Cuma, 08 Cumade’l Ûlâ 1444 | 2022/12/02
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Sudan Vilâyeti
Medya Bürosu

No: SD–BA–2022–RS–TR–34 H. 17 Muharrem 1444
M. Pazartesi, 15 Ağustos 2022

Ulusal Mutabakat İçin Sudan Halkının Çağrısı Girişiminin Yuvarlak Masa Konferansı Tavsiyeleri Demokratik Kapitalist Sistemin Kutusundan Dışarı Çıkmaz

Sudan Halkının Çağrısı olarak adlandırılan Yuvarlak Masa Konferansı, Pazar günü başkent Hartum’daki Dostluk Kongre Salonu’ndaki çalışmalarını tamamladı. Onlarca tavsiye kararı alındı. Çoğu temennilerden ve demokratik kapitalist sistemin kutusundan dışarı çıkmayan mükerrer konuşmalardan ibarettir. Tavsiyelerin en kötüsü, 2005 anayasasının Juba’da imzalanan barış anlaşmasıyla uyumlu hale getirilmesi ve federal devleti şartıdır.

Tavsiyelerde geçiş döneminin sonunda demokratik Batı temelinde seçimlerden de bahsedildi.

Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti olarak biz, aşağıdaki gerçekleri vurguluyoruz:

Birincisi: Sudan Halkının Çağrısı girişimi, İslam’a dayalı değildir. Sömürgecinin yarattığı vatanseverliğe dayalıdır ve ümmetin parçalanmışlığını perçinliyor. Tek bir devlette, Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafet altında İslam temelli birliğin önündeki bir engeldir. İslam’a dayanmayan temel, şeran batıldır. Batıl üzerine inşa edilen şey de batıldır.  Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

أَفَمَنْ أَسَّسَ بُنْيَانَهُ عَلَى تَقْوَى مِنَ اللَّهِ وَرِضْوَانٍ خَيْرٌ أَمْ مَنْ أَسَّسَ بُنْيَانَهُ عَلَى شَفَا جُرُفٍ هَارٍ فَانْهَارَ بِهِ فِي نَارِ جَهَنَّمَ وَاللَّهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ Binasını Allah korkusu ve rızası üzerine kuran kimse mi daha hayırlıdır, yoksa yapısını yıkılacak bir yarın kenarına kurup, onunla beraber kendisi de çöküp cehennem ateşine giden kimse mi? Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.” [Tevbe 109]

İkincisi: 2005 anayasasının temel alınması ve Juba Barış Anlaşması ile uyumlu hale getirilmesi, konferans katılımcılarının İslam’dan uzak olduklarının teyididir. 2005 anayasası, Amerikalı Yahudi rahip John Danforth tarafından geliştirilen tam teşekküllü laik bir anayasadır. Ayrıca, Güney Sudan’ın kuzeyinden ayrılmasının ve geri kalan bölgelerinin de ayrılık hazırlıkları yapmasının bir nedenidir. Aynı zamanda vatandaşlığı hak ve görevlerin temeli haline getirmiştir. İslam inancını esas almamış, Müslümanlara farz olduğu gibi şeri hükümleri bir ölçü haline getirmemiştir.

Üçüncüsü: Federal devlet şartı, devletin birliğini farz kılan İslam’a aykırı olması bir yana çatışmaları ve aşiret savaşlarını yaratan federasyonun pratik uygulamasıdır. Federasyon, ülkeyi uçurumun eşiğine getirdi. Doğu ve batı Sudan’da taraflar, kendi kaderini tayin hakkını talep ettiler. Kendi kaderini tayin hakkı ile Güney Sudan Sudan’dan ayrıldı.

Dördüncüsü: Sudan’da yönetim için uzlaşıya dayalı bir formül bulma girişimlerinin tamamı başarısızlığa uğradı, diğerleri de başarısızlığa uğrayacaktır. Çünkü yönetim ve otorite, temel bir fikre dayanmalıdır. Biz Müslümanız. O yüzden yönetim, İslam inancına dayanmak zorunda. İnsanların sorunlarını çözen ve vahyin getirdiği şeri hükümlerle hayatı düzenleyen sistemler İslam inancından fışkırır.

Sonuç olarak, Hizb-ut Tahrir olarak biz, partileri, hareketleri, asker-sivil, genç-yaşlı herkesi, Hizb-ut Tahrir’in benimsediği vahiyden çıkarılan anayasayı incelemeye, sömürgeci kâfir Batının kutusundan çıkmak ve o anayasayı iktidara ulaştırmak için bizimle birlikte çalışmaya davet ediyoruz. Onlarca yıldır bu kutu içinde bulunmamızın sebebi sömürgeci kâfir Batıdır ve hala bizi o kutu içerisinde tutma arzusunda. Dinin hayattan ayrılmasını yönetim, siyaset, ekonomi ve diğer alanlarda bir temel haline getirmiştir. Bu İslam anayasası ile sömürgeci kâfirin İslam Devleti Hilafeti yıkarak hayattan kaldırdığı İslami hayatın yeniden başlaması mümkündür. Hilafet, Rabbimiz’in vaadidir:

وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا مِنْكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ فِي الْأَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ دِينَهُمُ الَّذِي ارْتَضَى لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُمْ مِنْ بَعْدِ خَوْفِهِمْ أَمْناً يَعْبُدُونَنِي لَا يُشْرِكُونَ بِي شَيْئاً وَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذَلِكَ فَأُولَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ Allah, içinizden, iman edip de Salih ameller işleyenlere, kendilerinden öncekileri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaatte bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.” [Nur 55] Sevgili Peygamberimiz SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in müjdesidir:

ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةً عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِ Sonra Nübüvvet metodu üzere Hilafet olacaktır.”

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Sudan Vilâyeti
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
21 October Street, Imarat al-Vaqf, Ground Floor, East Khartum / Sudan
Telefon: +(249) 0912 24 01 43 – 0912 37 77 07
http://www.hizb-sudan.org/
E-Mail: spokman_sd@dbzmail.com

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER