- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Mısır Ordusu, Sömürgecilerin Hizmetinde Müslümanlar Arasındaki Çatışmaları Körüklemek İçin Değil, Müslümanları Desteklemek İçin Var Olmalıdır!
Haber:
Mısır Temsilciler Meclisi, Pazartesi günü, topraklarını savunmak amacıyla Suudi Arabistan ile koordinasyon halinde gerekli adımların atılması konusunda Cumhurbaşkanı Sisi'ye yetki verilmesini onayladı.Bu, Müsteşar Hişam Bedavi başkanlığında, meclis üyelerinin üçte ikisinin çoğunluğuyla gerçekleştirilen üçüncü gizli oturum sırasında gerçekleşti. Zira Sisi, krallığa destek olmak amacıyla savunma önlemleri almak için parlamentodan yetki talep etmişti. Meclis, geçen haftanın pazar ve pazartesi günlerinde iki oturum düzenlemiş ve bu oturumlarda farklı siyasi eğilimlerden çok sayıda milletvekilini dinlemişti.Temsilciler Meclisi, Ulusal Savunma Konseyi'nin görüşü alındıktan sonra, devlet sınırları dışına savaş görevi için ordu gönderilmesi konusunda meclis üyelerinin üçte ikisinin çoğunluğuyla onaylanmasını şart koşan anayasa hükmü uyarınca, kararı isim okunarak oylamıştı.
Yorum:
İşte bu zamandaki yöneticilerimiz böyledir; zira onların, mesele ümmeti parçalama ve evlatlarını birbirine kırdırma konusunda sömürgecilerin çağrısına uymak olduğunda adeta aslan kesildiklerini ve ön saflarda yer aldıklarını görürsünüz ama mesele, Müslümanlara ve davalarına destek olmakla ilgili olduğunda ise tuzun suda eridiği gibi sahneden kaybolup gittiklerini görürsünüz!
Nitekim Gazze, üç yılı aşkın bir süredir mevcut çağın bir benzerine tanık olmadığı vahşi bir katliam ve soykırımla boğazlanmaktadır; yani komşu, kardeş ve akraba olan bu insanlar maymun ve domuzları kardeşleri tarafından, sertliğinden dolayı taşların bile dile geldiği ve dehşetinden dolayı yüreklerin yerinden söküldüğü sahnelere tanık olmuştur; zira yetim kalan kız çocuklarının avazı çıktığı kadar yükselen imdat çığlıklarına rağmen Sisi başkanlığındaki Mısır rejimi, akrabaya, komşuya ve İslam’a yardım etmek için kılını dahi kıpırdatmamış ve Gazze'deki halkımıza yardım etmek için silahlı kuvvetleri kullanma yetkisi talep etmemiştir! Mısır parlamentosu da ihmalinden dolayı onu muhasebe etmek için harekete geçmemiştir!
Filistin, onlarca yıldır gasp edilmekte, Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in İsra’sı sabah akşam kirletilmekte, Filistin’deki halkımız katledilip yerinden edilmekte, yerleşimcilerin çocukları onlara kameraların objektifleri ve medya mikrofonları önünde eziyet etmekte, özgür kadın kardeşlerimizin Yahudilerin hapishanelerindeki yardım çığlıkları kulaklarımızda yankılanmaktadır; buna rağmen Sisi, ordu bunu gündüzün bir saatinde gerçekleştirmeye muktedir olduğu halde bu trajediye son vermeyi düşünmemiştir.
Gaspçılara ve sömürgecilere karşı Filistin ve diğer İslam ülkelerine yardım etmek, Mısır Silahlı Kuvvetleri'nin elde etmek için çalışması gereken bir vacip ve şereftir; çatışan taraflar arasındaki kabilecilik, taassup ve sömürgeci anlaşmazlıklara dayalı körü körüne saflaşmalar ise, güçlerimizin kendisinden uzak durması gereken bir ar ve haramdır.
Yemen’deki Husiler ile Haremeyn beldesindeki Suud Hanedanı arasındaki çatışma, sadece sömürgeci Amerika'ya ve onun bölgeyi kontrol altına alma planlarına hizmet eden iki taraf arasındaki bir çatışma olup bunun yakıtları ise Müslümanların evlatları, malları ve onların ülkeleridir.Allah'a, Rasulü’ne ve müminlere karşı samimi olan bir kimse, bu günahkâr çatışmanın tarafı olmaması, aksine, gücü yetiyorsa onu durdurmak için çalışması gerekir; çünkü bu, Müslümanların hiçbir çıkarının olmadığı bir savaştır.
Ebu Bekre’den, Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: إِذَا الْتَقَى الْمُسْلِمَانِ بِسَيْفَيْهِمَا فَالْقَاتِلُ وَالْمَقْتُولُ فِي النَّارِ. فَقُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ هَذَا الْقَاتِلُ فَمَا بَالُ الْمَقْتُولِ؟ قَالَ: إِنَّهُ كَانَ حَرِيصاً عَلَى قَتْلِ صَاحِبِهِ “İki Müslüman kılıçlarıyla karşı karşıya gelirlerse, katil de, maktul de cehennemdedir.” Dedim ki: Ey Allah’ın Rasulü! Haydi katil öyle, peki ya maktule ne demeli? Bunun üzerine (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dedi: إِنَّهُ كَانَ حَرِيصاً عَلَى قَتْلِ صَاحِبِهِ “O gerçekten arkadaşını öldürmek istemiştir.” [Buhari ve Müslim rivayet etti]
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Mahmud El-Leysî - Mısır



