Pazartesi, 05 Jumada al-thani 1442 | 2021/01/18
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi Kadın Kolları

No: HT–BA–2020–MO–TR–09 H. 7 Rabi’-ul Âhir 1442
M. Pazar, 22 Kasım 2020

Cezaevlerinde Tutuklu Kadınlara Yapılan İşkence ve Cinsel İstismar, Suudi Hanedanı Yöneticilerinin Alnına Vurulmuş Yeni Bir Utanç Lekesidir

İngiliz Daily Mail gazetesi, 17 Kasım 2020’de İngiliz avukat Helena Kennedy’nin “Dünya liderleri ve G20 grubu için utanç verici bir lekedir... Suudi Arabistan’da zirve: Suudi kadınların utanç verici tutuklanması ve işkencesibaşlıklı raporunu yayımladı. Kennedy, raporda 2018 yılındaki tutuklama furyasından bu yana Suudi Arabistan’da kadın hakları aktivistlerinin uğradığı ihlallerden bahsetti. Cinsel içerikli filmler izlemeye ve cinsel uygulamalara zorlandıkları, tecavüzle tehdit edildikleri, tavandan asıldıkları, darp edildikleri, elektriğe maruz kaldıkları ve diğer nice acımasız yöntemler duçar olduklarından söz etti.

Bu raporda yer alanlar, suçlu Suudi hanedanı rejiminin alnındaki utanç lekesine bir yenisini ekliyor. Yıllardır Selman ve oğlunun saltanatı, ihlallerle, baskılarla ve muhaliflere kötü muamelelerle doludur. Hapishaneleri, davetçi erkek ve kadınlarla, insan hakları aktivistleriyle, Selman ve oğlunun yönetimini eleştiren vicdan mahkûmlarıyla dolup taşıyor. Hatta bu hapishanelerin içinde kayıplar, dışında doğumlar yaşanıyor. Caniliği öyle bir hal aldı ki muhalifler testere ile lime lime doğrandı. Gazeteci Cemal Kaşıkçı’da olduğu gibi. Yozlaştırıcı projelerinin karşısında duranlar idam edildi, tıpkı El Huveyti’de olduğu gibi. İşkence raporları ve tanıklıkları, tutuklu ve hükümlülerin keyfi yargılanmaları, bu suç kaydını belgeliyor. Bunlar, Muhammed bin Selman ve babasının saltanatı sırasındaki siyah sayfalardır, gizlenen çok daha büyüktür.

Muhammed b. Selman, rejiminin çirkin yüzünü güzelleştirmeye ve 2030 vizyonu ile insan ve kadın haklarına düşkün olduğunu lanse etmeye çalıştı. Bu alanda bir dizi karar ve yasa çıkarıldı. Yasalar, kadın hakları alanında açıklık, ilerleme ve başarı olarak betimlendi. Aslında bu yasalar, bir yozlaşmadır, batılılaşmadır, Batılı efendileri ve kurumlarının diktelerine uymaktır. İyiliği emretme ve kötülüğü yasaklama heyetinin yerini eğlence heyeti aldı. Yozlaşma ve kötülük, bu heyet tarafından onaylanan bir “af belgesi” haline geldi! Sinemalar açıldı, karma konserler düzenlendi, spor müsabakalarını izlemek için kadınların stadyumlara girmesine izin verildi. Vesayet rejimi ortadan kaldırıldı, 21 yaş üstü kadınlara, vasilerinin yani babalarının, kocalarının veya diğer erkek akrabalarının onayı olmadan yurtdışına seyahat etmelerine izin verildi.

Aktivistler ve insan hakları örgütleri, Suudi hanedanı rejiminin insan hakları ihlalleriyle dolu sicili nedeniyle, içeride muhalifleri tutuklayıp işkence etmesi, dışarıda da Yemen savaşı nedeniyle, G20’yi boykot etme çağrısında bulundu. Ülkelerinden tutukluların, özellikle de kadın hakları aktivistlerinin serbest bırakılması için baskı yapmasını talep ettiler. Özellikle kadınların güçlendirilmesi, G20’nin gündemine gelmesi önerildi. Soruyoruz, bu aktivistler, ülkelerinin, suçlarında ve insan hakları ihlallerinde Suud Krallığı’nın suç ortağı ve işbirlikçisi olduğunu unuttular mı ya da unutmuş gibi yaptılar? Amerika, Selman ve oğlunun ödediği paralar karşılığında bu suçlara sessiz kalmıyor mu? Suudi Krallığın Yemen’deki acımasız savaşta kullandığı ve Yemen halkının hayatını cehenneme dönüştüren, yıkım, yoksulluk, açlık ve hastalığa yol açan silahları, başta Amerika ve İngiltere olmak üzere bu gruptaki ülkelerden satın almadı mı?

Ezilen bir kadına hakkını vermek ya da erkek veya kadına adaletli davranmak bu sömürge güçlerinden umulmaz. İnsan hakları konularını pek gündeme getirmezler. Çıkarlarını gerçekleştirmek üzere sadece hükümetlere baskı yapmak ya da halkları ve dünya karşısında imajlarını kurtarmak için gündeme getirirler. Sömürgeci ülkeler, insan yapımı sistemler altında insan için iyi bir yaşam sağlayamazlar. Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafet Devleti olarak bilinen ve Habir ve Hâkim katından gelen sistem ancak insan için onurlu bir hayat sunabilir. Haklarını ve haysiyetini koruyacaktır.

أَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَ وَهُوَ اللَّطِيفُ الْخَبِيرُ Yaratan bilmez mi? O, en gizli şeyleri bilir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.” [Mülk 14]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi Kadın Kolları
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
el-Mezra’a, P.K. 5010-14, Kolombiya Merkezi B Blok Kat:2, Beyrut/Lübnan
Telefon: TEL: 0096 113 07 59 4 / GSM: 0096 171 72 40 43
www.hizb-ut-tahrir.info
E-Mail: media [@] hizb-ut-tahrir.info

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER