Cumartesi, 24 Şevval 1447 | 2026/04/11
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü

Bazılarının İrtikaz (Dayanak) Noktasının Sadece Suriye’de Olacağına Dair Kanaati Hakkındaki Sorunun Cevabı

(Hizb-ut Tahrir Emiri Şeyh Âlim Ata İbn Halil Ebu Raşta Tarafından Facebook Sayfası Takipçilerinin Sorularına Verilen Cevaplar Silsilesi)

Bazılarının İrtikaz (Dayanak) Noktasının Sadece Suriye’de Olacağına Dair Kanaati Hakkındaki Sorunun Cevabı

Fehmi Barkus’a

Soru:

Esselemu Aleykum… Soru: Kerim kardeşim, Hizb-ut Tahrir gençleri başta olmak üzere pek çok Müslümanın kafasında soru işareti oluştu. Ancak bu soru, irtikaz (dayanak) noktasının sadece Suriye’de olacağına dair bir mefhum ve kanaate dönüştü ve Mustafa’nın hadislerinden, bazen de sahabenin sözlerinden şeri delillere başvurulmaya başlandı.

Cevap:

Fehmi Barkus’a

Ve Aleykumselam ve Rahmetullahi ve Berakatuh.

Daha önce, H. 07 Zilhicce 1433 M. 23/09/2012 tarihinde bu konu hakkında gençlere bir cevap göndermiştim. Onda şöyle geçmektedir:

(… Bizler, Raşidi Hilafet’in Şam’da veya Şam dışında geri döneceğinden eminiz ve burada veya orada çalışmaya devam ediyoruz, ümitsizliğe kapılmıyoruz ve Allah’ın rahmetinden ümidimizi kesmiyoruz. Her geçen gün bizi, Allah Subhanehu’nun kurulmasını taktir ettiği zamana daha da yaklaştırmaktadır Dolayısıyla gençler bu hususu çok iyi bilmelidir. Şayet Allah burada olmasına hükmederse, başlangıçta Şam’da istikrar bulması bir hayırdır. Şayet Subhanehu orada olmasına hükmeder, sonra Şam’a ulaşır ve orada istikrar bulursa bu da bir hayırdır. Her iki durumda da Daru’l İslam’ın merkezi olacaktır. Tüm buna ve ona rağmen, Allah’ın vaadi gelinceye kadar bu yolda tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Bizler ayaktayız ve gözlerimizi, kalplerimizi ve azimlerimizi aziz olan Allah’ın nusretine diktik: Dünyanın ve ahiretin kurtuluşu budur ve en büyük kurtuluş da işte budur.            

Şüphesiz Müslümanların Hilafetinin nerede kurulacağını en iyi bilen Allah Subhanehu’dur. Nitekim Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mekke’de yıllarca çalıştı ve kabilelerden birçok kez nusret talep etti. Zira Allah’ın Rasulü Salavatullahi ve Selamuhu Aleyh, devletin Mekke’de kurulmayacağını ve nusretini talep ettiği kabilenin hangisi olacağını bilmiyordu…Nitekim Medine’den bir grup geldi, ondan sordular, ardından bir yıl sonra on iki kişi olarak geldiler ve Birinci Akabe biatını yaptılar. Bunun ardından yetmiş üç erkek ve iki kadın olarak geldiler ve ona, İkinci Akabe biatı olan nusret biatını verdiler… Böylece devlet, Medine-i Münevvere’de kuruldu.

Şüphesiz bizim, yapmış olduğumuz amellerimizden dolayı nefsimizi muhasebe etmemiz gerekiyor: Bunlar, tereddütsüz, ciddi olarak, özenle, dürüst ve ihlaslı bir şekilde şeri hükümlere göre midir yoksa bir hata var mıdır… Dolayısıyla kıyamet günü hesaba çekilmeden önce kendimizi muhasebe etmemiz gereken şey işte budur. Sonuçlara gelince; Şayet hızlı bir şekilde gerçekleşirse bu Allah’ın fazlındandır. Yok eğer Allah’ın bildiği vakte kadar gecikirse aynı şekilde Elhamdulillah… Her iki durumda da Allah’ın rahmetinden ümidimizi kesmeyiz ve ümitsizliğe kapılmak da doğru değildir. Zira bizler, Allah’ın haklarında şöyle buyurduğu kimselerin torunlarıyız: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ  “Ey iman edenler! Sabredin; (düşman karşısında) sebat gösterin; (cihad için) hazırlıklı ve uyanık bulunun ve Allah'tan korkun ki kurtuluşa erişebilesiniz.” [Âl-i İmrân - 200] Aynı şekilde Kavi ve Aziz olan Allah onlar hakkında şöyle buyurmuştur: وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا مِنكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُم فِي الْأَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ دِينَهُمُ الَّذِي ارْتَضَى لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُم مِّن بَعْدِ خَوْفِهِمْ أَمْنًا يَعْبُدُونَنِي لَا يُشْرِكُونَ بِي شَيْئًا وَمَن كَفَرَ بَعْدَ ذَلِكَ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَAllah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için hoşnut ve razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaatte bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.” [Nûr 55] Yine Rahman ve Rahim olan onlar hakkında şöyle buyurmuştur: وَاذْكُرُوا إِذْ أَنْتُمْ قَلِيلٌ مُسْتَضْعَفُونَ فِي الْأَرْضِ تَخَافُونَ أَنْ يَتَخَطَّفَكُمُ النَّاسُ فَآوَاكُمْ وَأَيَّدَكُمْ بِنَصْرِهِ وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَHatırlayın ki, bir zaman siz yeryüzünde aciz tanınan az (bir toplum) idiniz; insanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz da şükredesiniz diye Allah size yer yurt verdi; yardımıyla sizi destekledi ve size temizinden rızıklar verdi.” [Enfâl - 26] Dolayısıyla sadece “bize yer yurt vermekle” kalmayacak, dahası “yardımıyla destekleyecek” ve aynı şekilde “bize temizlerinden rızık verecektir.” Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun…  

Bizler, ister burada, ister orada, ister Şam’da, isterse de Şam dışında olsun çalışmak için hiçbir çabadan kaçınmayız. Zira kalplerimiz, Allah zikrinden ve dünya ve ahiretteki yardımından mutmaindir.  إِنَّا لَنَنْصُرُ رُسُلَنَا وَالَّذِينَ آمَنُوا فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَيَوْمَ يَقُومُ الْأَشْهَادُŞüphesiz rasullerimize ve iman edenlere, hem dünya hayatında, hem şahitlerin şahitlik edecekleri günde yardım ederiz.” [Mümin Suresi - 51] O halde ciddi bir şekilde çalışın, Allah’ın zikrinden mutamin olarak ve Kavi ve Aziz olan Allah’ın yardımına güven duyarak hareket edin. قُلْ عَسَى أَنْ يَكُونَ قَرِيبًاDe ki: Yakın olsa gerek!” [İsra - 51]

Kardeşiniz H. 10 Receb 1434
Ata İbn Halil Ebu Raşta M. 20 Mayıs 2013

 

Cevaba, emirin aşağıdaki web sitesinden bağlanabilirsiniz:

http://archive.hizb-ut-tahrir.info/arabic/index.php/HTAmeer/QAsingle/3333

Devamını oku...

Özbekistan Konferansı Yapıldı

  • Kategori Video
  •   |  

Özbekler Birliği, Andican Katliamı'nın 8. yıl dönümünde Üsküdar Bağlarbaşı Kültür Merkezi'nde "Özgür Özbekistan" konulu konferans düzenledi.

Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov’un ülkede gerçekleştirdiği baskı, katliam ve zulümleri gündeme getirmek için düzenlenen ikinci uluslararası konferansa Özbekistan Halk Hareketi (ÖHH) ÖHH Başkan Vekili Namaz Nurmumin, ÖHHTürkiye Başkanı Alibey Yolyahşi, İngiltere Özbekistan eski Büyükelçisi ve “Semerkant’ta Ölüm” kitabının yazarı Craig Murray, Fergana News Editörü Daniil Kislov, Özgür-der başkanı Rıdvan Kaya, İmkan-der başkanı Murat Özer, Özbekler Birliği Başkanı Adem Çevik, Gazeteci yazarlar Abdurrahman Dilipak, Ahmet Varol, Faruk Köse ve  Köklü Değişim Dergisi Yazarı Mahmut Kar katıldı.

Konferans'ı selamlama konuşması ile başlatan ÖHH Türkiye Başkanı Alibey Yolyahşi'de sonra Fergana News editörü Daniil Kislov, Andican katliamlarının gerçekleştirildiği dönemde bölgede zor şartlarda habercilik yaptıklarını ve Özbekistan yönetiminin tüm engellemelerine rağmen bu olayları medyaya servis etmeyi başardıklarını söyledi.

Daha sonra söz alan Özbekistan Halk Hareketi Başkan Vekili Namaz Nurmumin ise, “Andican Olaylarında toplanan millet, orada bizim halkımızın vekilleri sade insanlar, sadece insan haklarını isteyerek ortaya çıkmışlardı ancak 2005 yılında bilindiği gibi Gürcistan, Ukrayna ve Kırgızistan’da çeşitli renklerde, şimdi 'Arap Baharı'nda olduğu gibi bir baharlar dönemiydi ve bu Kerimov diktatörlüğü tarafından halk da Özbekistan’da böyle bir devrim yapmasın diye yapılan bir katliamdır. Bu katliamdan sonra oraya medya girememiştir. Bu olayın kimse tarafından bilinmemesi için yapıldı. Bu da bunun cinayet olduğunun başka bir delilidir” dedi.

İngiltere Özbekistan eski Büyükelçisi ve “Semerkant’ta Ölüm” kitabının yazarı Craig Murray ise konuşmasında yoğunlukla Özbekistan yönetiminin ülkedeki tüm ticari şirketlere ve muhalif hareketlere yönelik baskı uygulamalarından bahsetti. Özbekistan hükümetinin 1999 da ki Taşkent patlamalarını bizzat kendisinin planladığını ve düzmece bir senaryo ile patlamaları Müslümanlara mal etmeye çalıştığını ifade etti. Özbekistan hakkında ABD, İngiltere ve Nato'nun tek önemli siyasetinin Afganistan savaşında Özbekistan üsleri ve kara sahasının kullanılması kadar olduğunu söyleyen Murray, batının Müslümanların kanı ve özgürlüğü için hiç bir şey düşünmediğini dile getirdi.

Özgür-der Başkanı Rıdvan Kaya Özbekistan diktatörlüğünün Müslümanlara yönelik uygulamaya koyduğu baskı ve zulümlere sessiz kalan Dünya'nın aynı şekilde Suriye meselesinde de sessizliğini devam ettirdiğini ifade etti. İmkan-der başkanı Murat Özer ise Özbekistanlı Müslümanların bu gün Suriye'de katil baas rejimine karşı savaştıklarını ve şehit olduklarını ifade ederek bu Müslümanlarda büyük bir özgüven varlığına dikkat çekti ve  son 100 yıldır yaşadığımız başsızlığımızın en önemli sebeplerinden birsinin özgüven sorunu olduğunu ifade etti.

Program'da Kerimov yönetiminin çok ağır zulümlerine ve baskılarına maruz kalan ve 8000  üyesi cezaevlerinde olan Hizb-ut Tahrir özelinde Özbekistan'ı değerlendiren Köklü Değişim Dergisi Yazarı Mahmut KAR, Özbekistan halkının kominizimden kurtulması sonrasında İslam'a çok sıcak bir şekilde dönüş yaptığını ve bağlandığını söyledi.Özbekistan yönetiminin Müslümanlara yönelik baskılarını artırdığı 1995'li yılların Hizb-ut Tahrir'in Özbekistan'da çalışmaya başlaması ve çok hızlı faaliyet göstermesi ile paralellik arz ettiğini de ifade eden Kar, Hilafet projesinin Hizb-ut Tahrir ile Özbekistan'a nasıl ulaştığının cevabını şöyle verdi: 1994-95 li yıllarda Türkiye'de Üniversite eğitimi alan özbek gençlerin Hilafet düşüncesi ve Hizb-ut Tahrir ile Türkiye'de tanıştıklarını ve Özbekistan'a  götürdüklerini söyledi.

Mahmut Kar konuşmasında Özbekistan'da ağır cezalara mahkum edilen, cezaları bitmiş olmasına rağmen gerekçesiz bir şekilde ceza süreleri uzatılan ve cezaevlerinde ölüme mahkum edilen Hizb-ut Tahrir üyesi Müslümanların yaşamlarından bazı örnekler verdi.

Konuşmasının son bölümünde Özbekistan yönetiminin Müslümanlara yönelik bu baskı, zulüm ve katliamlara varan uygulamalarının asıl sebebine ve Uluslararası güçler ile bağlantısına da değinen Kar şunları söyledi. "Özbekistan ve toplamda Orta Asya kominizimden kurtulup İslam ile buluştuğu ve bu buluşmayı da İdeolojik İslam düşüncesi ile bağladığı için zulüm ve baskı görüyor. Dolayısıyla Demokrasi ve özgürlük kavramları üzerinden Özbekistan özgürleştirilemez.  Diktatör Kerimov'un bu baskı ve zulümlerine ABD, Avrupa ve Rusya sessiz kalmaktadır. Türkiye'de sessiz kalmaktadır. Çünkü bu ülkeler bu bölgede Hzb-ut Tahrir liderliğinde  İslami Hilafet Devleti projesinin  yayılmasını istememektedir."  dedi.

Program tüm tebliğcilerin sunumları sonrasında toplu fotoğraf ile son buldu.


 

Fotoğraflar için tıklayınız...

Devamını oku...

Mehmet Hanifi Ergin'in Ailesinden Açıklama...

  • Kategori Türkiye
  •   |  

Geçtiğimiz günlerde Erzurum'da gerçekleştirilen şafak baskınlarıyla tutuklanan Hizb-ut Tahrirli Müslümanlardan Mehmet Hanifi Ergin kardeşimizin ailesi tüm bu yaşanan haksız ve hukuksuz tutuklamalar karşısında tepkilerini dile getirdi.

Mehmet Hanifi Ergin'in babası oğlunun kötü bir şey yapmadığını sadece bir Müslüman olarak Allah'ın kendisinden istediğini, Rasulullah'ın gösterdiğini yaptığını, silahla, şiddetle hareket etmediğini belirtti.

Mehmet Hanifi Ergin'in annesi oğlunun Allah yolunda çalıştığını adam öldürmediğini, hırsızlık yapmadığını belirtti ve bütün ailesinin Müslüman olarak Allah'ın rızasını kazanma uğrunda çalıştığını ifade etti.

Oğlunu haksız yere tutuklayanların da Müslüman olduğunu ve bunun hesabını Allah'ın huzurunda vereceklerini söyledi.

Mehmet Hanifi Ergin'in kızı ise babasının terörist olmadığını tek isteğinin Hilafet olduğunu, bunun ise suç olmadığını, kendisi ve ailesinin de Hilafet istediğini belirtti ve kardeşleriyle birlikte babalarını geri istediklerini söyledi.


Devamını oku...

Sömürgecilerin Hilesi ve Ümmetin İradesi Arasındaki Tunus Devrimi

  • Kategori Video
  •   |  

Hizb-ut Tahrir / Tunus Sfaks Kenti Bab'ul Divan'da ''Sömürgecilerin Hilesi ve Ümmetin İradesi arasındaki Tunus Devrimi'' başlığı altında halk gösterisi gerçekleştirmiştir. Gösteride Üstad Rauf Elamiri, Üstad Omar Alarabi, Üstad Mekki B. Said, Üstad Salim Misbah, Üstad Rıza Bilhac ve Üstad Arabi Karbaada birer konuşma yapmışlardır. Ayrıca gösteride birbirinden hoş İslami marşlar terennüm edilmiştir.

1 Receb 1434 H., elmuvafık 11 Mayıs 2013 M.

 


 

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Bürosu Vekilinin Raporu:

 


 

 

Birinci bölüm:

 

İkinci bölüm:

 

Üçüncü bölüm:

 

Dördüncü bölüm:

 

Beşinci bölüm:

 

**********************************

 

İslam ümmeti marşı:

 

Asla eğilmeyeceğiz marşı:

 

Devamını oku...

-Basın Açıklaması- Tüm Kadınlar Davetlidir

Hizb-ut Tahrir'in emiri celil alim Atâ İbn-u Halil Ebu Raşta'nın kerim himayesinde "Şam Özgürlerini Koruyacak Hilafet'i Kurmak İçin Acele Edin" başlığı altında düzenlenecek kadın sempozyumuna katılmak için Hizb-ut Tahrir sizleri, "Şam Özgürlerini Koruyacak Hilafet'i Kurmak İçin Acele Edin" başlığı altındaki kadın sempozyumuna katılmaya davet eder.

Allah'ın izniyle sempozyum, H. 17 Cumade'l Âhir 1434 el-Muvafık M. 27.04.2013 Cumartesi günü, sabah saat 9:30'dan öğlen saat 12:00'ye kadar mücrim Beşar rejiminin Büyükelçiliğinin karşısında yapılacak ve sempozyumu hemen Basın Konferansı takip edecektir.

Dolayısıyla bizler tüm bacılarımızı, gerekli önemi vererek bu konferansa katılmaya davet ediyoruz. Zira bugün, Müslüman bir kadının rolü bir erkek kardeşinden daha az değildir.

Nitekim Allahu Teâlâ, şöyle buyurmaktadır:

وَالْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاءُ بَعْضٍ ۚ يَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُقِيمُونَ الصَّلَاةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكَاةَ وَيُطِيعُونَ اللَّه وَرَسُولَهُ ۚ أُولَٰئِكَ سَيَرْحَمُهُمُ اللَّهُ ۗ إِنَّ اللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيم "Mümin erkekler ve mümine kadınlar birbirlerinin velileridirler. Marufu emrederler ve münkerden sakındırırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler, Allah ve Reselüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz Allah Azizdir, hikmet sahibidir." [Tevbe 71]

Devamını oku...

-Basın Açıklaması- Ümmetin Sorunlarıyla İlgili Foruma Katılmaya Davet

Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti'nin, aşağıdaki başlık altında düzenleyeceği foruma katılmanız bizlere mutluluk ve onur verecektir:

 

"Amerika'nın, Sudan'ı Parçalamaya Dönük Planı Nereye Ulaştı"

 

Forumda, aşağıdaki kişiler konuşacaktır:

 

-Üstad Muhammed Kamil Abdurrahman: Gazeteci ve aktivist.

-Üstad İbrahim Osman Ebu Halil: Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti Resmî Sözcüsü.

Zaman: H. 17 Cumade's Sânî 1434 el-Muvafık M. 27 Nisan 2013 Cumartesi günü öğleden önce saat 12:00'de.

Yer: Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti Bürosu-Doğu Hartum-21 Ekim Sokağı.

 

Katılımınız, tartışmaya zenginlik kazandıracaktır.


İbrâhîm Usmân [Ebu Halîl]
حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Resmî Sözcüsü
Sudan Vilâyeti

Devamını oku...

-Basın Açıklaması- Hizb-ut Tahrir / Filistin'in, Aşağıdaki Başlık Altında Tulkerim'de Düzenleyeceği Mitinge Davet: "Filistin'in Hakkı, Müzakerelerin Dehlizlerine ve Kafirlerin Kucaklarına Atılmak Değil İslam Orduları Tarafından Kurtarılmaktır"

Filistin, uluslararasının gözetimi ve Müslümanların yöneticilerinin komplosu sayesinde zalim düşman tarafından işgal edilmiştir. Dolayısıyla vacip olan, onun İslam orduları tarafından kurtarılmasıdır ki o bunu, bir saat içerisinde gerçekleştirmeye muktedirdir.

Ancak Filistin meselesi, on yıllar boyunca dikkatler bu meselenin gerçeğinden ve ona yönelik vacip olandan başka yöne çekilerek saptırma ve aldatma sürecine maruz kalmıştır.

Bundan dolayı Filistin meselesi ile ona dönük sahih çözümün vacipliğine vurgu yapmak ve Amerikan Dışişleri Bakanı John Kerry'nin bölgeye yönelik mekik turlarında taşıdığı Amerikan müzakerelerini, çözümlerini ve tezlerini reddetmek için Hizb-ut Tahrir / Filistin, Tulkerim'de aşağıdaki başlık altında bir miting düzenleyecektir:

"Filistin'in Hakkı, Müzakerelerin Dehlizlerine ve Kafirlerin Kucaklarına Atılmak Değil İslam Orduları Tarafından Kurtarılmaktır"

Miting, H. 15 Cumade's Sânî 1434 el-Muvafık M. 25.04.2013 Perşembe günü, hemen öğleden sonra saat 13:15'de, Tulkerim'in merkezindeki Cemal Abdünnasır Meydanı önünde olacaktır.

Filistin otoritesinin Tulkerim'deki güvenlik güçlerinin, aylardır otoritenin yasasını çiğnemesinden, salon ve yer sahiplerini takip etmesinden, Hizb-ut Tahrir'in kapalı salonlardaki faaliyetlerini yasaklayarak siyasî vesayetini dayatmaya çalışmasından, otoritenin yasasının düzenlenmesi için herhangi bir uyarı veya bildirime gerek duymadığı bu tür faaliyetler için valilikten izin alınmasını şart koşmasından dolayı bizler, otoritenin hegemonyasını ve siyasî vesayetini reddederek bu mitingimizi genel bir alanda düzenleyeceğiz.

Katılımınız hasenat mizanınıza yazılacaktır.

Devamını oku...

-Basın Açıklaması- Bu, Sessiz Bir Suikast mi?

"Sendika Çalışmasının Düzeltilmesi" adında bir akım tesis eden, Tunus Genel İşçi Sendikaları Birliği'ni şiddetli bir şekilde muhasebe eden, medya alanında büyük buluşlar gerçekleştiren ve hassas dosyalara dokunan Üstad Muhammed Esad Ubeyd, trombosit bozulma ve çökme durumunun isabet ettiği garip bir zehirlenme durumuna maruz kalmış ve tıbbî raporlar bunun anlaşılamayan nedenlerden olduğunu vurgulamıştır... Nitekim kendisi tanınan bir adam olmasına ve ülke içinde ve dışında rakip ve hasımlarıyla ciddi bir mücadele içerisine girmesine rağmen otorite onun dışarıya sevkedilmesi için kılını dahi kıpırdatmamıştır. Oysa doktorlar onun için şöyle demişlerdir: "Bu, Tunus'ta bulunmayan özel bir tıbbî müdahaleyi gerektirmektedir..." Ayrıca muhlislerin, dikkatleri birçok kez otoriteye çekmelerine rağmen otorite kılını dahi kıpırdatmamış ve onu kaderine terk etmiştir. Büyük olasılıkla o, sessiz bir suikast girişimine maruz kalmıştır. Zira adamın durumu zaman geçtikte daha da bozulduğu gibi bayılma durumları daha da sıklaşmaya başlamıştır...

Otoritede bulunanların birçoğu, bugün ülkedeki iktidar partisinin evlatlarının çoğunun karşılaştığı zulmün, hapsin, hareketsiz uzun işkencenin ve sessiz suikastların acılarını unuttular mı yoksa?

Otoritenin Üstadın durumuna müdahalede bulunması zorlayıcı ve acil bir gerekçeyle olmuştur. Zira artık ülkede suikast şüpheleri gizli kalmadığı gibi birçok kez suikast girişimleri de olmuştur...

Allah'tan korkun ve kıyamet gününde yöneticinin, büyük-küçük her şeyden dolayı sorguya çekileceğini çok iyi bilin. O halde seni, Müslümanların canlarına ve kanlarına yapışmaya iten şey nedir...

Haydi o zaman hiçbir minnet beklemeden ve zarar vermeden hızla bu adamı kurtarın...


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Tunus Medya Bürosu Başkanı
Üstad Rıza Bil-Hâc

Devamını oku...
Bu RSS beslemesine abone ol

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER