Cuma, 15 Rabi' al-awwal 1443 | 2021/10/22
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü

Haber ve Yorum Laik Demokratik Siyaset Kadınların Istıraplarını Ancak Devam Ettirir - Siyasette Daha Fazla Kadın Olsa Bile

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber:

Türkiye kadınların siyasetteki konumlarını iyileştirmeyi hedefliyor - kadınları aşağılayan laik kapitalist araçları kullanarak. Dört milyondan fazla üyesi olan AK Partinin Kadın Kolları Başkan Yardımcısı Meryem Göka, Avrupa Parlamentosu'nun düzenlemiş olduğu "İslam dünyası ve Avrupa'da kadınların siyasete katılımı" panelinde konuştu. Göka, "kadın ile alakalı alanlarda çalışıyoruz, kadınların standartlarını yükseltmeyi ve onları siyasette daha görünür yapmayı hedefliyoruz" dedi. "Kadınların (Haziran'da yapılacak) seçimlerde daha etkin temsil edilmelerini" istediklerini de ekledi. "TBMM'deki vekillerin en az üçte birinin kadınlardan oluşmasını istiyoruz" dedi.

(Kaynak: http://www.dailysabah.com/politics/2015/04/23/turkey-seeks-to-improve-womens-status-in-politics)

Yorum:

2011'de tüm partilerden kadın milletvekili adayı sayısı toplamda 286'di. Ancak Haziran'da yapılacak Genel Seçim için bu rakam neredeyse iki misline çıkartıldı. Nitekim HDP 268, AK Parti 99, CHP 103, MHP ise 61 kadın aday gösterdi. Özellikle 28 Şubat mağdurları olarak tanınan avukat Fatma Benli, Dr. Leyla Şahin Usta ve Ravza Kavakçı gibi ünlü isimler AK Parti milletvekili adayları arasında yer almaktadır. HDP de ünlü bir 28 Şubat ismini, Hüda Kaya'yı, koz olarak listeye aldı.

Türkiye; kadınları siyasette daha görünür yaparak onların standartlarını iyileştirmeyi vadediyor. Ancak bu siyaset; İslami yönetimin, Hilafetin ortadan kaldırıldıktan sonra bu Ümmetin kadınlarına zorla tatbik edilen laik demokratik kapitalist siyasettir. Ne var ki, son 90 yılda kapitalist laik demokrasi yönetiminin altında kadınların maruz kaldıkları her türlü aşağılama yine aynı bu beşeri sistemin tatbikinden kaynaklanmıştır. Bunu AKP ve HDP'nin meşhur yeni adaylarından daha iyi anlatabilecek biri var mı? Eğer gerçekten Türkiye'deki kadınların hakları ve yaşam standartlarını iyileştirmek için çabalamak istiyorlarsa, öyleyse kamuda başörtüsü yasağını kaldırmanın, kadınlara daha fazla siyasi hakların verilmesinin ve benzeri işlerin, Türkiye'deki genel görünümü değiştirdiğini ancak Türkiye'deki kadınların çoğunluğunun hayatlarını hiçbir şekilde iyileştirmediğini apaçık görmek zorundalar. Artmış olan kadına karşı şiddet oranları, kadın cinayetleri, artmış olan fuhuş oranları, daha fazla kadının daha zor şartlarda düşük gelirli işlerde çalışmak zorunda kalması vs. sadece Türkiye'de değil tüm dünyada konuşulmaktadır. Her demokratik laik devlette aynı hastalıklar aynı şekilde artan oranlara sahip. Öyleyse sorunun kaynağı kesinlikle kadınların siyasetteki azlıkları değil, fakat kapitalist sistemin varlığını uzatmak için kadınları suistimal eden siyasetin türüdür. Bu akamete uğramış, yozlaşmış beşeri sistem kökten yok edilmediği müddetçe, ne Türkiye'de ne de her hangi bir İslam beldesinde kadınların durumunda hiçbir değişiklik meydana gelmeyecektir. Bu sistem kaldırılıp yerine Kur'an ve Sünnete uyarak siyaset yapılan, Âlemlerin Rabbinin belirlemiş olduğu İslam yerleştirilmeli. Bu sistemde kadınlar; Allah'ın kendilerine, erkeklere, çocuklara ve tüm İslam Devletine vermiş olduğu hakları ve sorumlulukları yerine getirmekte önemli bir yere sahiptirler. İşte ancak o zaman kadınların hakları ve konumu tekrar geçmişte olduğu gibi gelecekte de İslami Hilafet Devleti altında parlak bir zirveye ulaşacaktır.

Hizb ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi Adına

Zehra Malik

 

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER