Pazartesi, 15 Cumade’l Ûlâ 1448 | 2026/10/26
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Zillet Zincirleri İle Kurtuluş Ufku Arasında Irak

بسم الله الرحمن الرحيم

Zillet Zincirleri İle Kurtuluş Ufku Arasında Irak

Irak hükümeti; yolsuzluğunun giderek arttığı ve Irak’ın sahip olduğu servetler ile halkının çoğunluğunun yaşadığı darlık ve muhtaçlık arasındaki uçurumun genişlediği bir sahnede, ülkeyi bir krizden diğerine sürüklüyor.

Bir ülkenin zengin kaynaklara sahip olmasına rağmen, halkının hizmetlerin yokluğundan, sağlık ve eğitim sektörlerindeki gerilemeden ve insanların hayatı ile onurlarını etkileyen sorunların devam etmesinden musdarip olmasından daha acı verici bir şey yoktur.

Irak kaynakları bakımından fakir bir ülke değildir; aksine onun krizleri, bu kaynakların nasıl yönetildiğinde ve israf, hırsızlık, yolsuzluk ve kötü yönetimden nasıl korunduğunda yatmaktadır. Nitekim Allah Teala’nın Irak toraklarına bahşettiği servet bir emanet olup kamu malı ise kimsenin bir ganimeti değildir; aksine ümmetin hakkı ve onun işlerini üstlenenlerin boyunlarındaki bir sorumluluktur.

Bu nedenle krizlerden çıkış, sadece kişileri değiştirmekle ya da kriz meydana geldikten sonra onu yönetmekle olmaz; aksine iktidara, onun anlamını, kamu malının dokunulmazlığını ve ülke halkına onurlu bir yaşam hakkını yeniden kazandıran köklü bir reformla olur.

Allah'ın Kitabı'na ve Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in sünnetine geri dönüş camilerde yükselen sıradan bir slogan değildir; aksine adalet terazisini kuran, zulmü haram kılan, malları koruyan, sorumluyu muhasebe eden, yönetimi bir şeref değil de bir görev ve emanet sayan değerler sistemine geri dönüşün olması gerekir. Yani devletin gerçek gücünün adalet, emanet ve hakların korunması üzerine kurulu olduğunu vurgulamaktadır.

Irak'ın, insanı ve onun onurunu devletin merkezine koyan, parayı denetim ve hesap verebilirlik altına alan, dürüstlük ve şeffaflığı sorumluluğu üstlenmenin bir ölçüsü hâline getiren ve devletin özel çıkarları gerçekleştirmek için bir araca dönüştürülmesini engelleyen bir reform yaklaşımına ihtiyacı vardır.

Ey Müslümanlar: Sizler, büyük bir tarihi, zenginlik ve imkânlar bakımından dünyanın en zengini olan ve hâlâ da olmaya devam eden toprakları miras aldınız. O halde yoksulluğu bir kader, yolsuzluğu olağan bir durum ve değişim ile reform konusundaki acziyeti de zor bir mesele haline getirmeyin.

Halkların onuru sloganlarla korunmaz; öyleyse umutsuzluk zincirlerini kırın ve atalarınızın kararlılık ve inşa ruhunu yeniden canlandırın. Kararlı eylem ve iradeyle şerefin zirvelerine doğru yürüyün ve adalet, emanet, merhamet ve hakların korunmasına dair İslam’ın değerlerine geri dönüşü, sadece siyasi bir slogan değil, bir ıslah ve değişim projesi haline getirin.

Irak’ın daha fazla krizlere ihtiyacı yoktur; aksine onun, kararlarında ve kurumlarında bağımsız olan adil bir devlete; yani kamu malının ve iktidarın bir emanet olduğunu, insanlara hizmet etmenin ve onların işlerini yürütmenin de bir emanet olduğunu idrak eden bir hükümete ihtiyacı vardır.

Ey Müslümanlar: Aşağılanma ve teslimiyet zincirlerinden kurtulmamızın ve değişim gücümüze olan güvenimizi yeniden kazanmamızın artık zamanı gelmiştir. Zira milletler zilleti ve aşağılanmaya razı olarak ve Batı'nın insanların boyunlarına diktiği bekçilerin koyduğu kısıtlamalara göre servetlerinin çalınıp savrulmasını izleyerek ayağa kalkamazlar. O halde ayağa kalkın, onurunuza sımsıkı sarılın ve ümmetin çıkarını kendi çıkarlarının üstünde tutan, insanlara hizmet etmeyi ve onların işlerini gözetmeyi kendi kazançlarının üstünde gören dürüst kişilerin peşinden yürüyün; zira ümmet için gerçek bir kurtuluş isteyenler, kişisel şöhret ya da geçici iktidar peşinde olmayan kişilerdir.

Kurtuluş gemisinde olan kardeşleriniz sizleri, kaybolan izzetinizi ve onurunuzu geri kazanmak için kendileriyle birlikte çalışmaya, paralarınızı çalan ve ülkenizi parçalayan kapitalizmin kokuşmuşluğundan kurtulmaya ve dünyada ve ahirette kurtuluşunuzu, onurunuzu ve izzetinizi barındıran onurlu özgür bir hayatı yeniden başlatmak için ciddiyetle çalışmaya davet ediyorlar.

Kurtuluş yolu, halklar, onurlarının herhangi bir kişi tarafından bahşedilen bir şey olmadığını ve haklarının ancak bilinç, talep ve muhasebeyle korunabileceğini fark ettikleri anda başlar.

Ümmetin kalkınmasını, izleyenler değil, değişimin mümkün olduğuna ve ne kadar uzun sürerse sürsün zulmün ebedi bir kader olmadığına inanan adamlar inşa ederler.

O halde kendinizi korku zincirlerinden kurtarın, bu ümmetin tarihini inşa eden izzet ruhunu yeniden kazanın ve Allah'ın Kitabı'nı adalete, merhamete ve emanete ulaştıran bir rehber ve sadıkların siretini de dürüstlük ve kararlılıkta bir örneklik haline getirin.

O halde enkaza teslim olmayın, krizleri kaderiniz haline getirmeyin ve umutsuzluğun içinizdeki yarının hayalini öldürmesine izin vermeyin.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Munis Hamid – Irak

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER