- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Müslümanların Başındaki Yöneticiler, Kınama Dilinden Başka Bir Şey Bilmiyorlar!
Haber:
İşgal altındaki Kudüs şehrinde Yahudi varlığının suç teşkil eden politika ve uygulamalarına karşı koymak amacıyla uluslararası olarak harekete geçmekle görevli Ürdün, Tunus, Cezayir, Irak, Katar, Suudi Arabistan, Somali, Filistin, Mısır ve Fas'tan oluşan Arap Bakanlar Komitesi üyesi olan dışişleri bakanlarının yanı sıra Arap Birliği Genel Sekreteri, Endonezya, Pakistan, Türkiye ve Malezya dışişleri bakanları ile temsilcilerinin de katılımıyla Çarşamba günü Amman'da bir araya geldi; toplantıda, Yahudi varlığının işgal altındaki Kudüs şehri ile İslami ve Hristiyan kutsallarına yönelik tırmanan gerilim ele alındı ve bunlarla mücadele etmek amacıyla ortak bir hareket başlatılması görüşüldü. (El Cezire Net)
Yorum:
Ruveybidalar bir araya gelerek, Yahudi varlığının Kudüs’e yönelik politikalarını kınadıklarını ve reddettiklerini teyit ettiler ve bu politikaları batıl ve geçersiz olarak kabul ettiler. Doğu Kudüs’ün bir Filistin toprağı olduğunu ve 4 Haziran 1967 sınırları dahilinde Filistin devletinin başkenti olduğunu vurguladılar. Yahudilerin El-Aksa Camii’ne yönelik ihlallerini kınadılar ki Yahudileri suçlarından caydırmayan bu gibi daha nice boş sözleri oldu.
Ayrıca Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Pakistan, Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve Mısır dışişleri bakanları, Gazze Şeridi’nde Yahudi varlığı tarafından işlenen sürekli ihlalleri, özellikle de sağlık tesislerinin ve yapılarının hedef alınmasını, sivil altyapıya yönelik saldırıları ve kadınlar ile çocuklar da dahil olmak üzere sivil kurbanların düşmeye devam etmesini en şiddetli ifadelerle kınadılar ve karşı çıktılar. Uluslararası topluma, özellikle de Güvenlik Konseyi’ne, hukuki ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmeleri yönündeki çağrılarını ... ve gerçekliği değiştirmeyen ve mazlumlara yardım etmeyen bu tür boş sözleri yinelediler.
Nitekim bu yöneticiler, Yahudi varlığının Gazze’de gerçekleştirdiği soykırıma tanık oldular ancak kıllarını dahi kıpırdatmadılar! Yine yerleşimci sürülerinin Batı Şeria’daki köy ve kasabalara saldırdıklarına, toprakları ele geçirdiklerine, Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlediklerine, öldürüp yağmaladıklarına tanık oldular ama sadece kınama ve karşı çıkmakla yetindiler!
Yahudi yöneticileri tarafından meydan okunan açıklamaları ve sürekli tehditlerini işittiler, yerleşim yerlerini genişletmelerine tanık oldular, esirlere yapılan kötü muameleleri gördüler ama utançtan yüzleri kızarmadığı gibi gururları da harekete geçmedi!
Böyle bir gerçeklik, Hilâfet Devleti'nin gölgesinde asla var olamazdı; zira tarih, Sultan İkinci Abdülhamid'in (Allah ona rahmet etsin) Herzl'i kovduğu ve büyük maddi cazibelere rağmen Yahudilere Filistin'de hiçbir şey vermediği o şerefli duruşunu hafızalara kazımıştır. Yine tarih, tek bir Müslüman erkeğin yahut kadının öldürülmesinin veya sırf onlara saldırılmasının intikamını almak için muazzam büyüklükteki orduları harekete geçiren daha önceki halifelerin şerefli duruşlarını da hafızalara kazımıştır.
Bu nedenle Müslüman ordularını, Nübüvvet Minhacı üzere Hilafet Devleti'ni kurmak için Hizb-ut Tahrir’e nusret vermeye davet ediyoruz ki böylece Filistin halkı ile tüm Müslümanların intikamı alınsın ve onların ülkeleri Yahudiler ile müşriklerin pisliğinden arındırılsın. وَاللَّهُ غَالِبٌ عَلَى أَمْرِهِ وَلَـكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لاَ يَعْلَمُونَ “Allah emrine galiptir. Ancak insanların çoğu bilmezler.” [Yusuf 21]
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Halife Muhammed – Ürdün



