Pazar, 29 Rebiu’s Sânî 1448 | 2026/10/11
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Eğer Samimiyseniz, Mübarek Mescid-i Aksa'nın Neresindesiniz?!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Eğer Samimiyseniz, Mübarek Mescid-i Aksa'nın Neresindesiniz?!

Haber:

Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye arasındaki üçlü ittifak bağlamında Pakistan Enformasyon Bakanlığı, İslamabad'ın Krallık sınırlarını korumak ve insansız hava araçları ve füzeleri engellemek amacıyla 30 ila 40 bin Pakistan askerinin konuşlandırılacağına dair bir rapora yanıt olarak, Harameyn-i Şerifeyn'in ve Suudi Arabistan'ın güvenliğine olan bağlılığının müzakereye kapalı olduğunu vurguladı.

Yorum:

Eğer sizler, Harameyn-i Şerifeyn'in güvenliğinin "müzakereye kapalı" olduğu konusunda samimiyseniz, ilk kıble ve Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in İsra’sı konusundaki tavrınız hani nerede?! Onlarca yıldır işgal altında inleyip kirletildiğini, avlusunda tertemiz kanların döküldüğünü, yıkılması için planların yapıldığını işitip gördüğünüz halde Harameyn-i Şerifeyn'in üçüncüsü Mescid-i Aksa’nın hani neresindesiniz?! Peki Mescid-i Aksa'nın güvenliği müzakere konusu olabilir mi?!

Kutsal topraklara destek olmak, Mescid-i Aksa'yı savunmak, mazlumlara yardım etmek ve orada dökülen kanın akmasını durdurmak gibi Allah'ın emrettiği şeylerin de pazarlığa kapalı olması gerekmez mi? Yoksa bu ifadeyle kastedilen, Amerika'nın çıkarlarını korumak ve onun bölgedeki planlarını, Müslüman askerler ve onların silahlarıyla hayata geçirmek midir?!

Peki bu üçlü ittifak gerçekten sizin iradeniz ve planlamanızla mı gerçekleşti? O halde ey Bakan, ABD'li Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Joe Wilson'ın bu ittifaka ilişkin şu yorumuna ilişkin cevabınız nerede: “Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasındaki Ortak Savunma Anlaşması, Orta Doğu'da istikrarı, barışı ve refahı güçlendirme yolunda ABD Başkanı'nın hanesine yazılacak bir başka başarıdır”? Peki neden bu ittifakın ya da diğer ittifakların, başta İsra ve Miraç toprağı olmak üzere Keşmir, Doğu Türkistan, Burma ve Çeçenistan'daki Müslümanların davalarına destek olmak için onlarca yıl boyunca kurulduğunu görmedik?!

Peki Müslümanların orduları ve silahları, Batı'ya boyun eğen, onun iradesine köle olmuş, Allah'ın emirlerinden ve ümmetlerinin meselelerinden çok uzak olan liderlerin elinde kalmaya daha ne zamana kadar devam edecek?

Ey İslam’ın askerleri; kalplerinizin Allah'ı zikrederek huşûya ermesinin, Rabbinizi razı edecek şekilde amel etmenizin, böylece kendinizi ve ümmetinizi izzetli kılmanızın, dünyanın izzetine ve ahiretin nimetlerine kavuşmanızın artık zamanı gelmedi mi?!

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Dr. Abdullah Muhammed

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER