ve zalimlerin ölçüsüne göre ayrıntılı olarak ithal edilmiş sistemlere ve kısır kanunlara razı olmanın bedeli işte budur.

Şüphesiz ki bizler, İmam Malik Rahimehullah’ın şu sözünü hatırlamadıkça bu zilletten çıkamayacağız: “Bu ümmetin evveli ne ile ıslah olduysa, sonra gelenleri de ancak aynı şey ile ıslah olacaktır.” Aynı şekilde Ömer İbn Hattab Radıyallahu Anh’ın şu sözünü: “Allah bizi İslam'la şereflendirdi. Allah’ın verdiği şereften başka bir şeref ararsak Allah bizi yeniden zelil kılar.”

Mevcut vatancılıkları kaldırıp atmadıkça, Müslüman ülkelerin arasındaki yapay sınırları yıkmadıkça, zararlı yöneticileri alaşağı etmedikçe ve kelimemizi bir araya getirip kalplerimizi birleştirecek ve kendisiyle korunup arkasında savaşacağımız Raşid bir Halifeye Allah’ın Kitabı ve Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in sünneti üzere biat etmedikçe bizim için hiçbir kurtuluş ve izzet yoktur. Bunun dışındaki her şey zaman kaybından, kanların ve enerjilerin heder edilmesinden ibarettir.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
El-Muntasır Billeh El-Humsi

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER