Pazartesi, 28 Şaban 1447 | 2026/02/16
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü

-Basın Açıklaması- Toplumsal Örgütler Yasa Tasarısı, Modern Asırdaki Baskıcı Rejimi Canlandırmaya Dönük Bir Girişimdir!

Parlamento şuan, toplumun işlerinin idare edilmesi için çok önemli olduğu varsayılan toplumsal örgütler yasa tasarısını tartışmaktadır.

Ancak aslında bu yasa, (2. madde) gereği tek temel olan yasanın yeniden canlandırılması yoluyla tahakkümü ve baskıyı canlandırmakta, (7. madde) gereği toplumsal örgütlerin siyasî faaliyetlerde bulunmasını engellemekte ve (58. 61. ve 62. maddeleri) gereği hükümet tarafından siyasî faaliyetlere sıkı kısıtlamalar getirilmektedir.

Aslında bu, İlk Başkan (Suharto)'nun yeni döneminde yapmış olduğu şeye benzemektedir. Zira yasa tasarısı, insanların etkin bir hale gelmesine katkı sağlaması için toplumsal örgütlere geniş bir fırsat vermek yerine hükümeti muhasebe edenlerin ve herhangi bir sebepten dolayı hükümeti kritik pozisyonlara düşürenlerin  susturulmasına imkan veren bir güç olmaktadır.

Bu, Halk Danışma Konseyi'nin nükseden tek temel yasa olarak gördüğü 1978/II sayılı kararnamesini iptal eden Halk Danışma Konseyi'nin 1998/XVIII sayılı kararnamesini hatırlatmaktadır. Dolayısıyla bu yasa tasarısı, yeni dönem rejiminin kışkırttığı zorbalıktan dolayı insanlara şok edici bir sonucun isabet etmesine yol açabilir.

Diğer taraftan bu yasa tasarısı, (yasa tasarısının 4. maddesi) gereği sıradan toplumsal örgütler ile siyasî parti örgütlerinin kanatları arasında ırkçı bir ayrımcılın varlığını göstermektedir. Görünen o ki siyasî partiler, bizzat kendilerinin propagandasını yapmak istemektedirler.

Zira tüm toplusal örgütler, siyasî partilere bağlı örgütlerin aksine yasa tasarısına boyun eğdirilmektedir.

Bu bağlamda Hizb-ut Tahrir / Endonezya ve tanınmış İslamî örgütler aşağıdaki hususları ilan eder:

1-Modern asırdaki baskıcı rejimi canlandırmaya dönük bir girişim olması itibarıyla bu toplumsal örgütler yasa tasarısını reddeder. Zira o, hükümeti muhasebe eden ve herhangi bir nedenden dolayı hükümeti sıkıntıya sokan insanları susturma gücüne ve yetkisine sahiptir.

2-Aslında şuan ihtiyacımız olan, doğru düşünme yöntemini ve insanları kültürlendirme keyfiyetini geri getirmek, ülkeyi sahih gidişatına geri döndürmek ve bu ülke için ciddi tehdit oluşturan kimseleri ve hususları ve bu tehlikelere karşı koyma keyfiyetini tespit etmektir. Doğrusu ülkeye dönük ciddi tehditleri, laiklik, kapitalizm ve aynı şekilde hayatın her kesimine, özellikle de bu ülkedeki ekonomik ve siyasî alanlara egemen olan modern emperyalizm temsil etmektedir. Dolayısıyla bu tehditler de insanların fikirlerini çarpıtmakta ve onların hatalı eğilimlere ve yollara sürüklenmelerine neden olmaktadır. Bundan dolayı bizlere düşen, bu ülkenin büyük enerjisini sömüren sapkın ideolojileri ve hatalı fikirleri, hiçbir şekilde Ümmetin faaliyetlerine baskı uygulamaya neden olmayan doğru yöne çevirmektir.

3-Ümmeti, Hilafet'i kurmak için ciddi şekilde çalışmaya davet eder. Çünkü alemlere rahmet olacak olmasının yanı sıra Allah Azze ve Celle'nin vaadi olan sadece Hilafet'tir. İşte o zaman bu ülke, Allah'ın izniyle onurlu tutumlara nail olmak amacıyla Ümmetin maslahatı için çalışacak olan çeşitli faaliyetler ve organizasyonlar yoluyla insanların rollerini benimseyeceği sahih yönde hareket edecektir.

Allah bize yeter! Zira O, ne güzel vekil, ne güzel Mevla ve ne güzel nusret verendir!


Muhammed İsmâ’îl Yusanto
حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Resmî Sözcüsü
Endonezya

Devamını oku...

Sudan Vilayeti: Üniversitelerdeki öğrenci şiddetine çözüm hakkında diyalog forumu

  • Kategori Sudan
  •   |  

Hizb-ut Tahrir gençleri 29 cumadilula 1434 H., elmuvafık 10 Nisan 2013 M. Çarşamba günü Üniversitelerde fikirsel forumlar düzenlemişler ve bu üniversitelerden biri de Nileyn üniversitesi ki; burada Hizb-ut Tahrir Sudan vilayeti üyesi Üstad Mütevekkil Vedaa konuşma yapmış ve konuşmasında üniversitelerdeki öğrenci şiddetlerini konu edinmiştir. Sorunun kaynağının üniversitelerdeki siyasi söylemlerin duygulara hitap etmesi, fikirlere hitap etmemesinden ve şahısların ön plana çıkarılıp, fikirlerin geri planda yer almasından ve öğrencilerin şiddet olaylarına karşı ciddi bir duruş sergileyemediklerinden ve üniversite yönetiminin de bu olayları ulusalcı öğrencilerin çıkarına kullanmasından ileri geldiğini belirtmiştir.

Üstad son olarak soruna çözüm yollarından bahsederek; fikri esaslara dayalı siyasi amellerin inşasının önemine değinmiş ve üniversite yönetiminin gruplar arasında herhangi bir ayrım yapmaması konusunda dikkatli olmaları uyarısında bulunmuş ve öğrencilerin de gerektiğinde üniversite yönetimini İslami esaslara göre hesaba çekmelerini önermiştir.

Konferansın bitiminden önce soru sorulmasına fırsat tanınarak 14 soruya cevap verilmiştir.

Elhamdulillah

Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti Medya Bürosu

 

Daha fazla fotoğraf için tıklayınız...

 

Devamını oku...

Hizb ut Tahrir - Bayanlar Semineri: "Şam'ın Şerefli Kadınlarını Korumak İçin Hilafeti Kurmakta Acele Edin"

  • Kategori Ürdün
  •   |  

 

-Basın Açıklaması-
Hizb-ut Tahrir, "Şam'ın Şerefli Kadınlarını Korumak İçin Hilafeti Kurmakta Acele Edin" Başlığı Altında Çok Önemli Bir Kadın Sempozyumu Düzenleyecektir

 

 

 

 

 

Hizb-ut Tahrir Bayanlar Semineri:

"Şam'ın Şerefli Kadınlarını Korumak İçin Hilafeti Kurmakta Acele Edin"

Celil usul alimi, uzman siyasetçi ve önemli düşünür Hizb-ut Tahrir'in emiri Atâ İbn-u Halil Ebu Raşta'nın gözetiminde kadınlara has "Şam'ın Şerefli Kadınlarını Korumak İçin Hilafeti Kurmakta Acele Edin" başlığı altında Hizb  çok önemli bir sempozyum düzenleyecek ve sempozyumda; Suriye'deki kadın ve çocukların katil mücrim Beşar Esed ile kafir Baas rejimi tarafından çekmiş oldukları acıların ve vahşetin korkunç boyutları ele alınacak ve Şam kasabının işlediği bu korkunç cürümleri sonlandıracak çözümler sunulacaktır.

Ayrıca sempozyumda; İslam esaslarından başka kaynağı olmayan sadece Hilafet yönetiminde, kadın hayatının ve değerinin maddeyle ölçülemeyecek kadar kıymetli olduğu tekid edilecektir. Ayrıca dünya çapında Hilafet devletinin acilen kurulması için bütün müslümanlara son gayretleriyle çalışmaları için çağrıda bulunulacak ve Müslüman ordulardan da; büyük İslami sorumluluklarının vefası gereği Şam'daki kardeşlerinin haklarını acilen savunarak, Hizb-ut Tahrir'e Allah Subhanehu ve Tealanın hükümleri sayesinde bütün bölgeyi gözetleyecek hilafet devletini kurması için nusret talebinde bulunacaktır.

Kampanya çerçevesinde 27 Nisan 2013 tarihinde Ürdün'ün başkenti Amman'da yüksek düzeyli kadınlar sempozyumu gerçekleştirilecektir. İnşâ Allah.

Aşağıdaki videoda kampanya ve sempozyumda ele alınacak konuların önemli ana hatları yer almaktadır.


 

Devamını oku...

Terörle mücadelede etkin yöntemler!

  • Kategori Ses
  •   |  

Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 2010-2011-2012 yıllarında teröre ağır darbe vurdu. Yapılan operasyonlar ile 3 yılda toplam 5 ton yakacak ele geçirildi.

Hükümetin terörü bitirmek için attığı adımlar her alanda güç kazanırken, emniyet kuvvetlerinin de yaptığı operasyonlar terörün bitmesine yardımcı oldu. 2010-2011-2012 yıllarında ekiplerin yaptığı operasyonlar ile teröre ağır darbeler vuruldu. Son günlerde ektin bir terör anlayışını benimseyen hükümet, Akil adamlar topluluğu ile soruna kökten çözüme kavuşturacak. Halkın büyük bir kısmı da, yaklaşık 30 yıldan bu yana Türkiye’nin beline kambur olan belanın bitmesini istiyor. Akil adamlar topluluğu ise çalışmalarına önümüzdeki günlerde başlayacak.

EMNİYET ETKİN ÇALIŞTI

Kahramanmaraş Valiliği 2010-2011-2012 faaliyet raporundan gazetemiz muhabirinin derlediği bilgilere göre, Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 3 yılda toplam 5 ton örgüte ait yakacak ele geçirdi.

2010 YILI

Ekipler 2010 yılında; 14 adet Örgütsel içeriğe ait kitap, 3 adet Örgütsel içeriğe ait kitap, 1 adet örgütsel içeriğe ait DVD, 3 adet örgütsel içeriğe ait doküman, 3 adet örgütsel içeriğe ait defter, 5 adet örgütsel içeriğe ait dergi, 114 kg Örgüt mensuplarına ait yiyecek malzemesi, 21 adet Örgüt mensuplarına ait giyecek malzemesi, 5 ton Örgüt mensuplarına ait yakacak malzeme ele geçirildi.

2011 YILI

Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri polis sorumluluk bölgesinde: 27 kg patlayıcı madde (amonyum nitrat) ele geçirdi. Ayrıca 4 adet elektrikli kapsül ve 1 adet harddisk ele geçirildi.

2012 YILI

Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 2012 yılında:65 adet  örgüt mensuplarına ait giyecek malzemesi, bin 870 gr patlayıcı madde (amonyum nitrat), 1 adet elektrikli kapsül, 8 adet harddisk, 81 adet fişek, 2 adet el bombası, 9 kg bomba yapımında kullanmak için elektrikli kablo 24 adet bomba yapımında kullanmak üzere büyük bil ele geçirildi.

YASA DIŞI ÖRGÜTLERE DE MÜCADELE EDİLİYOR

Öte yandan Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yasa dışı örgütler ile mücadelesini sürdürüyor. 2011 yılında Hizbullah terör örgütüne  yönelik düzenlenen operasyonda 1 kişi gözaltına alındı. Alınan bilgilere göre, bir istihbaratı değerlendiren Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri C.D. isimli şahsı takibe aldı. Örgütsel faaliyetlerde bulunduğu öne sürülen C.D., bu gün sabah saatlerinde çarşı merkezinde gözaltına aldı. Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü’ne getirilen zanlı, burada yapılan sorgusunun ardından adliyeye sevk edildi.

2009 YILINDA Kİ OPERASYON

Hizb-ut Tahrir’ciler yakalandı!

2009 yılında Kahramanmaraş’ında aralarında bulunduğu 23 ilde Hizb-ut Tahrir örgütüne karşı yapılan operasyonda yakalanan ve o dönem yüksek mahkemenin kararı ile serbest bırakılan iki kişi önceki gün Kahramanmaraş’ta yakalandı. Zanlıların Hizb-ut Tahrir üyesi olduğu öğrenilirken 6 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu bildirildi.

Yasadışı Hizb-ut Tahrir örgütüne karşı Kahramanmaraş’ında aralarında bulunan 23 ilde 2009 yılında operasyon düzenlenmişti. Örgüt üyelerinin ikisinin muvazzaf teğmen olmak üzere 197 kişi gözaltına alınmıştı. O dönem yargıya intikal bu konuda mahkeme Kahramanmaraşlı 2 şahsın tutuklanmasını kararlaştırmıştı. 2 şahıs ise temize giderek serbest kalmışlardı.

Önceki gün Kahramanmaraş TEM ekipleri, Gayberli ve Yörükselim Mahallesine eş zamanlı operasyodn düzenlendi. Düzenlenen operasyonda S. ve Z.D. yakalandı

İKAMETLERİNDE YAKALANDI

Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, çalışma başlattı. Örgüt üyelerinin Yörük Selim Mahallesi’ndeki ikametini ve gittikleri yerleri belirleyen TEM polisi, operasyon için düğmeye bastı. 2 şahıs evlerinden çıktıkları esnada yakalanarak gözaltına alındı. Emniyet Müdürlüğü’ndeki sorguları tamamlanan 2 zanlı, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan adliyeye sevk edildi.

2009 YILINDA YAPILON OPERASYON İSE ŞÖYLE

Yasadışı Hizb-ut Tahrir örgütüne karşı 23 ilde operasyon yapıldı. Daha önce silahlanmayan örgütte bu kez kalaşnikof tüfek ile tabancalar ele geçirildi. Örgüt, Hizbullah ve Vasat örgütleriyle de temas halinde olduğu tespit edildi.

Hilafetin kaldırılmasını protesto için İstanbul’da yaklaşık 2 bin kişinin katılacağı bir eylem yapmayı planlayan yasadışı Hizb-ut Tahrir örgütüne karşı 23 ilde gerçekleştirilen eşzamanlı operasyonlarda 190 kişi gözaltına alındı. Daha önce bu örgüte yönelik operasyonlarda silah çıkmamasına karşın, bu kez kalaşnikof tüfek ve tabancalar ile çok sayıda mermi ele geçirildi. Hizbu-ut Tahrir’in son dönemde yasadışı Hizbullah ve Vasat örgütleriyle de temas halinde olduğu saptandı.

2 ÜLKEDEN TALİMAT

Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanlığı ile MİT’in savcılığın izniyle ortaklaşa yürüttüğü takip çalışmalarında, Hizb-ut Tahrir örgütünün yapılanma içinde olduğu çıktı. Örgütün lideri Yılmaz Çelik cezaevinden yeni çıkarken, “arka plandaki lider” olduğu belirtilen Süleyman Uğurlu’nun da Hizbullah ve Vasat örgütleriyle temas kurduğu saptandı. Hizb-ut Tahrir’in, Esenler’de kiraladığı bir spor salonunda yarın yaklaşık 2 bin örgüt üyesinin katılacağı konferansın ardından İstanbul sokaklarında Hilafet eylemi yapmayı planladığı belirlendi.

Yaklaşık 2 bin örgüt flaması hazırlatan yönetim kadrosunun, sokağa çıkacak örgüt üyeleriyle dört yıl önce Fatih Camii’nde yapılan eylemin bir benzerini gerçekleştirmeyi hedeflediği kaydedildi. Emniyet kaynakları, bu konudaki eylem talimatının iki ülkeden geldiğini tespit etti. Bunun üzerine Emniyet ile MİT, dün sabaha karşı Ankara merkezli olmak üzere 23 kentte operasyon başlattı. Adana, Adıyaman, Ağrı, Aksaray, Batman, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Hatay, İstanbul, Kahramanmaraş, Kars, Kocaeli, Küonya, Sakarya, Siirt, Şanlıurfa, Van ve Yalova’yı kapsayan operasyonlarda, Uğurlu’nun da aralarında bulunduğu toplam 190 kişi gözaltına alındı. Ankara’da bir zanlının evinden kalaşnikof tüfek çıkması polisi şaşırttı. Daha önce Hizb-ut Tahrir’e yönelik operasyonlarda hiç silah çıkmamasına karşın, bu kez kalaşnikofun yanı sıra 4 pompalı tüfek, 2 tabanca, 5 kuru sıkıdan bozma tabanca, 2 aydınlatma fişeği, 1200’den fazla mermi, 33 dizüstü bilgisayar, 1500 sözde Hilafet bayrağı ve 500 adet “Tek ümmet Hilafet Tek devlet” yazılı baskılı tişört ele geçirildi.

Haber: Mustafa Kılınç

Kaynak: marastahaber.com

Devamını oku...

Zulüm Kıyamet Gününün Karanlıklarıdır. Nasıl Hala Korkmazsınız?

Türkiye Cumhuriyeti yargı ve hükümet ortaklığında, İslami Parti Hizb-ut Tahrir'in muhlis gençlerine bugüne kadar verdiği ağır cezalar ile zulümde sınır tanımadığını ve zalimlikte ısrarcı olduğunu göstermiştir. Öyle ki, yapılan bu hukuk dışı yargılamalar neticesinde son 10 yılda muhlis Müslümanlara toplam 1621 yıl gibi çok ağır bir ceza verildi. 994 yıllık ceza ise mahkeme sürecinde beklemektedir. Şimdi bu zalimler aynı şekilde kıyamet günü kendilerine pişmanlık verecek büyük bir cürüm daha işlediler. Erzurum'da 09 Nisan salı günü şafak vaktinde Hizb-ut Tahrir'li muhlis Müslümanların evlerine baskınlar düzenleyip 10 genci gözaltına aldılar. Hiç bir suçları olmamasına rağmen dört gün sorgulamadan geçirilen bu gençlerden 7'si savcılık ve mahkeme tarafından serbest bırakılırken, Mehmet Hanifi Ergin, Cengiz Karakuş ve Murat Genç'i tutuklayarak cezaevine koydular. Allah Subhanehu Ve Taala bu muhlis ve cesur gençleri hayırla mükafatlandırıp sabırlarını bilesin ve ayaklarını sabit kılsın inşallah.

وَلاَ تَحْسَبَنَّ اللَّهَ غَافِلاً عَمَّا يَعْمَلُ الظَّالِمُونَ إِنَّمَا يُؤَخِّرُهُمْ لِيَوْمٍ تَشْخَصُ فِيهِ الأَبْصَارُ "Sakın, Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Ancak Allah, onları (cezalandırmayı) korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor." [İbrâhîm 42]

Her geçen gün İslam ümmetinin teveccühünü kazanan, Müslümanların 90 küsur yıldır hayalini kurdukları Raşid-i Hilafet Devletinin ikame edilmesinde ümmete öncülük eden Hizb-ut Tahrir, sadece Türkiye'de değil başka diğer ülkelerde de zulme ve baskıya maruz kalmaktadır. Kafir batı ve Ona hamilik yapan İslam beldelerindeki yönetimler, Müslümanların Hilafet ve Hizb-ut Tahrir'e olan teveccühlerini önlemek için türlü türlü planlar düşünmektedirler. Aksine İslam beldelerinin halkları ise fevç fevç Hilafet için çalışmaya koşmaktalar. Öyle ki Müslüman halklar Suriye başta olmak üzere diğer İslam beldelerinin neredeyse tamamında meydanlar ve salonlarda Hilafet taleplerini yükseltmektedirler. Bu durum kafirlerin kalbine öyle bir korku saldı ki, ABD başta olmak üzere diğer batılı yöneticiler toplantı üzerine toplantı, ziyaret üzerine ziyaretler düzenleyerek kirli planlar kurma peşine düşmüşlerdir. Türkiye'de muhlis Müslümanlara yapılan bu baskı ve tutuklamaların, Türkiye ile yahudi varlığı İsrail'in ilişkilerinin yumuşaması ve ABD Dışişleri bakanı John Kerry'nin ziyaretinin hemen akabinde gerçekleşmesi çok manidardır. Türkiye Hükümeti Mavi Marmara gemisinde şehid olan Müslümanların kanına karşılık dilenmiş sözde özür sonrasında yahudi varlığı İsrail'e neyin sözünü verdi? Müslümanlar ile mücadelede müttefik olduğu ABD'nin eli kanlı Dışişleri Bakanı John Kerry'ye neyi taahhüt etti.

Ey Yöneticiler!

Artık sadece bizler değil tüm Müslümanlar ile sizin bu kirli planlarınızın farkındayız. Sizler yaptığınız bu zulüm ve baskılar ile Hizb-ut Tahrir'i ve muhlis Müslümanları yıldıracağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü artık temiz akıl sahibi milyonlarca insan bu düşünce ve fikirle yatıp kalkmaktadır. Sizler bu yaptıklarınızla Allah Rasul'ü Sallallahu Aleyhi Ve Sellem'in buyurduğu gibi -Zulüm kıyamet gününün karanlıklarıdır.- kıyametinizin karanlığını hazırlamaktasınız. Nasıl hala düşünmezsiniz?

Devamını oku...

Obama, Ziyaret Eden Bir Konuk Değil Katil Bir Mücrimdir

  • Kategori Ürdün
  •   |  

Ürdün rejiminin Amerikan Devlet Başkanı'nın Ürdün'e gelmesini kutlaması, Müslümanların duygularına açık bir meydan okumadır. Çünkü küfrün başı Amerika, İslam'ın ve Müslümanların kindar bir düşmanı olup hala İslam'a ve Müslümanlara karşı açmış olduğu iğrenç savaşını sürdürmektedir. Zira Irak ve Afganistan'daki çocukları ve kadınları katleden kim? Yine Irak ve Afganistan'da yaş kuru demeyip her şeyi yakan ve ölümcül silahlarla evleri yıkan kim? Ayrıca hala uçaklarıyla Pakistan, Yemen ve Afganistan'daki silahsız sivilleri bombalayan kim? Mücrim Beşar'a ayakta kalma nedenlerini uzatan ve katletmesi ve yıkması için ona mühlet veren kim? İşte tüm bunlar, Devlet Başkanı Obama'nın ülkemize geldiği ve elleri, Amerika'nın insansız silahlarıyla katledilen ve katledilmeye devam edilen silahsız masumların kanlarına bulandığı Amerika'nın cürümleri değil mi? Nitekim The Guardian Gazetesi'ne göre, Amerikan Merkezî İstihbarat Teşkilatı [CIA]'ya bağlı insansız uçakların yaptığı baskınlar, geneli Obama dönemimde olmak üzere sadece 2004-2013 yılları arasında Pakistan'da 3461 kişiyi katletmiştir.

Obama'nın gelişi, Batı'nın bölge üzerindeki siyasî ve ekonomik hegemonyası, Suriye kartlarının düzenlenmesi ve Yahudi varlığının güvenliğinin korunması bağlamında gerçekleşmiştir. Ancak onlar bölgeyi, Batı'nın stratejik güvenliğinin bir parçası olarak görseler de ajanları Beşer, kesinlikle devrilecektir. Ayrıca onlar, Ulusal Konsey ve Ulusal Koalisyon gibi alternatiflerini Şam halkının kabul etmeyeceğini bilmektedirler. Zira Amerikan Stratejik İlişkiler Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Rhodes, şöyle bir açıklamada bulunmuştur: "Ürdün, Suriye mültecileriyle ilgili muamelede Amerika'nın önemli bir ortağı olduğu gibi ileriki günlerde siyasî geçişin daha güzel bir durumda olmasını sağlamak amacıyla siyasî geçişi desteklemek ve Suriye Muhalefetini güçlendirmek için diğer Arap ve Avrupa ülkelerinin yanı sıra Suriye'nin Dostları Gurubu gibi ortaklarımızla yapmış olduğumuz çalışmada da önemli bir ortaktır." Dolayısıyla bu sözler, mübarek Şam ayaklanmasından dolayı onları saran endişenin boyutunu göstermektedir. Dolayıyla da ayaklanmanın gidişatını çarpıtmaya yönelik tuzaklarını birleştirmektedirler. Zira aynı şekilde Rhodes, şöyle demiştir: "Obama ziyareti sırasında, çevresi çok tehlikeli bir bölgede bulunan "İsrail'in" güvenliğini nasıl garantileyeceğimiz de dahil özellikle Orta Doğu olmak üzere ikinci başkanlık dönemindeki çok önemli olan sorunlar hakkında konuşma yapacaktır." Yani Obama ve bölge yöneticileri, mübarek Şam ayaklanması için gizli işbirliği yapmaktalar ve Yahudi varlığının güvenliğinin korunması üzerinde ittifak etmektedirler.

Ey Müslümanlar: Yöneticilerinize boyun eğdiren ve öfkesinden korktukları için onları tir titreten Amerika'dır. Bu yüzden Amerika'nın isteklerini uygulamak için koşuşturmaktalar ve sizlere ve dininize karşı komplo kurmaktadırlar. Hem de Amerika'nın ilk Devlet Başkanı George Washington'un H. 1210 M. 1795 yılında Osmanlı Devleti'nin Cezayir valisiyle imzaladığı anlaşma gereği İslam Devleti'ne boyun büküp cizye ödeyen bizzat Amerika olduğu halde. Zira bu anlaşma gereği Amerika, İslam Devleti'ne yıllık 12 bin lira Osmanlı altını ödemiştir. Nitekim Amerika'nın, kendi dili dışında imzaladığı tek anlaşma işte budur. Peki Müslümanların, Hilafet Devleti'nin olduğu bir devletleri olmamış olsaydı bu olur muydu?

Ey Ürdün Müslümanları!

İngiltere'nin kendilerini ortaya çıkarmasından günümüze kadar yöneticilerinizin Ümmetin sorunlarına komplo kurdukları artık size gizli değildir. O halde onların, özellikle Şam halkı için olmak üzere Ümmetin sorunları için düşmanlarınızla kurdukları komplolarının başarılı olmasına izin vermeyiniz. Ayrıca Mute ve Yermuk arazilerinden olan toraklarınızı, mübarek Şam ayaklanmasına kürtaj yapılması için bir geçit ve koridor yapmayınız. Bilakis Şam'ı, İkinci Raşidî Hilafet Devleti için bir hareket noktası olacak olan Dâr-ul İslam'ın merkezi yapmak için çalışan kardeşlerinizin yardımcıları olunuz.

يا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا اسْتَجِيبُوا لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ وَاعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَأَنَّهُ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ "Ey iman edenler! Allah ve Resulü sizi size hayat veren şeye davet ettiği zaman icabet ediniz. Biliniz ki, Allah kişi ile onun kalbi arasına girer ve siz mutlaka onun huzurunda toplanacaksınız." [Enfal 24]

Devamını oku...

-Basın Açıklaması- Hizb-ut Tahrir / Filistin'in, Obama'nın Filistin'i Ziyaretiyle İlgili Düzenleyeceği Kitlesel Faaliyetlere Katılmaya Davet

 

Sizleri, Hizb-ut Tahrir / Filistin'in, Obama'nın Filistin'i ziyaretini reddetmek için düzenleyeceği kitlesel faaliyetlere katılmaya davet etmekten dolayı şeref duyarız;

Bu faaliyetler, M. 20.03.2013 el-Muvafık H. 08 Cumade'l Ûlâ 1434 Çarşamba günü öğleden sonra saat 14:30'da Ramallah-el-Manara Kavşağı ve

M. 21.03.2013 el-Muvafık H. 09 Cumade'l Ûlâ 1434 Perşembe günü öğlen saat 12:30'da Beyt Lahim-el-Mehdi Meydanı'nda olacaktır.

Katılımınız, Ümmetin sorunlarını gündemde tutmaya ve zulmün karşısında hakkı haykırmaya katkı sağlayacaktır.

Devamını oku...
Bu RSS beslemesine abone ol

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER