Çarşamba, 29 Ramazan 1447 | 2026/03/18
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Allah Celle Celaluhu’nun Yardımıyla İslam Ümmeti ve Onun Güçleri, Amerika’yı Orta Doğu’dan Kovmak İçin Yeterlidir

بسم الله الرحمن الرحيم

Allah Celle Celaluhu’nun Yardımıyla İslam Ümmeti ve Onun Güçleri, Amerika’yı Orta Doğu’dan Kovmak İçin Yeterlidir

10 Mart 2026’da Başkan Trump, Amerika’nın İran’a yönelik saldırılarını artırmakla tehdit ederek şöyle dedi: “Herhangi bir nedenle mayın döşenmişse ve derhal kaldırılmazsa, İran için askeri sonuçlar daha önce hiç görülmemiş bir seviyede olacaktır.”

İslam ümmetinin, kibirli Trump’a ordusunun çenesini kırarak cevap vermesinin zamanı gelmiştir! Bugün İslam ümmeti ve güçlerinin, aşağıdaki esaslara göre ümmetin düşmanları olan Yahudi varlığına ve Haçlı Amerika’ya karşı İran Müslümanlarına yardım etmesi gerekir:

1- Cihad'da kısas ilkesi: Allahu Teala şöyle buyurmuştur: فَمَنِ اعْتَدَىٰ عَلَيْكُمْ فَاعْتَدُوا عَلَيْهِ بِمِثْلِ مَا اعْتَدَىٰ عَلَيْكُمْ “Kim size saldırırsa siz de onun size saldırısının misli ile ona saldırın.” [Bakara 194] Müslümanlar, İranlı Müslümanların Yahudi varlığına yönelik saldırılarından dolayı sevindiler. Bu ise yerinde bir sevinmedir; çünkü cihat devam etmekte olup zalim yöneticinin zulmü bile onu geçersiz kılamamıştır. Ancak Yahudi varlığını ortadan kaldırmak ve Amerika’yı kovmak sadece İran Müslümanlarının üzerine vacip değildir; aksine bunlar gerçekleşene kadar bütün ümmetin üzerine vaciptir. Bu nedenle tüm Müslüman ülkeleri ordularını güçleri yettiğince seferber etmesi gerekir. Ümmetin tamamı seferber olur olmaz Amerika, kendisini Müslüman ülkelerinden çekilmeye zorlayacak çok yönlü bir saldırıyla karşı karşıya bulacaktır.

2- Tam kurtuluşa kadar savaşa devam etmek: Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَأَخْرِجُوهُمْ مِنْ حَيْثُ أَخْرَجُوكُمْSizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın.” [Bakara 191] Dolayısıyla nehirden denize kadar tüm mübarek Filistin toprakları kurtarılana kadar Yahudi varlığına karşı savaşın devam etmesi gerekir ve savaşın, İbrahim Anlaşmaları ve Barış Kurulu da dahil olmak üzere kafirlerle müzakereler için bir zemin olması caiz değildir. Zira müzakereler, Filistin’in büyük kısmını Yahudi varlığına teslim etmenin yoludur; bu nedenle Müslüman ordularının şerî görevlerini yerine getirip Mescid-i Aksa’yı kurtarana kadar savaşmaya devam etmeleri gerekir.

3- Kâfirlerden yardım almamak: Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: لاَ تَسْتَضِيئُوا بِنَارِ الْمُشْرِكِينَ Müşriklerin ateşiyle aydınlanmayın.” [Ahmed rivayet etti] Ve Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: فَإِنَّا لاَ نَسْتَعِينُ بِمُشْرِكٍ Biz, bir müşrikten yardım almayız.” [Sahih İbn Hibban] Dolayısıyla Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem Müslümanları, kafir ülkelerden yardım almaktan nehyetmiştir; zira Müslümanlar, kâfirlerin kuvvetleriyle değil kendi teçhizatları, güçleri ve özel otoriteleriyle savaşmalıdır. İslam ümmetinin, Amerika, Rusya ve Çin'i, İslam ve Müslümanlarla savaşan, başkalarını da onlarla savaşmaları için destekleyen kâfir devletler olarak görmesi gerekir. Bu nedenle savaşta veya barış müzakerelerinde yardım tekliflerini reddetmek gerektiği gibi ümmetin, karar alma bağımsızlığını yeniden kazanması ve cihatta muazzam maddi kaynaklarına ve cesur evlatlarına güvenmesi gerekir. Dolayısıyla ümmetin, İran liderliği de dahil olmak üzere herhangi bir liderliğin, pragmatizm yalanını yeniden canlandırma ve kâfir devletlere müminler aleyhine bir yol verme girişimlerine karşı direnmesi gerekir. Bu yüzden sadece Allah Celle Celaluhu’dan korkan birinin, savaş alanında kazanılan şeyi müzakere masalarında kaybetmesi korkunç bir suçtur.

4- Biatin ve Hilafetin vacip olması: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: وَمَنْ مَاتَ وَلَيْسَ فِي عُنُقِهِ بَيْعَةٌ مَاتَ مِيتَةً جَاهِلِيَّةً Kim boynunda biat halkası olmadan ölürse cahiliye ölümüyle ölmüş olur.” [Müslim rivayet etti] Müslümanların başındaki mevcut yöneticiler gibi zalim bir yöneticinin altında cihadın caiz olmasına rağmen mevcut yöneticilerin İslam’ın emrettiği şekilde seferber olması olası değildir. Bilakis onlar, orduları iki yıldan fazla bir süredir frenlediler ve şimdi de Yahudi varlığının işgalini genişletmek için zemin hazırlıyorlar. Bu nedenle İslam ümmetinin, mevcut yöneticilerini devirmesi ve Nübüvvet Minhacı üzere Hilafeti kurması gerekir. Zira her asırda bir Halifeye biat etmek şerî bir vacip olup Hilafetin yokluğunun azami süresi üç gün ve üç gecedir. Ancak 105 yıldan fazla hicri yıl geçmiş ve Hilafetin yokluğu, cihad da dahil olmak üzere birçok farzın yokluğuna neden olmuştur.

6- Yardım, Allah katındandır: Allahu Teala şöyle buyurmuştur: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِنْ تَنْصُرُوا اللَّهَ يَنْصُرْكُمْ وَيُثَبِّتْ أَقْدَامَكُمْ Ey iman edenler! Eğer siz Allah’ın dinine yardım ederseniz Allah da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar.” [Muhammed 7] Olası sonuç veya diğerlerine gelince; şerî vaciplerin ve maddi hazırlıkların yerine getirilmesinin ardından İslam ümmeti, yardım konusunda sadece Allah Celle Celaluhu’ya güvenmelidir. Amerika pahasına krizden yaralanmak için Çin, Rusya ve Avrupa’nın oynadığı rol de dahil olmak üzere kafirlerin tuzağını ve Amerika'nın, acımasız bir yıpratma savaşının ortasında İran'daki ajanlarını darbeye kışkırtma çabalarını püskürtecek olan sadece Allah Celle Celaluhu'nun yardımıdır. Bu nedenle askerleri geceleri zafer için dua eden İslam ordusu, şafak vakti düşmana saldırırlar ve düşmanı yenilgiye uğratırlardı.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Musab Umeyr – Pakistan

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER