Çarşamba, 17 Cumade’l Ûlâ 1448 | 2026/10/28
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Şiddetle Yahudi Varlığının Seçimlerini Beklemek, Yöneticilerimizin Birer Sıfırdan İbaret Oldukları Anlamına Gelmektedir

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum
Şiddetle Yahudi Varlığının Seçimlerini Beklemek, Yöneticilerimizin Birer Sıfırdan İbaret Oldukları Anlamına Gelmektedir

Haber:

Yahudi varlığı, Salı günü yapılması planlanan seçimler öncesinde seçim sessizliği dönemine girmiştir; bu dönem, gelecek hükümeti kurma konusunda kıyasıya bir rekabetin ortasında oy verme günündeki son sandık merkezinin kapanmasına kadar devam edecektir. (El Cezire)

Yorum:

Varlıktaki Knesset seçimleri, kasıp kavuran ve hâlâ kasıp kavurmaya devam eden koşullar altında şiddetli gerginlik, kutuplaşma ve bekleyiş ortamında gerçekleşmektedir. Bu bekleyiş, sadece bu varlığın sakinleri ve seçmen kitlesiyle sınırlı değildir; aksine Filistin halkı ile çevresinin karşı tarafında, hatta bölgenin genelinde olanların bekleyişi de onların bekleyişinden daha az değildir.

Birçok insanın bu seçimlerin sonuçlarını beklediği bir süreç yaşanmaktadır; zira birçok kişi Netanyahu hükümetinin düşmesini umut ettiği gibi onun düşmesiyle birlikte, geçtiğimiz yıllar boyunca yeryüzünde fesat çıkaran, savaşlar açan, kan döken ve kan dökme, yıkım ve zorla yerinden etme eylemlerini daha da artırmaya yönelik tehditleri, onun ve suç ortaklığı yaptığı koalisyonunun ilan edilmiş programını oluşturan bir suçlunun ortadan kalkmasını da umut etmektedir. Ancak belki de bazılarının gözünden kaçan nokta şudur; Netanyahu ve koalisyonunun seçimlerdeki alternatifinin yüzleri farklı olsa bile onlarla aynı türden olmasıdır. Programlarındaki fark ise; öz aynı olmakla birlikte suç ve kötülük arasındaki farktan başka bir şey değildir.

Gerçekten üzücü olan, bu seçimlere Filistin halkının kaderini belirlemenin bir parçasıymış gibi bakılması ve bunun, düşmanlardan hangisinin diğerine galip geleceğiyle ilişkilendirilmiş olmasıdır; oysa onların her biri, Filistin halkına olan düşmanlıkta ve onlara yönelik suç teşkil eden niyetlerde diğeriyle yarışmaktadır!

Acı verici olan ise; İslam ümmetinin bir parçasının kendi toprağından sökülüp atılması ve tehcir edilmesi projelerinin gece gündüz ilan edilmesinin karşısında Müslümanların, yöneticilerinin fiilinden dolayı içine düştükleri acizlik, bütün sahnede etkili olan aktörün sadece düşman olması ve bel bağlanan şeyin de düşmanın ve onun içindeki seçmenlerin mizacının değişmesini beklemektir.

Savaş kızışmışken, varlığın liderleri Gazze'de soykırımı, Batı Şeria'daki zulüm ve tehciri yenilemek için birbiriyle yarışırken ve dört bir yanda savaş davulları çalarken, Müslümanların bakışlarını kendilerine seferberlik vaktinin geldiğini haykıran ve cihat birliğiyle bağlantı kuran bir nidacıya ve her yönden seferber olmaya başlamış ordulara çevirmeleri daha uygun olurdu. Biri bunun bir hayal ürünü olduğunu söyleyebilir; ancak bu, bir zamanlar tarihimizde, yani Haçlılar ve Moğolların ve mutant varlığın da bundan çok daha aşağı olduğu günlerde gerçek bir olguydu. Eğer korkak yöneticiler olmasaydı, ümmetin onların devirmesi bir haktı; zira bu, Eisenkot’u beklemekten daha hayırlı, daha uygun ve daha faydalıdır!

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Abdurrahman El-Ledavi

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER