- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
İslam Devleti’ne ve Onun Eğitim Siyasetine Ne Kadar Da Özlem Duyuyoruz!
Haber:
Öğretmen sayısındaki yetersizliğe, sınıflardaki aşırı kalabalığa ve okul binalarının harap durumuna karşı çıkmak amacıyla Fransa okullarındaki protesto dalgaları yayılıyor.
Yorum:
Bir öğrencinin okulda ihtiyaç duyduğu önceliklerden biri, herhangi bir baskı veya endişe olmaksızın gerekli tüm bilgileri öğrenebilmesine imkan tanıyan bir ortamda ders çalışabilmesi için uygun bir eğitim ortamının sağlanmasıdır; ancak Fransa bu olaya şiddet, gözaltılar ve adli takibatlarla karşılık vermiş ve yaşanan olaylar çok sayıda öğrencinin yaralanmasıyla sonuçlanmış olup bunların arasında bir bombanın patlaması sonucu bir öğrencinin elinin kopmasına yol açan ağır bir vaka da yer alırken, protestolarda çok sayıda polis memuru da yaralanmıştır.
Bu protestolar, tek dertleri rahatlık ve huzurun egemen olduğu bir ortamda eğitim almak olan öğrencilerin dar görüşlülüğünden kaynaklanmamakta; aksine ekonomik, sosyal ve sağlık politikalarının yanı sıra eğitim politikasında da başarısız olmuş bir devlet sisteminden kaynaklanmaktadır; işte biriken bu baskılar, öğrencilerin dışarı çıkıp gür bir şekilde seslerini yükselterek, kendi işlerinin gözetilmesinde karşılaştıkları her türlü ihmali reddettiklerini ilan etmelerine ve hükümetten bakım ve ilgi görme konusundaki en temel haklarını vermesini, eğitim ve sağlığa yapılan harcamaları artırmasını ve yaşam pahalılığını düşürmesini talep etmelerine yol açmıştır.
Diğer Avrupa ülkeleri, hatta halklarına refah ve yükseköğrenim vaat edip onları umutlandırmayı sürdüren bütün kâfir Batı ülkeleri gibi Fransa da; dünyanın sanayi ve askerî sisteminin gücüne bakışına gösterdiği ilgi kadar eğitim sisteminin ulaştığı eksiklik ve ihmal düzeyine ilgi göstermeyi önemsememiştir.
Aradan sadece birkaç gün geçmişti ki Fransa'ya sadakatle bağlı bir ülke olan Tunus'ta da benzer bir sahnenin tekrarlandığına tanık olduk; zira burada, son on yıl zarfında düşük yaşam koşulları yüzünden yaklaşık bir milyon öğrencinin okulu bıraktığı ve bunlardan bazılarının çalışmaya yönelmeyi tercih ettiği kaydedilmiştir.
Aynı sahne Pakistan'da da tekrarlanmıştır; zira binalar ve eğitim merkezleri çökmüş ve bazı öğrenciler hayatını kaybetmiştir; ayrıca mevsimlik yağmurlar bir eğitim merkezinin çatısının yeniden çökmesine yol açmış ve bu da en az otuz çocuğun ve bir öğretmenin hayatını kaybetmesine ve diğerlerinin de yaralanmasına neden olmuştur.
Bunlar son zamanda meydana gelen ve laik sistemdeki eğitim sisteminin gerekli ilgiyi görmediğini ortaya koyan olaylara dair örneklerdir; zira eğitime, öğrencilere, hatta öğretmenlere bile önem verilmemekte ve onlar harap durumdaki altyapının altında ölüme terk edilmektedir.
Kamil hadari bir nizam olan İslam nizamının yokluğunda ümmet, doğru eğitim hizmeti de dahil olmak üzere en temel ihtiyaçlarından mahrum kalmıştır; bu ise Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafetin yeniden geri dönmesiyle son bulacaktır.
Nitekim halkına asla yalan söylemeyen bir lider olan Hizb-ut Tahrir, ümmetin işlerinin gözetilmesinde gerekli olan hiçbir meseleyi bırakmamış, aksine bunları araştırıp onun için bir sistem koymuş ve bunların tümünü kitaplarında kaleme almıştır; bu kitaplardan biri de “Hilafet Devleti'nde Nizami Öğretimin Esasları” başlıklı kitabı olup bu kitapta; Hilafet Devleti'ndeki eğitim siyasetini, eğitimin genel hedeflerini, öğretim yöntemlerini, üsluplarını ve araçlarını açıklamış; aşamaları ve hedefleriyle okul eğitimine, öğretim derslerine, ders sistemi düzenine, ardından yükseköğretime, hedeflerine, türlerine, kurumlarına ve benzerlerine odaklanmıştır…
O halde bu parti; ümmeti -hatta bütün dünyayı- zalim kapitalist yönetimin karanlıklarından İslam'ın adil yönetimine kavuşturacak yapıyı kurmak amacıyla bütün Müslümanların ona katılarak onunla birlikte daveti taşımak için çaba göstermeye layık bir parti değil midir?!
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Raziye Abdullah



