- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Şeriatın Uygulanması ve Müslüman Ülkelerin Birleştirilmesi, Hindu Devletinin Kışkırttığı Fitneye Karşı Etkili Bir Cevaptır
Haber:
Hindistan, Pakistan içinde istikrarsızlığı körüklemekle suçlanmaktadır; zira Pakistan Silahlı Kuvvetleri Medya kanadı tarafından 6 Temmuz'da yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verilmiştir: “Forum; vekillerin devlet destekli her türlü finansmanını, kolaylaştırmasını veya sponsorluğunu kınamış ve Pakistan'ın istikrarını sarsmaya yönelik hibrit araçlarını kullanma girişimlerinin, sürekli olarak stratejik bir netlik ve sarsılmaz bir kararlılıkla karşı karşıya kalacağını vurgulamıştır.”
Yorum:
On yıllardır Silahlı Kuvvetler, iç çatışmaların bir nedeni ve aynı şekilde Pakistan’ın su kaynaklarına yönelik bir tehdit olarak Hindistan’ın rolüne işaret etmiştir. Pakistan ordusunun Afganistan halkıyla, kabile bölgeleriyle, Belucistan ve özgür Keşmir ile çatışmalara karışmasıyla birlikte, durumun artık tehlikeli bir hal aldığı konusunda şüphe yoktur. Devletin katı politikası, güvenlik krizlerini daha da körüklemekten başka bir şeye yol açmamaktadır; zira bu krizlerin, Pakistan’ın dağılmasına yol açmasa bile yıllarca sürmesi muhtemeldir. Bu yüzden güvenlik ve istikrar, İslam şeriatına dayalı yeni bir stratejik vizyon gerektirmektedir.
Mevcut başarısız, seküler ve pragmatik stratejik vizyon, milliyetçiliğe ve ABD ile ittifakın gölgesinde kapitalist ekonomik sistemin uygulanmasına dayanmaktadır. Dolayısıyla şu üç unsurdan hiçbiri, düşmanların istismar ettiği Müslümanlar arasındaki çatışmaları söndüremez:
Birincisi: Pakistan’ın milliyetçilik narası, karşıt alt milliyetçiliklerin kışkırtılmasına yol açarken, İslam kimliği ise Hilafet döneminde yüzyıllar boyunca Müslümanları güçlü bir şekilde bir araya getirmiş ve onları kendi sancağı altında birleştirerek düşmanları geri çekilmeye mecbur bırakmıştı.
İkincisi: Kapitalizm, öfke ve itiraz duygularını söndürmekten acizdir. Kapitalist ekonomik sistem, serveti sınırlı seçkin bir kesimin elinde yoğunlaştırmakta ve yoksulluğu dünyanın büyük bir kısmında, hatta Batı toplumlarının tüm kesimlerinde yaygınlaştırmaktadır. Bunun aksine İslami ekonomik sistem, en zayıf kesimleri korumak için doğrudan müdahale ederek servetin toplumda dolaşması ve böylece herkesin payını alması için çalışmaktadır. Buna ek olarak şeriatın tavizsiz bir şekilde tam olarak uygulanması, Müslümanların nazarında herhangi bir silahlı isyanın meşruiyetini ortadan kaldırmaktadır.
Üçüncüsü: Amerika ile ittifak kurmak ölümcül bir hatadır. Zira Amerika, Sudan, Lübnan, Suriye, İran ve Pakistan’da da görüldüğü gibi Müslüman ülkelerini yeniden şekillendirerek yıpratıcı çatışmalar yoluyla bu ülkeleri daha da zayıflatmaktadır. Aynı zamanda o, Müslümanlara karşı düşmanca projelerinde Hindu devleti ve Yahudi varlığına tam destek vermektedir. İslam ise Müslümanlara karşı savaşan ya da başkalarının onlarla savaşmasına yardım edenlerle ittifak kurmayı kesin bir şekilde haram kılmıştır. Bunun yerine tek bir Halife altındaki tek bir devlette birleşmesi ve düşmanlara karşı cihada girmesi Müslümanların üzerine vaciptir.
Devletin sert yaklaşımı, bu üç kargaşa ve istikrarsızlık nedeninin daha da şiddetli bir şekilde uygulanmasından başka bir şey değildir. Bu girişim başarısızlığa mahkûm olup işleri daha da kötüleştirecektir; ayrıca bunu, basiret sahibi olanlar da fark etmiştir. Şimdi geriye şu soru kalmıştır: Güç ve kuvvet ehli, Pakistan’da İslam’ın uygulanması amacıyla nusretlerini vermek için imanî bir kararlılığa sahip midir? Nitekim Allahu Teala şöyle buyurmuştur: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا أَطِيعُوا اللَّهَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ وَأُولِي الْأَمْرِ مِنْكُمْ فَإِنْ تَنَازَعْتُمْ فِي شَيْءٍ فَرُدُّوهُ إِلَى اللَّهِ وَالرَّسُولِ إِنْ كُنْتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآَخِرِ ذَلِكَ خَيْرٌ وَأَحْسَنُ تَأْوِيلًا “Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Rasul’e ve sizden olan ülülemre (idarecilere) de itaat edin. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz -Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız- onu Allah’a ve Rasul’e götürün; bu hem hayırlı, hem de netice bakımından daha güzeldir.” [Nisa 59]
Ey güç ve kuvvet ehli: Hizb--ut Tahrir, Raşidi Hilafeti yeniden kurmak için sizden nusret talep etmekte olup, Pakistan'ı şu anki yıkıcı gidişatından kurtarmaya tam anlamıyla hazırdır; o halde icabet edin.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Musab Umeyr – Pakistan



