Çarşamba, 29 Ramazan 1447 | 2026/03/18
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü

-Basın Açıklaması- Hizb-ut Tahrir / Mısır Vilayeti'nden Bir Heyet, Şey Hafız Selame'yi Ziyaret Etti

08.03.2013 Cuma günü, Merkezî Temas Lecnesi Başkanı Mühendis Alâddin ez-Zitânî liderliğinde ve Hizb-ut Tahrir / Mısır Vilayeti Resmî Sözcüsü Üstad Muhammed el-Kavî, hizbin Mısır Medya Bürosu Başkanı Üstad Şerif Zâyid ve Merkezî Temas Lecnesi üyesi Üstad Vâil Halil eşliğinde Hizb-ut Tahrir'den bir heyet, Kahire Abbasiye'de bulunan Nur Mescidi'ndeki ofisinde Süveyş Halk Direnişi komutanı Şeyh Hafız Selame'yi ziyaret etti.

Hizbin heyeti, Şeyh Hafız Selame'ye hizbin bir dizi kitabını teslim ettiği gibi hizbin fikrini ve değiştirme metodunu sunmasının yanı sıra hizbin koymuş olduğu Hilafet Devleti'nin Anayasası'nı da sunmuştur. Ayrıca taraflar, genel de İslam Ümmeti'nin özelde ise Mısır'ın geçtiği siyasî durumu ele almışlar ve her iki taraf da bu Ümmetin kalkınmasının tek yolunun Rabbimizin farzı ve izzetimizin kaynağı olan Hilafet'in kurulmasında ve parçalanmış olan bu Ümmeti bir araya getirecek olanın da sadece Hilafet olduğu üzerinde ittifak etmişlerdir. Nitekim Şey Hafız Ümmeti, İslam'ın ve Müslümanların kendisiyle izzet bulacağı İslamî Hilafet'in kurulması farzı olan bu azim farza davet edeceği sözünü vermiştir.

Görüşme, güzel bir imanî atmosferde geçmiş ve Şeyh, hizib ve şebâbı için başarı, doğruluk ve nusret dileklerinde bulunmuştur.

Bizler de, bizleri ve Allah'ın dinini yüceltmek için çalışan herkesi başarılı kılması ve onu, tüm hayrın olduğu ve Allah ve Resulünün sevdiği Ümmetin vakıasında tatbik edilir bir hale getirmesi için Allah'a dua ediyoruz.

وَ مَنْ اَحْسَنُ قَوْلاً مِّمَّنْ دَعَا اِلَى اللهِ وَ عَمِلَ صَالِحًا وَّ قَالَ اِنَّنِي مِنَ الْمُسْلِمِينَ "Allah'a davet eden, salih amel işleyen ve ben Müslümanlardanım diyen bir kimseden daha güzel sözlü kim vardır." [Fussilet 33]


Hizb-ut Tahrir
Mısır Vilâyeti
Medya Bürosu Başkanı
Şerif Zâyid

Devamını oku...

-Basın Açıklaması- Basın Konferansına Davet Cibran Basil'in, Müslümanlara Açmış Olduğu İftira Kampanyasına ve İslam'a ve Şeriatına Açıkça Saldırmasına Bir Cevap

Sizleri, Hizb-ut Tahrir / Lübnan Medya Bürosu Başkanı Üstan Ahmed el-Kasas'ın düzenleyeceği basın konferansına davet ediyoruz.

Yer: Hizb-ut Tahrir / Lübnan Viayeti-Trablus

Zaman: 09.03.2013 Cumartesi günü, sabah saat 9:30'da.

Devamını oku...

Ürdün Vilayeti: Parlamento Binası Önünde Şam Ehline Nusret Gösterisi

  • Kategori Ürdün
  •   |  

Hizb-ut Tahrir Ürdün Vilayeti, parlamento önünde bir takım parlamenterlerin aramızda eman arayan Suriye halkına yönelik hüzün ve elem verici açıklama ve demeçlerinden dolayı onları protesto etmek amacıyla bir gösteri düzenledi.

Meclisi kuşatan yüksek güvenlik altında orada bulunanlar, slogan attılar, Mafrag, Ramsa ve Kuzey Badiye’den gelen katılımcılar parlamenterlerin hüzün ve hazin veren sözlerini kınadılar. Sykes ve Picot sınırlarını kabullenen, parçalanmışlık ve bölünmüşlük fikirleriyle kirlenmiş Meclisin tavsiyelerini lanetlediler.

Orada söz alan konuşmacılar “Meclisin, Ürdün’deki halkı temsil etmediğini söylediler. Suriye halkını da selamlayarak evleri Suriye halkının evleridir, toprakları, topraklarıdır, namusları namuslarıdır. Vekillerin yaptıkları bu elem verici açıklamalar, aramızı asla ayıramayacaktır. Aksine Sykes ve Picot sınırları ortadan kaldırmak üzere azmimizi artıracaktır” dediler.

Birkaç bölgesel ve uluslararası basın bu gösteriyi ekranına taşıyarak, Hizb-ut Tahrir Ürdün vilayeti medya bürosu başkanı ve birçok katılımcıyla röportaj yaptı.

 

Gösteriden bir kesit:

 

Daha fazla fotoğraf için buraya tıklayınız...

Devamını oku...

Filistin Medya Bürosu: Tulkerim Sulh Mahkemesi Önünde Protesto Gösterisi

  • Kategori Filistin
  •   |  

Hizb-ut Tahrir Filistin 20 Cumadilula 1434 H., elmuvafık 1 Nisan 2013 pazartesi günü Tulkerim sulh mahkemesi önünde, aralarında Medya Bürosu üyesi Bahir Salih'in de yer aldığı 6 gencin, Hizb'in 24/03/2013 tarihinde yaptığı gösteriye katılmalarından dolayı tutuklanmalarını protesto gösterisi düzenlemiştir.

Protestoda yargının adaletsizliği ve güvenlik güçlerinin itaatkar tavırları eleştirilmiştir. Ayrıca Hizb-ut Tahrir Medya Bürosu üyesi Ebu Salih, Sulh Mahkemesi önünü askeri kışlaya çeviren güvenlik güçlerinin huzurunda, onlarca vatandaşın önünde konuşma yaparak, tutukluların ailelerine; siyasi üyeliklerinden ve barışçıl amellerinden dolayı hizipli gençlerin tutuklanmalarını red ve mahkemeye sevk edilmelerinin kabul edilemez olduğunu ve gençlerin derhal serbest bırakılmalarını; söz konusu tutuklu gençlerin sağlık ve selametlerinden mevcut yönetimin sorumlu olduğunu belirtmiştir. Ayrıca Ebu Salih Hizb-ut Tahrir gençlerini mahkemeye sevk etmenin yargıyı kötüye kullanma ve güvenlik güçlerinin yargıya müdahalesi anlamına geldiğini ve resmi organların bu konuda daha önce karar alarak uygulamaya koyduklarını dile getirmiştir.

Ayrıca Ebu Salih Hizb-ut Tahrir'in Hilafeti kurmak için barışçıl siyasi bir çalışma yürüttüğünü ve orada bulunan güvenlik güçleriyle Tulkerim valisine yönelik ‘'Hizb-ut Tahrir gençlerini tutuklamanız ve onlara zorbalık yapmak yerine onların önünde eğilmeniz, onların alınlarını yaralayarak kan akıtmak yerine o alnı öpmeniz gerekir ki zira hizb ve gençleri Filistin halkını işgalden, işgalin kucağında zillet ve kölelikten ve Filistinin tamamıyla, Müslüman orduların yardımıyla kurtuluşu için çalışmaktadır'' vurgusunda bulunmuştur.

Diğer taraftan Ebu Salih Tulkerim valiliğiyle güvenlik güçlerinin yürüttüğü göz altıların Allah'ın izniyle halkların dirilişe geçtiği bir zamanda sökmeyeceğini sonucunun akıl ve basiret sahipleri tarafından şimdiden görülmesi gerektiğini belirtmiştir. Ebu Salih yargının tutukluların mali kefaletle serbest bırakılmalarını reddetmesini ise; güvenlik güçleriyle birlikte düzenlenen bir tezgah olduğunu ve yargının, adalet ölçülerini esas almasını ve Rabbimiz Allah diyerek ümmetin kalkınmasını ve kurtuluşunu hedefleyen Hizb-ut Tahrir gençlerini tutuklamaktan dolayı Allah'tan korkmalarını talep etmiştir.

Salih ayrıca; zorbaca uygulamaların Hizb-ut Tahrir gençlerini meydanlarda, caddelerde, havralarda, mescidlerde, genel mekanlarda ,ferdi veya cemaat olarak, protestolarda, toplantı ve yürüyüşlerde hakkı haykırmalarından alı koyamayacağını bunun ise Allah'a ve Rasulune itaatlerinden kaynaklandığını beyan etmiştir. Ayrıca zorbalığın ve diktatörce davranmanın ümmetin azmini kırmayacağını zira bu ümmetin Filistin yönetiminden daha azılı zalim yönetimleri alaşağı ettiğini ve akıl sahipleri için bu hususun ders alınması gereken bir durum olduğunu belirtmiştir. Ayrıca Filistin Medya Bürosu gösteriye katılan iki gencin de tutuklandığı haberini vermiştir.

Allah amellerimizi kabul buyursun

 

Protesto gösterisinden bir kesit

 

Tulkerim Sulh Mahkemesi önünde Hizb-ut Tahrir'in protesto gösterisi hakkında uydu kanalının sunduğu rapor

 

fotoğraf galerisi için tıklayınız...

Devamını oku...

Hizb-ut Tahrir tutuklamaları usul ve yasaya aykırı!

  • Kategori Haber ve Yorum
  •   |  

Evinde kitap ve dergi bulundurduğu gerekçesiyle tutuklanan sanıkların, savcının serbest kalmalarına yönelik itirazına rağmen tutuklu kaldıkları ortaya çıktı. İstanbul Cumhuriyet Savcısı Nuri Ahmet Saraç, Hizb-ut Tahrir adlı örgütün silahsız olduğuna dikkat çekti.

Hizb-ut Tahrir üyesi olduğu iddiasıyla gözaltına alınan, evinde kitap ve dergi bulundurduğu gerekçesiyle tutuklanan sanıkların, savcının serbest kalmalarına yönelik itirazına rağmen tutuklu kaldıkları ortaya çıktı. İstanbul Cumhuriyet Savcısı Nuri Ahmet Saraç, Hizb-ut Tahrir davasında yargılanan sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirdi. Saraç, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 24 Eylül tarih, 2007/107 esas ve 2007/384 sayılı kararına itiraz etti ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na temyiz başvurusunda bulundu.

“ÖRGÜT SİLAHSIZ…”

Cumhuriyet Savcısı Nuri Ahmet Saraç, 10 Ekim 2007 tarihli temyiz başvurusunda sanıkların, “Yasadışı silahsız Hizb-ut Tahrir örgütü üyesi olmak” suçundan yargılandıklarını bildirildi.

Saraç, tüm sanıklar hakkında yasadışı silahsız Hizb-ut Tahrir terör örgütü üyesi olmak suçundan cezalandırılmaları amacıyla kamu davası açıldığını, yapılan yargılama sürecinde 1 Haziran 2005 tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yürürlüğe girdiğini, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nda ise 5532 sayılı yasa ile 29 Haziran 2006 tarihinde yapılan değişiklik ile yürürlüğe giren düzenleme yapıldığını hatırlattı.

“KARAR BOZULMALI…”

Saraç temyiz dilekçesinde; “Tüm dosya kapsamına göre sanıkların mensubu oldukları terör örgütü silahsız olup 3713 sayılı yasanın 7/1 maddesinde yapılan düzenleme ile ve 5237 sayılı TCK’nın 314 son maddesi delaletiyle sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 220/2 maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken, sanıklar hakkında 3713 sayılı yasadaki değişiklik öncesi düzenleme uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, usul ve yasaya aykırı olan mezkur kararın bir kez de yüksek mahkeme Yargıtay tarafından incelenerek belirtilen ve sair nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesi kamu adına talep olunur” ifadelerini kullandı.

YARGITAY, TEMYİZ İTİRAZLARINI REDDETTİ

Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Nuri Düzgün, Savcı Nuri Ahmet Saraç’ın başvurusunu değerlendirdi. Düzgün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı adına yazdığı 24 Nisan 2008 tarihli yazıda, “Raşid-i Hilafet devletinin ihdasından sonra, Hıristiyan devletlerini cihat yolu ile kurulan hilafet devletine dahil etmek amacıyla silahlı mücadelenin başlayacağı” amaç edinildiği anlaşılmakla, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun hükmün onanmasına talep ve dosya tebliğ olunur” denildi.

486 KİŞİ YARGILANIYOR

Hizb-ut Tahrir, terör örgütleri listesinde olmadığına ilişkin resmi yazı ve mahkeme kararlarına rağmen bu grubun üyesi olduğu iddiasıyla 486 kişi yargılanıyor. Yargılamalar neticesinde sanıklar hakkında istenen bin 591 yıl (1591) hapis cezasının onaylandığı, devam eden yargılamalarda ise 994 yıl hapis cezası istendiği belirlendi. (Kenan Kıran / Yeni Akit)


Devamını oku...

Evde Kitap ve Dergi Bulundurmak Tutuklanma Gerekçesi!

  • Kategori Haber ve Yorum
  •   |  

Hizb-ut Tahrir üyesi olduğu iddiasıyla yargılanan sanıkların komik gerekçelerle tutuklandıkları ortaya çıktı. Sanıkların evlerinde dergi okumaları, sohbet toplantısı düzenlemeleri, pikniğe gitmeleri, çocuklara ve gençlere ders vermeleri suç sayıldı.

Hizb-ut Tahrir üyesi olduğu iddiasıyla yargılanan İslâmi duyarlılığa sahip kişilerin komik gerekçelerle tutuklandığı gözler önüne serildi. Sanıkların; evlerinde Türkiye’de kanunî olarak yayın yapan Köklü Değişim Dergisi ve İslâm’ı anlatan kitaplar bulundurmaları, tutuklanmalarına gerekçe sayılmış.

KİTAP VE DERGİ BULUNDURMAK TUTUKLANMA GEREKÇESİ!

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Rasim Işıkaltın tarafından hazırlanan iddianamede; sanıkların Köklü Değişim Dergisi okumaları, sohbet toplantısı düzenlemeleri, pikniğe gitmeleri, çocuklara ve gençlere ders vermeleri suç sayıldı.

İddianamede; sanıklardan Engin Uygun, Ramazan Şimşek, Hüseyin Baltacı, Musa Bayoğlu, Bilal Can, Ömür Aldıç, Tacettin Çiğnitaş, Adem Ürer ve Muhammed Ali Akkuş tutuklandığı; Çetin Özçelik, Cengiz Coşkun, Şafak Açıkel, Kenan Taş, Mustafa Demir, Güven Akkuş, Nurtaç Koçoğul, Orhan Sancaktar, Mehmet Ali Erarslan, Tuncay Kalyoncuoğlu, Gökhan Can ve Ömer Akkuş’un ise tutuksuz yargılandığı ifade ediliyor.

SAVCI; TERÖR ÖRGÜTÜ OLARAK TANIMLADI!

Rasim Işıkaltın’ın Emniyet Genel Müdürlüğü’nün, “Örgütün bugüne kadar herhangi bir silahlı eylemine rastlanılmamıştır” yazısı; Adana 2. Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin, “Örgüt, terör örgütü tanımına girmiyor” şeklindeki kararı; İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi savcısının “Örgüt silahsız” şeklindeki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na temyiz başvurusuna rağmen, Hizb-ut Tahrir’i iddianamede terör örgütü olarak tanımladı.

“HİLAFET DEVLETİ KURMAK…”

İddianamede; “Örgütün çeşitli yollarla ülkemize gönderdiği yayın ve dökümanlar ile internette açmış olduğu web sayfalarında kuruluş sebeblerini; Hizb-ut Tahrir” Sizden hayra davet eden, ma’rufu emreden, münkerden neyh eden bir ümmet (topluluk) bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir (Ali İmran-104) âyetine icab ederek; İslâm ümmetini düşmüş olduğu şiddetli çöküntüden kalkındırmak ve küfür fikirleri, düzenleri, hükümlerinden, kâfir devletlerin egemenliğinden, nüfuzundan kurtarmak gayesiyle kurulmuştur. Çalışmanın gayesi, Allah’ın indirdiğiyle yeniden hükmetmek üzere İslâm Hilafet Devleti’ni tekrar vücuda getirmektir” şeklinde açıklamaktadır. Ümmetçilik anlayışı kapsamında tüm Müslümanları bir Halife etrafında toplayarak Hilafet Devleti kurmaktır. Bu devlete ‘Raşid-i Hilafet Devleti’ de denilmektedir” denildi.

SANIKLARIN TUTUKLANMALARINA GEREKÇE YAPILAN EYLEMLER!

İddianamede; sanıkların tutuklanmalarına gerekçe yapılan eylemler (!) şöyle sıralandı:

“Şüpheliler Hizb-ut Tahrir terör örgütü adına;

Hizb-ut Tahrir terör örgütü fikir ve görüşleri doğrultusunda yayın yapan Köklü Değişim dergisinde sorumlu düzeyde faaliyet yürüttükleri,

Halaka (Sohbet) toplantıları düzenledikleri,

Örgüte eleman kazandırmak amacıyla piknik etkinliği organize ettikleri,

16-22 yaş arası çocuk ve gençlere Daris adı altında ders verildiği,

Örgütün fikir ve görüşleri doğrultusunda yazmak suretiyle yayınlattıkları,

Devletin resmi bayramlarında alternatif konferanslar düzenledikleri,

Ortak mail adresleri oluşturmak suretiyle internet üzerinden haberleştikleri tespit edildiği…”

KİTAP VE DERGİ BULUNDURMAK SUÇ SAYILDI

Savcı Rasim Işıkaltın tarafından hazırlanan iddianamede, sanıkların tutuklanmalarına evlerinde bulunan kitap ve dergiler olduğu açıkça görülüyor. İşte iddianamede sanıklardan ele geçirilen suç araçları şöyle anlatıldı

Şüphelilerde ele geçirilen propaganda araçları

Musa Bayoğlu’na ait;

75 adet Köklü Değişim isimli dergi

3 adet İslâm Nizamı isimli kitap

3 adet İslâm Devleti isimli kitap

3 adet Demokrasi Küfur Nizamıdır isimli kitap

Şüpheli Ömür Aldınç’a ait;

75 adet Köklü Değişim dergisi

17 adet İslâm Şahsiyeti isimli kitap

5 adet İslâmi İktisat Nizamı isimli kitap

4 adet Amerika’nın İslâm’ı Yok Etme Saldırısı isimli kitap

29 adet Filistin Çözüm Bekliyor isimli CD

Şüpheli Muhammed Ali Akkuş’a ait;

9 adet Köklü Değişim dergisi

Birer adet İslâm Devleti, (…) İslâm Nizamı, İslâmi Şahsiyet, İslâmi Nefsiyet (…) isimli kitaplar

Şüpheli Orhan Sancaktar’a ait;

1 adet Hakikat isimli dergi,

2 adet İslâmi fikirlere dayalı aylık dergi,

486 KİŞİ YARGILANIYOR

Hizb-ut Tahrir, terör örgütleri listesinde olmadığına ilişkin resmi yazı ve mahkeme kararlarına rağmen Hizb-ut Tahrir üyesi olduğu iddiasıyla 486 kişinin yargılandığı ortaya çıktı. Yargılamalar neticesinde sanıklar hakkında istenen bin 591 yıl (1591) hapis cezasının onaylandığı, devam eden yargılamalarda ise 994 yıl hapis cezası istendiği belirlendi.

KENAN KIRAN / YENİ AKİT

 

Devamını oku...

Müslüman Gençlik Paneli Gerçekleştirildi

  • Kategori Türkiye
  •   |  

“Müslüman Gençlik Üzerinde Medyanın Etkisi” konulu panel Sultanbeyli Genç Değişim Kitapevi konferans salonunda gerçekleştirildi. Gençlerimizin hanımlara yönelik düzenlediği program Esra DUMAN’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Sunum konuşmasıyla açılışı yapan Kader ÜREYİL Gençliğin Önemi ve kıymetine değinerek; Gençlerin dünyaya geliş amaçlarının, hedeflerinin, gayelerinin İslam doğrultusunda olması gerektiğini söyleyerek sözü imam hatip öğrencisi Şafak AVCİL kardeşimize bıraktı.

Şafak AVCİL: “Müslüman Gençlik Üzerinde Medyanın Etkisi” başlıklı konuşmasında; Müslüman gençliğin içinde bulunduğu vahim durumun müsebbibi olarak Batı’nın gençlerdeki potansiyeli medya aracılığıyla sömürdüğüne değindi.

Müslüman gençliği, istedikleri şekle sokmak ve onlara ”batılı” yaşam tarzını benimsetmek isteyenlerin kullandığı araçlardan en önemlisi, kuşkusuz medyadır. Çünkü medya son yıllarda her yerde karşımıza çıkar olmuş ve hayatımızın vazgeçilmezi haline gelmiştir. İzlediğimiz filmler, okuduğumuz kitaplar ve internet siteleri aracılığıyla medya, gençlerin zihnini hedef almıştır.

Medya, Rol model kavramıyla Müslüman Gençliği öyle bir hale getirdi ki artık bu gençlik karşısında örnek olabilecekleri doğru dürüst başka alternatifleri olmasın.

Peki, neden başka araçlar değil de TV bu kadar etkilidir? Çünkü insanda işitsel ve görsel olmak üzere iki çeşit hafıza türü vardır. Herkesin bildiği gibi insanlar duydukları şeyleri daha çabuk unutabilirlerken izledikleri veya gördükleri şeyler hafızalarda daha kalıcı olabilmektedir. Bunun üzerine; insanların en çok rağbet ettiği medya aracının TV olduğunu ve TV’yi de en çok izleyenlerin çocuklar ve gençler olduğunu düşünürsek, bu boş kutunun karşısında saatlerini geçiren çocuklara ve gençlere neler öğretildiğini ve aktarıldığını iyice değerlendirmemiz gerekir. Batının medyayı kullanarak hedeflediği şey toplumun dinamiği olan gençleri ergenlik bahanesiyle başıboş, sorgulamayan ve kendisine sunulan her şeyi ölçüsüzce hayatlarında, uygulattırmak ve kabul ettirmektir. Sözlerine batının bu anlamdaki planlarını ifşa ederek devam etti. Son zamanlarda uzmanlar tarafından tartışılan subliminal mesaj adlı tekniğin ne kadar tehlikeli olduğunu görmekteyiz.

Subliminal mesaj: çizgi filmler de reklamlarda veya filmlerde bir objenin içine gömülü olan işaret veya mesajdır. İnsanın iradesi olmadan direk beyinle bağlantı kurulduğu için bu teknik uzun yıllar önce yasaklanmasına rağmen, şu anda kullanılmaktadır.

Bu vasıtalarla gençlerimizin ahlaken yozlaştığı ve tüketici bir gençlik haline geldiğini vurgulayan Şafak AVCİL: elbette doğru kullanıldığında medyanın İslam davetinde ne gibi faydaları olacağını ve bu durumdan kurtuluşun yegane yolu İslam’ın hükümlerine sarılmak ve peygamber efendimizin, ashabının ve onun ardından dosdoğru gelenlerin örnek alınması gerektiğini belirterek sunumunu tamamladı.

İkinci konuşmacı açıköğretim öğrencisi Reyhan ŞİMŞEK İslam’ın gözdesi genç sahabilerden, onların İslam’a kazandırdıklarından ve onlara verilen sorumlulukların kıymetinden bahsederek, sözlerine şöyle başladı; “Peygamber Efendimiz size gençleri tavsiye ederim, çünkü gençlerin kalbi İslam huşunda daha incedir” Nitekim Allah Resulünün davet dönemine baktığımızda onu destekleyenlerin çoğunun gençler olduğunu görürüz. İslam’ın hedef kitlesi gençlerdir, Peygamber Efendimiz gençlere İslam davasında ciddi sorumluluklar vermiş ve önlerine bu bağlamda hiçbir engel koymamıştır. Peygamber efendimizin İslam ilkeleriyle sağlamlaştırdığı gençler en zor savaşlarda en ön saflarda yer almıştır.

Şüphesiz İslam’ın hayat sahasına indirilmesinde hanım sahabilerinde etkisi çoktur. Allah Rasulu Müslümanları kadın erkek ayırt etmeden İslam kültürü ile donatıyordu. Mücadele sonucunda kadınlarda erkekler gibi işkenceye maruz kalıyorlardı. Mallarıyla ve canlarıyla Allah Rasune destek veriyorlardı.

İşte bugün de onların açtığı yolda ilerlemek isteyen gençler var. Fakat Batı’nın genç zihinlere medya vasıtasıyla saldırması, onları siyasi tefekkürden uzaklaştırdı. Etraflarında olup bitene duyarsız hale getirdi.

Reyhan ŞİMŞEK sunumunu “İslam gençlerin omuzlarında yükselecektir. Çözüm ise; Gerek fert Gerek toplum olarak Batının bize sunduğu hayatı reddedip, İslami hayatı yeniden başlatmaktır” diyerek tamamladı.

Program katılımcılarında iştirak ettiği dua ile sona erdi…

Kaynak: KöklüDeğişim

fotoğraflar için tıklayınız...

Devamını oku...

Ankara 7. Kitap Fuarı

  • Kategori Türkiye
  •   |  

Geçtiğimiz hafta Cuma günü başlayan 7. Ankara Kitap Fuarında, Ankaralı kitapseverlere bu Haftanın son gününe kadar uygun fiyatlarla hizmet vermeye devam edeceğiz. Hepinizi standımıza bekliyoruz.

Kaynak: KöklüDeğişim

Devamını oku...
Bu RSS beslemesine abone ol

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER