Salı, 29 Şaban 1447 | 2026/02/17
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü

-Basın Açıklaması- Zulmüne Devam Eden ve "Büyük" Subaylarını "Küçük Şebbihalara" Dönüştüren Aşağılık Dayton-Muller Otoritesinin Parmakları Arakasındaki Hizb-ut Tahrir Şebâbına Yönelik Yeni Bir Saldırı

Mücrim Filistin otoritesi ile onun Kuzey Batı Şeria'daki ücretli ekabirleri, otoritenin hain projelerine, ağızları tıkama girişimlerine ve güvenlik birimlerinin saldırılarına karşı baş kaldıran ve seslerini yükselten Hizb-ut Tahrir şebâbına karşı daha fazla cürüm işlemede ısrarcı olmaktadırlar. Zira güvenlik birimleri, geçen ay Tulkerim, Cenin ve Ramallah'daki diğer gurupları tutuklamasının ardından daha dün onlardan on kişiyi daha tutuklamış ve yine bu beyanı hazırlama saatine kadar Tulkerim'de yürütülen Hilafet projesi kampanyasından, aralarında merkezdeki ahlaksız üst rütbeli (adı bizim tarafımızdan bilinen) bir subayın üzerine saldırdığı ve birçok polislerinin de kendisine yardım ettiği Hizb-ut Tahrir / Filistin Medya Bürosu Üyesi Mühendis Bahir Salih'inde olduğu yedi kişiyi tutuklamıştır. Nitekim 24.03.2013 Pazar günkü siyasî baskı ve tutuklamayı, özellikle de güvenlik birimlerinin üniversitedeki öğrenci gurupların ajandasına hizmet etmek için Mihran Azmî'yi yeniden tutuklamasını ve hala da tutuklu bulunmasını reddetmek için Hizb-ut Tahrir'in davet ettiği Tulkerim'deki mitingde hak sözü haykırmasının ardından Mühendis Bahir'in kafasını kırmışlar ve elbiseleri kana bulanıncaya kadar kanlar akmıştır.

Bu iğrenç cürüm bağlamında otorite ekabirlerine deriz ki;

Çok ileri gittiniz ey işgalcinin hizmetçileri ve Amerika'nın uşakları! Hizb-ut Tahrir'in sizlere yaptığı her çağrıya iğrenç bir şekilde karşılık verdiniz. Halbuki Hizb-ut Tahrir'in istediği, orduların, dahası Pakistan'daki nükleer gücün, Özbekistan'daki demir yumruğun ve Şam tagutunun vahşetinin bile üstesinden gelemediği akideden kaynaklanan Hilafet projesini taşımaktır. Peki ya sizler, nasıl olurda bayağı bir yağmacılığı isteyebilirsiniz ey işgalci Yahudilerin muhafızları!

Sizler, yok olup giden tagut yöneticilerin cüceleşmiş bir kopyasısınız ve sizin yanınızda gerek insanın gerekse onurun hiçbir kıymeti yoktur. Zira sizler, sizlere hizmetçi ve köleler gibi davranan, onurlarınızı aşağıladığı halde boyun büktüğünüz işgalci Yahudilerin sizlere yaptıklarına sessiz kalıp itirazda bulunmadığınız gibi insanların da sizlere karşı sessiz kalacaklarını ve itirazda bulunmayacaklarını zannederek dinleri, onurları, malları ve evlatları hususunda insanlara köleler gibi muamele ediyorsunuz. Bunun da ötesinde Ümmetin evlatlarının aleyhine ve düşmanların lehine casusluk yapıyor ve insanların ve yoksulların mallarını yiyorsunuz. Nasıl hayır! Zira sizin birimleriniz, kara bir delik gibi otoritenin bütçesinin büyük bir kısmını yalayıp yutmakta, sonra işgalci yerleşimciler ve askerleri Filistin halkına işkence etmekte, onların evlatlarını katletmekte, ağaçlarını kesmekte, onlara işkencenin en kötüsünü yapmaktadır. Ama siz hala onların bekçiliğini yapıyorsunuz.

Çok iyi biliniz ki sizler, geçici bir serap gibisiniz ve yağmalanmış Filistin halkının mallarına zarar veren güvenlik merkezlerinizin İslam davetine savaş açması sizleri, gerçek yöneticilerden olan tagutları kaldırıp atan Ümmetin öfkesinden asla koruyamayacaktır. Zira otoritedeki yönetici kılıklılar, sadece Ümmetin düşmanı olan Yahudileri hoşnut etmek için otoritenin başına gelmektedirler! O halde etrafınıza bir bakın ve kendinize gelin! Zira zaman, artık o eski zaman değildir. Dolayısıyla İslam davetine savaş açmaktan vazgeçin. Zira bunun akıbeti, dünyada da ahirette de çok vahim olacaktır.

إِنَّ اللَّهَ يُدَافِعُ عَنِ الَّذِينَ آمَنُوا إِنَّ اللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ خَوَّانٍ كَفُورٍ "Allah, iman edenleri korur. Muhakkak ki Allah, hain ve nankör olan hiç kimseyi sevmez." [Hac 38]

Devamını oku...

-Basın Açıklaması- Bir Davet Taşıyıcısının Ölüm İlanı

بسم الله الرحمن الرحيم

مِنَ الْمُؤْمِنِينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللَّهَ عَلَيْهِ فَمِنْهُم مَّن قَضَى نَحْبَهُ وَمِنْهُم مَّن يَنتَظِرُ وَمَا بَدَّلُوا تَبْدِيلاً

"Müminlerden, Allah'a verdiği ahdi yerine getiren nice adamlar vardır. Kimi, bu uğurda canını vermiş, kimi de beklemektedir. ahitlerini hiç değiştirmemişlerdir." [el-Ahzab 23]

 

Hizb-ut Tahrir / Ürdün Vilayeti,

El-Hâc Müfîd Cemil el-Havâce [Ebu Lu'ya]'nın ölümünü ilan eder.

 

El-Hâc Ebu Lu'ya [Allah rahmet eylesin], 1941 doğumlu olup hizbin sabırla çalışan şabâbından biridir. Zira kendisi, hizbin saflarına 1968 yılında dahil olmuş ve eceli gelip ölünceye kadar sabırla ve sevabını Allah'tan umarak Hilafet Devleti'ni kurmaya dönük daveti taşımada ciddi bir fedakarlık ve çalışma örnekliği göstererek geride bir nam bırakmıştır. Bizler de Allahu Subhânehu'dan, kaybımızı bağışlamasını, onu rahmetiyle kuşatmasını, bizi ve onu Rahman'ın arşının gölgesi altında nebilerle, sıddıklarla, şehitlerle ve salihlerle bir araya getirmesini temenni ediyoruz. Zira onlar, ne güzel arkadaştırlar.

Devamını oku...

Ümmetin Sorunlarına Dönük Foruma Katılmaya ve Ortak Olmaya Davet

Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti Medya Bürosu'nun aşağıdaki başlık altında düzenleyeceği foruma katılmanızdan dolayı mutluluk ve şeref duyarız.

 

"İslam Ölçeğinde Kadına Yönelik Şiddet Belgesi"

 

Forumda konuşacak olanlar:

Üstad / Mekkî el-Magribî: Sudan Basın Özgürlüğü Örgütü Başkanı.

Üstad / Abdurrahman Saad: Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti Medya Bürosu Üyesi.

Zaman: H. 18 Cumade'l Ûlâ 1434 el-Muvafık M. 30 Mart 2013 günü öğleden önce saat 12:00'da.

Yer: Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti Bürosu-Doğu Hartum-21 Ekim sokağı.

Katılımınız, tartışmaya zenginlik kazandıracaktır.

 

İbrâhîm Usmân [Ebu Halîl]
حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Resmî Sözcüsü
Sudan Vilâyeti

Devamını oku...

-Basın Açıklaması- Filistin Otoritesinin Tulkerim'deki Güvenlik Birimleri, Siyasî Baskı ve Tutuklamaya Yönelik Yapılan Barışçıl Mitinge Daha Fazla Baskı ve Tutuklamalarla Karşılık Vermiştir

-İşgalci güçlerin ve yerleşimcilerinin karşısında boyun eğen- Filistin otoritesinin güvenlik birimleri, Filistin'in Kuzeyindeki Tulkerim şehrinin merkezinde bulunan Cemal Abdül Nasır kavşağını kuşatmışlar ve bu birimler, Filistin otoritesinin güvenlik birimlerinin uyguladığı siyasî baskıyı ve tutuklamayı reddeden barışçıl göstericilere açık bir şekilde saldırmışlardır. Bu ise Tulkerim güvenlik birimlerinin, sırf Rabbimiz Allah'tır demeleri nedeniyle sadece geçen ay boyunca on beşten fazla hizbin şebâbını tutuklamalarının ve aramalarının akabinde gerçekleşmiştir. Hatta onların aralarından bazıları kaçırılmış olmalarının yanı sıra bazıları da işkenceye ve zulme maruz kalmışlardır.

Güvenlik birimleri, Mühendis Bahir'in Filistin otoritesinin uyguladığı siyasî baskıyı ve tutuklamayı kınayan konuşmasını bitirmesinin ve mitingin dağılmaya başlamasının ardından aralarında hizbin Filistin'deki Medya Bürosu'nun üyesi olan Mühendis Bahis Salih'in de olduğu on şebâbı tutukladığı gibi birçok şebâbı da miting alanına uzak olan yollardan tutuklamıştır.

Güvenlik güçlerinin, gerekçesiz bir şekilde siyasi saldırı ve tutuklamaya yönelik yapılan barışçıl protestoya küstahça tepkisi, evet onun bu tepkisi, bu birimlerin Tulkerim şehrini defalarca delip geçen işgalci güçlerin karşısında ortaya koyduğu boyun bükmenin ve teslimiyetin sonucunda İslam'a ve ehline yönelik hastalıklı ve kindar bir psikolojiyi ifade eden daha fazla siyasî saldırı, baskı ve tutuklama şeklinde olmuştur. Aslında bu birimler, Yahudiler karşısında aşağılık kompleksine girmekten ve boyun bükmekten vazgeçmeyerek kamuoyuna, özellikle de Hizb-ut Tahrir şebâbına daha fazla saldırmalarından dolayı kendilerinden utanmalıdırlar.

Bizler Filistin otoritesine ve güvenlik birimlerine, Mühendis Bahir Salih'in mitingde söylediği şu sözleri söyleriz; Filistin otoritesini ve güvenlik birimlerini, insanları küçümsemeyi sürdürmeleri hususunda uyarırız. Yine onlara deriz ki; pişmanlığın hiçbir fayda vermeyeceği o gün gelmeden önce pişmanlık duyup takip etmiş olduğu kimselerin kendilerinden daha güçlü ve Arap Baharı'nın olduğu ülkelerdekilerden daha kuvvetli olduğunu kabul etmesi kendisi için daha hayırlıdır. Dolayısıyla otorite, kökleri sabit ve dalları göklere yükselmiş olan bir hizbin karşısında durmaya çalıştığını sakın unutmasın. Zira o, yeryüzünün derinliklerine kadar kök salmış güzel bir ağaç gibidir. O halde nasıl olurda otorite, küçük bir cebin içinde veya Yahudilerin askerî kontrol noktalarında bile yok olup giden hayali bir egemenliği sahibi sahiplenebilir? O halde nasıl olurda otorite, mevlası Allah olan bir hizbe zarar verebilir? Zira O, ne güzel mevla ve ne güzel nusret verendir!!

Şayet otoritenin zerre kadar aklı varsa, ellerini Müslümanları ve Allah'ın dinini yüceltmek için çalışan muhlis davet taşıyıcılarının üzerinden çeker ve bizi ve davetimizi de bırakır. Zira otorite bize düşmanlık yaparsa, kesinlikle dünya hayatında aşağılanmaya nail olacaktır. Ahiretin azabı ise daha kalıcıdır.

أَلاَ لَعْنَةُ اللّهِ عَلَى الظَّالِمِينَ  الَّذِينَ يَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ اللّهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجًا وَهُم بِالآخِرَةِ هُمْ كَافِرُونَ "Bilin ki, Allah'ın laneti zalimlerin üzerinedir! Onlar, (insanları) Allah'ın yolundan alıkoyan ve onu eğri göstermek isteyenlerdir. Ahireti inkar edenler de onlardır." [Hud 18-19]

Dolayısıyla Allah'ın yolundan alıkoyanlar, kafirlerin ve zalimlerin yolunda olanlardır. Keşke akledebilseydiniz?!

Devamını oku...

"Navit Butt'un Özgür Kalmasını Talep Etme Haftası"

  • Kategori Pakistan
  •   |  

11 Mayıs 2012'de, Keyâni-Zerdâri rejiminin baltacılarından bir gurup, Hizb-ut Tahrir / Pakistan Resmî Sözcüsü Navit Butt'u kaçırmıştır. Bu iğrenç kaçırmanın yıldönümünde Hizb-ut Tahrir / Pakistan Vilayeti, 11 Mayıs 2013 ila 17 Mayıs 2013 günleri arasını "Navit Butt'un Özgür Kalması Haftası" olarak ilan eder. Bu ise Müslümanları, aşağıdaki mektubu Pakistan Güvenlik ve İstihbarat Birimleri, özellikle de Askerî İstihbarat (MI) ve Genel İstihbarat (ISI) içerisindeki subaylara ve diğer personellere teslim etmek amacıyla bu birimler içerisindeki akrabalarını ve tanıdıklarını aramaya teşvik etmek içindir:

"Pakistan İstihbarat Birimleri İçerisindeki Subaylara ve Personellere: Esselamu Aleykum; 11 Mayıs 2012'de Hizb-ut Tahrir / Pakistan Resmî Sözcüsü Navit Butt, siyasî ve askerî liderliklerdeki hainlerin emirlerine binaen kaçırılmıştır. Çünkü bu hainlerin efendisi Amerika, Hilafet'in İslam beldemize yeniden dönmesinden korkmaktadır. Çünkü Hilafet, bu ülkedeki Amerikan varlığını bir defada sonsuza dek ortadan kaldıracaktır. Bundan dolayı bu hainler, işlemiş oldukları birçok cürümler silsilesine, Hilafet'e davet edenlere savaş açmak gibi bir başka büyük cürüm daha eklemişlerdir ki bu cürümden dolayı onlar Allahu [Subhânehu ve Teâlâ]'nın öfkesine müstahak olacaklardır:

قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِنَّ اللَّهَ قَالَ مَنْ عَادَى لِي وَلِيًّا فَقَدْ آذَنْتُهُ بِالْحَرْبِ "Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], şöyle dedi: Allah, şöyle buyurmuştur: Kim benim dostuma düşmanlık ederse, kuşkusuz ona savaş ilan ederim." [Buhari rivayet etti]

Hakeza bu küçük bir avuç hain, Amerikan hegemonyasına karşı "iç tehdide" odaklanmakla meşguldürler. Bu hainlerin nazarındaki "iç tehdit" ise başta nitelikli muhlis evlatları olmak üzere bizzat Ümmetin kendisidir. Bu nedenle siyasî ve askerî liderliklerdeki bu hainler, Navit Butt gibi sivillerin kaçırılmaları emrini verdikleri gibi Tuğgeneral Ali Hân gibi muhlis askerî subayların yargılanmaları emrini de vermektedirler. Nitekim bu hainler, ister Allahu []Subhânehu ve Teâlâ]'nın azabına müstahak olmada olsun isterse mazlumların, kaçırılanların ve zulüm görenlerin akrabaları tarafından sizlere yapılan çağrıda olsun kendileriyle birlikte olasınız diye kendi adlarına iğrenç eylemlerde bulunmaları için sizin birimlerinizi göndermektedirler. Bunu da Amerika'yı hoşnut etmek amacıyla sizleri kaçırmak ve işkence etmek için yapmaktadırlar.

Şunu çok iyi biliniz ki Amerikalılar, sadece Allah'ın izniyle çok yakında kurulacak olan Hilafet'in kurulmasından korkmaktadırlar. Zira Hilafet, birimlerinizin bakış açısını, İslam'ın olmasını vacip kıldığı yöne çevireceği gibi düşmanlarınızın kalplerine korku salacak ve İslam'ın egemen olması için çalışacaktır. Zira Allhu [Subhânehu ve Teâlâ], şöyle buyurmaktadır:

وَلَنْ يَجْعَلَ اللَّهُ لِلْكَافِرِينَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ سَبِيلاً "Muhakkak ki Allah, kafirler için müminler aleyhine asla bir yol (sulta) kılmayacaktır!" [en-Nîsâ 141]

Peki Allahu [Subhânehu ve Teâlâ]'ya ve Resulü [SallAllahu Aleyhi ve Sellem]'e olan sevginiz sizleri, izzetli ve onurlu bir şekilde başlarınızı dik tutmaya sevketmiyor mu?

Bu durumda sizin göreviniz, Hilafet'i kurması için Hizb-ut Tahrir'e nusret vermektir. Zira Hilafet, Rabbinizin bir emri olup Allah'ın izniyle yaşamış olduğumuz bu zorba yönetimin ardından da kurulacaktır. Aynen Resul [SallAllahu Aleyhi ve Sellem]'in, şöyle buyurduğu müjdesinde geçtiği gibi:

ثمَّ تَكُونُ مُلْكًا جَبْرِيَّةً فَتَكُونُ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ تَكُونَ ثُمَّ يَرْفَعُهَا إِذَا شَاءَ أَنْ يَرْفَعَهَا ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةً عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِ ثُمَّ سَكَتَ "Sonra Zorba diktatörlük olacaktır. Böylece Allah'ın olmasını dilediği kadar olacak, sonra kaldırmayı dilediğinde onu da kaldıracaktır. Sonra (yeniden) Nübüvvet Minhacı üzere [Raşidî] Hilafet olacaktır." Sonra sükut etti.

Buna rağmen bu görevinizi yerine getirmede ağır davranmanızın nedeni, dünya sevgisi ve ölümü kerih görmektir. Dolayısıyla en azından Navit Butt'un serbest bırakılması için müdahalede bulunun. Zira o, İslam yolunda ölmeyi seven bir adamdır. Yoksa bu fani hayatı seven ve onun geçici zevkinin peşinde koşan kimseler gibi biri değildir. Eğer boş gerekçelerle en azından bunu, yani Navit Butt'un serbest bırakılmasını gerçekleştirmezseniz, o zaman kıyamet günü Navit Butt Allahu [Subhânehu ve Teâlâ]'nın önünde sizin aleyhinize şahitlik yaptığında nefsinizi nasıl kurtaracaksınız bakalım. Vesselamu Aleykum."

Devamını oku...

-Basın Açıklaması- Hizb-ut Tahrir Şebâbatından Bir Heyet Sudan'daki Kadın Araştırmalar Merkezi'ni Ziyaret Etti

Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti şebâbatından bir heyet, 1997 yılından bu yana Sudan'da çalışan gönüllü bir örgüt olan Kadın Araştırmalar Merkezi'ni ziyaret etmiştir. Nitekim bu ziyaret, merkezin faaliyetlerini tanımak ve onlara da kadınların sorunlarına yönelik İslamî bakış açısını tanıtmak için gerçekleşmiştir. Dolayısıyla heyet, sorunlar ve çözümler açısından ortaya atılan çeşitli bakış açılarının fesadını açıklamak ve başarısız Batılı bakışı ile İslam'ın kadının sorunları hakkındaki aydın bakışını izah etmek için bu sorunları tartışmıştır.

Ayrıca heyet, kadın belgesine değinmiş, hükümetin bu belgeyi imzalamasının tehlikesini ortaya koymuş ve İslam'ın kadının tüm haklarını garantilediğini, İslam'ın akide ve nizamdan oluşan bir ideoloji olduğunu ve kadının sorunlarının da Ümmetin hayatî sorunlarının bir parçası olduğunu açıklamıştır. Dikkat edin! Bu hayatî sorun, Allah'ın indirdikleriyle hükmetmektir. Zira bu şekilde hükmedilmemesinin sonucunda zulüm olur, İslam'daki içtimai sistemin hükümlerinden uzaklaşılır ve din hayattan ayrılır.

Sonra görüşme merkeze, Hizb-ut Tahrir'in yeniden Raşidî Hilafet Devleti'ni kurarak İslamî hayatı yeniden başlatmaya dönük çalışması, Hilafet'in insanların Rabbi Subhânehu katından tüm sorunlar için bir çözüm olduğu ve bunun da artık zamanının geldiği hakkında bilgi vermekle sonlandırılmıştır.

Allah'a hamd olsun olumlu bir tepki ve seviyeli bir tartışma olmasının yanı sıra kadın sorunları hakkında çeşitli odaklar tarafından ortaya atılan bakış açılarını incelemek ve Sudan ve dünya kadınlarının çekmiş oldukları acılara çözümler getirmek amacıyla yılsonunda Sudan'da yapılacak bir sonraki konferansa hazırlanmak için merkezin yapacağı birçok tartışma platformlarına davet edildik.

Heyet, bilgi sahibi olsunlar ve Allah'ın izniyle bir sonra yapılacak ziyaretlerde de tartışsınlar diye merkezdeki bacılara Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti'nin birçok yayınlarını hediye etmiştir.


Hizb-ut Tahrir
Hanımlar Resmî Sözcüsü
Sudan Vilâyeti

Devamını oku...

-Basın Açıklaması- Hizb-ut Tahrir / Filistin'in, "Siyasi Tutuklamaya ve Siyasî Baskıya Hayır" Başlığı Altında Tulkerim'de Düzenleyeceği Kitlesel Mitinge Katılmaya Davet

Filistin otoritesinin, Kuzey Batı Şeria'daki, özellikle de Tulkerim'deki güvenlik birimleri bir aydan bu yana Hizb-ut Tahrir'in şebâbına saldırmakta, onları evlerden, yollardan ve iş yerlerinden tutuklamakta ve bazılarına da işkence etmektedirler. Hatta sadece son bir ay içerisinde aranan ya da tutuklananların sayısı yaklaşık on beş şebâba ulaşmıştır.

Bundan dolayı Hizb-ut Tahrir / Filistin, bu birimlerin uygulamış oldukları siyasî baskıyı, siyasî tutuklamayı ve saldırıyı kınamak için "Siyasî Tutuklamaya ve Siyasî Baskıya Hayır" başlığı altında Tulkerim'de bir miting düzenleyecektir.

Bu miting ise M. 24.03.2012 el-Muvafık H. 12 Cumade'l Ûlâ 1434 Pazar günü, Tulkerim-şehir merkezi-Cemal Abdül Nasır kavşağında öğleden sonra saat 14:30'da olacaktır.

Katılımınız ve siyasî tutuklamaya karşı hakkı haykırmanız hasenat mizanınıza yazılacaktır.

Devamını oku...

Gazetecilere ve Medya Organlarına Bir Davet

Esselamu Aleykum Ve Rahmetullah...

Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti sizleri, hizbin 24 Mart 2013 Pazar ila 28 Mart 2013 Perşembe günleri arasında Havadis Deniz Hastanesi'nin doğusunda düzenleyeceği İslamî Kitap Fuarı etkinliklerine katılmaya davet etmekten dolayı mutluluk duyar. Nitekim fuar, hayatın anayasa, yönetim, ekonomi, içtima, uluslararası siyaset ve benzerleriyle ilgili tüm yönlerini kapsayan Hizb-ut Tahrir'in kültürünün tanıtımını kapsayacaktır.

Aynı şekilde fuar, günlük olarak akşam namazının ardından Müslümanların sıcak sorunlarını ele alan forumları da kapsayacaktır.

İslamî hayatı yeniden başlatma meselesine destek vermeye dönük katılımınız bir ayrıcalıktır.


İbrâhîm Usmân [Ebu Halîl]
حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Resmî Sözcüsü
Sudan Vilâyeti

Devamını oku...
Bu RSS beslemesine abone ol

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER